Yeis

Yeis
@subafflerry
Şiirin yazgısı düşsel intihar
5 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Aşk da yorulur çok bedende gezinmekten Sesin yüreğimin kapısını çalıyor Hız alır aşk çarka dönen yürek pervanesinden
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Belki bu yüzden Ayın sevgili tanrıçası Sin Mabedini unuttu Bu anlamsız boşlukta Bu yüzden belki Bin yıl uyudu insan Ve uyandı sonunda. Anladı Bir uyku olduğunu varlığın Ve cevapsız O günden sonra. Biliyorum orada O ürkütücü başlangıçta Bir şey bekliyor canlılar Bir tufan olacak Her şey toplanacak başlangıca Oysa kapandı kapı Âhı kaldı kalanların. Üzerinde su gibi aziz yazan Uğursuz beyaz taşlar Bağlandı ölüme ve yalnızlığa
Hayata dair bu kadar az şey bildiğimiz halde, biz insanlar neden hayatın tüm gerçeklerini bildiğimizi düşünürüz? Bunun nedeni, bizim korkmamız ve ayrıca tembel olmamızdır. Bizim ne yaptığımızı ya da nereye gittiğimizi gerçekten bilmediğimizi ve aslında karanlıkta tökezleyerek yürümeye çalışan entelektüel bebekler olduğumuzu düşünmek korkutucudur. Bu yüzden, bizim aslında bildiğimizden çok daha fazla şey bildiğimiz illüzyonu içinde yaşamak çok daha rahatlatıcıdır. Biz, tembel olduğumuz için de bir illüzyon içinde yaşarız. Eğer korkunç cehaletimizin gerçeğini görebilseydik, ya çok aptal olduğumuzu düşünmek zorunda kalırdık ya da en azından, kendimizi bir ömür boyu çaba dolu bir öğrenime sokardık. Çoğu insan aptal olduğunu düşünmekten veya kendisini bir ömür boyu çaba dolu bir öğrenime sokmaktan hoşlanmadığından, bizim aslında bildiğimizden çok daha fazlasını bildiğimiz illüzyonu içinde yaşamak çok daha rahatlık vericidir. Bununla ilgili tek sorun, onun bir illüzyon olmasıdır. O gerçek değildir! Az Seçilen Yol'da, zihinsel sağlığı, kendinizi ne pahasına olursa olsun sürekli olarak gerçeğe adama süreci olarak tanımladığımı hatırlıyor olabilirsiniz.
"Ben... Ben ölümümden sonra yaşıyorum," diyor yeniden. Ona ne söyleyebilirim ki? Yaşama nedenleri diye bir şey biliyor muyum? Ben onun gibi umutsuz değilim, çünkü beklediğim fazla bir şey yoktu. Ben daha çok... bana verilmiş, hem de bir hiç için verilmiş olan hayat karşısında şaşırmış durumdayım. Başımı kaldırmıyorum.
"Önce, hayatta kalmayı seçeceğim. Önce beni sevmeyi öğreneceğim. Önce benim, kim, ne olduğuma dair yargılarımdan vazgeçeceğim. İsteklerimi önce benimle gerçekleştireceğim ki başkasının ruhuna musallat olmayayım. Önce benim en iyi halimi ortaya çıkaracağım. Önce kendi omzumdan öpeceğim. Kendi alanımı sahipleneceğim. Hatasıyla günahıyla kendi "bugüne mahsus" varlığımı kabul edeceğim. Kendi hayatımı kutlayacak, kendi huzurumu kutsayacağım. Önce ben ayakta kalacağım ki başkasının sırtına devrilmeyeyim. Önce ben ayakta kalacağım ki başkaları benim üstüme basıp geçmesin.".