Verşinin : Geçen gün, Fransız bir bakanın
hapishanede yazdığı günlüğünü okudum. Bakan, Panama nedeniyle mahkûm edilmiş. Hapishanede penceresinden gördüğü ve bakan olduğu zaman fark etmediği kuşlardan coşku ve sevinçle bahsetmiş. Serbest bırakıldığı için artık, tabii ki, eskisi gibi kuşları fark etmiyor. Yani, Moskova'da yaşadığınızda siz de onu fark etmeyeceksiniz. Mutluluğumuz yok ve olmayacak da, sadece onu istiyoruz.
Bir elimde sadece bir buçuk pud kaldırırken iki elimle beş, hatta altı pud kaldırıyorum. Bundan iki insanın bir insana kıyasla iki değil, üç kat, hatta daha da fazla kat güçlü olduğu sonucuna varıyorum...
Seher yeli eser yırtar eteğini gülün
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
Sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler Kopup dallarından toprak olmadalar her gün.
Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye? Ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe? Aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen Mantıkların, kıyasların sökmez senin bu işte.
Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde? Bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim Gezecek bizim toprağın yeşilliğinde.