• Kitabın Arka Kapağından

    Flaubert, yirmi beş seneye yayılan bir çalışma sonunda bitirip 1869’da yayımladığı Duygusal Eğitim’de, kendi gençlik yıllarından hareketle bir “nesil hikâyesi” anlatır. Genç bir hukuk öğrencisi, Frédéric Moreau, kendinden yaşça büyük bir kadına ömür boyu sürecek bir aşkla tutulur ve ona yakın olabilmek için kocasıyla arkadaşlık kurar. Fonda bütün Avrupa’yı çalkalayan 1848 devrimleri, Fransa’da İkinci İmparatorluk yönetiminin kuruluşu ve bütün kargaşasıyla Paris hayatı vardır. On dokuzuncu yüzyıl Fransız edebiyatının çıkardığı en büyük romanlardan biri sayılan Duygusal Eğitim, büyük şair Cemal Süreya’nın çevirisiyle, İletişim Dünya Klasikleri’nde.

    “Duygusal Eğitim’i, çocuklar gibi oyalanmak için ya da hırslı tipler gibi bir şeyler öğrenmek için okuma; yaşamak için oku.” [Gustave Flaubert George Sand’e yazdığı bir mektuptan, Aralık 1869]

    “Duygusal Eğitim, benim için hayatımda ancak iki-üç dostumun yakınlığıyla karşılaştırabileceğim derecede değerli bir kitap olmuştur; nerede, ne zaman sayfalarını çevirecek olsam, hep şaşkınlığa kapılır, teslim oluverir, hikâyeye kapılır giderim ve kendimi hep Flaubert’in manevi oğluymuşum gibi hissetmişimdir –zayıf ve beceriksiz oğlu.” [Franz Kafka Felice’e yazdığı bir mektuptan, 15 Kasım 1915, gece yarısı]

    “Dostoyevski’nin bütün romanlarının ismi Suç ve Ceza olabileceği gibi, Flaubert’in bütün romanlarının –en başta Madame Bovary olmak üzere– ismi de pekâlâ Duygusal Eğitim olabilirdi.” [Marcel Proust]

    Gustave Flaubert

    1821 yılında doğmuş olan Flaubert (ölümü 1860), Madam Bovary’i 35 yaşında yazmıştır. Duygusal Eğitim’i ise 23 yaşında bitirmiştir (kitabın arka kapağında verilen bilgiye göre Flaubert bu kitap üzerinde neredeyse 25 sene çalışıp 1869’da yani 48 yaşında yayınlamıştır). Romanda kendi hayatından esinlenmeler vardır. Kendisi de Frederic gibi hukuk eğitimini yarım bırakmış ve aynı onun gibi kendisinden yaşça büyük evli bir kadına neredeyse hayat boyu büyük bir aşkla bağlı kalmıştır (1836’da Trouville sahilinde tanıştığı, o sıralar 26 yaşında ve evli olan Bayan Elisa Schlésinger).

    Romanın Konusu

    Frederic isimli aristokrat bir gencin yaşamı ve karakterinin değişimi verilirken diğer taraftan 1848 devrimleri, Fransa’da İkinci İmparatorluk yönetiminin kuruluşu gibi Avrupa’nın siyasi olaylarına da yer verilmiştir. Kitabın sonunda Philippe Desan’ın “Falubert’in Duygusal Eğitimi’ne Dair Bir Okuma” başlıklı sonsözü vardır. Bu yazıya göre, Flaubert de kitabında tarihi olaylar ve kişilerin kendi roman kahramanlarını gölgede bırakacağı endişesini yaşamış, bu nedenle tarihi olayları oldukça yüzeysel vermeye ve bunları roman karakterlerinin sohbetleri dışına taşırmamaya gayret etmiştir. Frederic babasını kaybetmiştir, annesiyle zengin ve mutlu bir hayat sürer, asil olmalarına rağmen servetleri sınırlıdır, annesi Frederic’in hukuk okuyup yüksek mevkilere gelmesini arzular. Frederic narin yapılı ve duygusal bir çocuktur, en yakın arkadaşı ise; ne zengin ne de asil olan ancak hırslı ve mert biri olarak tanınan Deslauriers’dir. Birlikte hukuk mektebine başlarlar, Deslauriers okulu bitirir, doktorasını da yapar ve avukat olur. Frederic ise bir gün vapurda Madam Arnoux’yu görür. Bu kadın kendisinden belki 10 yaş büyüktür ancak ondan çok etkilenir, kadının yanında iki küçük çocuğu da vardır. Sırf onun izini kaybetmemek için kocasıyla tanışır, adamın sanat eserleri sattığı bir resim galerisi vardır. Kadının eşi onu dükkânına davet eder. Frederic’in sürekli ziyaretleri sonrasında kendisi birden Arnoux’ların aile dostu olup çıkar. Bay Arnoux’un çapkın bir adam olduğunu gördükçe ve bir de Rosanette diye bir metresi olduğunu öğrenince, Madam Arnoux’a yakınlığı artar. Ne var ki bu kadın ulaşılmazdır, Frederic’in ilanı aşk çabalarına karşılık vermez hatta anlamazlıktan gelir. Frederic ise aşka âşıktır, içindeki bu tutkuları doyasıya yaşayacağı bir kadın aramaktadır. Bu sırada Bay Arnoux ile bozuşan Rosanette ile yakınlaşır. Bu kadın cahil, kaba, bayağı olsa da çok güzeldir. Kalbi bir kelebek gibi uçup duran Frederic’i bu bir süre oyalar. Bir taraftan Frederic bir işin ucundan tutmaya da çalışmaktadır. Hukuk eğitimini bırakmıştır ancak kültürlü bir gençtir. Bir konuda kitap yazmaya kalkar, sonra politikaya atılmaya karar verir. Ancak bunlardan sonuç alamaz. İlişkilerini de çıkarları doğrultusunda ayarlar. Can dostu Deslauries ile ilişkisine sınır koyar, çünkü bu genç, sınıfça kendisinden düşüktür. Bir ara Frederic’e amcasından miras kalır, bu rahat yaşayabileceği kadardır. Zaten çok fazla lüks harcaması vardır. Annesinin evinde Roque baba isminde zengin ama asil olmayan bir adam komşularıdır. Bu kişi soylu ve unvan sahibi Dambreuse ailesi için kâtiplik tarzı bir iş yapmaktadır. Roque babanın Louise isminde bir kızı vardır. Zamanında Frederic bu kıza ağabeylik yapmış, ona kitaplar okumuştur. Ancak bu kız şimdi evlilik çağındadır, kaba saba ancak güzel ve tutkulu bir kızdır. Nasıl olduysa bu kızın Frederic’le evlenmesi fikri gündeme gelir, Frederic düşüncesizce hareket eder her zamanki gibi, bu kızla evleneceği yolunda laflar söyler ve ardından Paris’e arkadaşlarının yanına döner. Genç adam düşüncesiz ve bencildir ancak çoğu zaman başkaları tarafından kullanılmaktan kurtulamaz. Madam Arnoux onun kendisine olan zaafını bildiğinden bunu kocasına yardım toplamak için kullanılır. Rosanette hem parası için hem de başkalarını kıskandırmak için kullanır. Deslauries ve diğerleri de parası için onu ellerinde tutmaya çalışırlar. Frederic çoğu zaman bunları görmez, özellikle kadınlara karşı zayıftır. Madam Arnoux ile aşklarını itiraf ederler ama kadın ne olursa olsun ailesine bağlı kalır, aralarında bir şey yaşanmaz. Rosanette’ten bebeği olur ama bu onun içinde hiç bir duygu oluşturmaz, hatta çocuk ölünce onun ölüm döşeği başında bile kocasını yeni kaybeden ve kendisine tutkun olan Madam Dambreuse ile evliliği sonucu ne kadarlık bir servete konacağının hesabını yapar. Ancak rahmetli Bay Dambreuse’un karısına hiç bir şey bırakmadığı ortaya çıkınca bu evlilik de suya düşer. Bütün bu olaylar sırasında kral yanlısı ve halkçı karakterler arasında siyasi sebeplerden darılma ve benzeri şeyler de olur, zaman zaman halk isyanlarına da kitapta yer verilmiştir. Roman uzun yılları kapsamaktadır, 1840’da başlar ve 1867’de son bulur. 1867 yılında ellili yaşlardaki Frederic durumunu şöyle anlatılmıştır:

    “Yolculuğa çıktı. Gemilerin hüznünü tattı, sabah ayazında çadırlarda uyandı, görünümlerin ve yıkıntıların göz alıcılığını, yarım kalmış arkadaşlıkların acısını duydu. Sonra döndü. Sosyete hayatına daldı ve başka aşkları oldu. Ama ilkinin o tükenmez anısı bunları tatsız kılıyordu; üstelik tutkunun şiddeti, hatta duyarlığın çiçeği de yitip gitmekteydi. Entelektüel tutkularında da bir azalma olmuştu. Yıllar geçip gidiyordu; alışmıştı kafasının tembelliğine, yüreğinin uyuşukluğuna.”

    1867’de bir gün Frederic yaşlıca bir adamken Madam Arnoux onu ziyarete gelir. Kocası ölmüştür, zamanında lüks bir yaşam süren bu kadının şimdi eskisinden çok farklı bir hayatı vardır. Buna rağmen kadın, zamanında Frederic’ten aldığı borç parayı getirmiştir, bu da o zaman Frederic’i parası için kullandığını düşündüğümüz kadını bize affettirmektedir. Sevgisinin saflığından emin oluruz, çünkü yaşadığı fakirliğe rağmen bu parayı Frederic’e hem de onun hiç ihtiyacı olmamasına rağmen getirmiştir. Aşklarından konuşurlar, Frederic ona hiç evlenmeyeceğine dair yemin eder ama bilir ki âşık olduğu kadın Madam Arnoux’dan çok, kendisinin hayalinde yarattığı bir kadındır, zaten ona sahip olamadığı için sürmüştür aşkı bunca zaman. Bu yüzden belki ona kendisini teslim etmeye hazır bu kadını alı koymaz. Aşklarından kalan Madam Arnoux’un ona verdiği bir tutam saçtan ibarettir.

    Son bölümde kitabın diğer karakterlerinin neler yaşadığından kısaca bahsedilir. En son olarak Frederic ve dostu Deslauries hayatlarına şöyle bir bakarlar:

    “İkisi de aşkı bulamamıştı, ne aşk için çırpınan Frederic ne de iktidar tutkusuyla yanıp tutuşan Deslauriers. Sebebi neydi acaba?
    -Belki de dümdüz bir çizgi çekemediğimiz için, dedi Frederic.
    -Senin için böyle olabilir. Bense, tersine, ikinci derecede önem taşıyan binlerce şeyi hesaba katmadan, aşırı bir doğrulukla hareket ettim. Ben fazla mantıklıydım sense fazla duygulu.
    Sonra alın yazılarını, koşulları, yaşadıkları çağı suçladılar.”

    Çoğumuzun yaşlanınca; alın yazımızı, koşulları ve yaşadığımız çağı suçlayacağımız aşikâr değil midir? Bir taraftan da yaşamın öyle çok da hesaba gelmeyeceği aktarılmıştır. Kitabın en can alıcı kısmı, bütün romanın bir değerlendirmesi gibidir bu. Neredeyse aşk için yaşayan Frederic dört farklı kadınla şansını denemiş ve aradığını bulamamıştır. Üstelik te tüm bu kadınların ona âşık olmasına rağmen!

    Kitabın sonsözündeki Philippe Desan’ın makalesi: Flaubert’in romanı yazdığı sırada arkadaşlarına gönderdiği mektuplardan parçalar vardır. Romanla ilgili diğer kaynaklarda yapılmış bazı eleştirilere yer verilmiştir. Bunlar romandaki bölümlerin bir kısmındaki devamlılığın eksikliği ve tarihi olaylarla ilgili bir takım eleştirilerdir. Devamlılık eksikliği pek göze batmıyor olsa da, olaylar o kadar çok ki çoğu zaman konuşma olmayan kısımlarda kısa kısa paragraflar halinde, neredeyse özet olarak verilmiştir.

    Takdire layık olan durumsa; roman boyunca Frederic’in mizacındaki değişime tanık olmamızdır. Bu genç adam yaşı ilerledikçe farklı davranışlara bürünmektedir. Kanımca, Flaubert bu romanı –aslında kendi hayatını- yazarken, bir insanın zaman geçtikçe ve yaşı ilerledikçe zihinsel değişimini de yansıtarak, romanının neden günümüzde de başucu kitaplarımızdan biri olduğunu bize kanıtlamaktadır.

    Sonsöz

    Romanın çevirmeni Cemal Süreya (d.1931-ö.1990) hem yazar hem de şairdi. Çeviriler yaparak toplumda saygınlığını arttırdığı gibi, üstlendiği sorumluluğun da altından kalkabilmişti. Süreya, bu romanla sadece bir çeviri yapmamıştı. Flaubert’in yaşadığı dönemdeki tarihi olayları ve elbette Flaubert’in yazın dehasını kendi anadiline aktarmıştı. İletişim Yayınları, geçmişte olan ama 2007 yılında dolaşımda olmayan bu ürünü tekrar elden geçirip okuyuculara sunduğunda büyük bir boşluğu da dolduruyordu. Yayıncı, toplumun önceleri beğenerek okuduğu bir ürünü, tekrar okuyucunun beğenisine, kitaba bir sonsöz de ekleyerek sunmuştur. Ürünün üretildiği koşullara ve zamana bakarak, günümüz beğenileriyle karşılaştırmaya kalktığımızda, hala alıcılar tarafından beğeniliyor ve okunuyor olmasının nedeni, Flaubert’in George Sand’e yazdığı bir mektuptan da anlaşılıyor: “Duygusal Eğitim’i, çocuklar gibi oyalanmak için ya da hırslı tipler gibi bir şeyler öğrenmek için okuma; yaşamak için oku!”.

    Elbette Flaubert’in dehasıyla, kendi hayatını, kitabının içinde de 25 yıllık bir süreçte bu cevheri tırnaklarıyla ufak ufak kazıyarak yoktan var etmesi ve roman kahramanının da yazarıyla paralel bir süreci romanın kurgusu içinde yaşaması, Süreya’nın Tanrı vergisi çeviri edimiyle birleştiğinde, ürünün dolaşımda 133 yıldır kalabilmesini sağlıyor. Beğeniler değişse de üründen beklenenin hala aynı olması ve elden ele dolaşmasının asıl nedeni; kaynak kültürden erek kültüre aktarım esnasında ürünün aslından bir şey kaybetmeden ve hırpalanmadan alıcılara, okuyuculara aktarılabilmesinde yatıyor sanırım.

    Süha DEMİREL, 15 Kasım 2013.

    ***

    Kitabın Künyesi:

    GUSTAVE FLAUBERT
    Duygusal Eğitim – Bir Delikanlının Hikâyesi
    Çev: Cemal Süreya
    PHILIPPE DESAN’IN SONSÖZÜYLE
    İletişim Yayınları 1231 *Dünya Klasikleri 36
    1-3. BASKI 2007-2010, İstanbul (4.BASKI 2011, İstanbul)
    496 Sayfa
  • " şunu unutma ki,bir insanı tanımak için özenli ve ihtiyatlı davranmak gerekir,yoksa sonradan düzeltilmesi güç önyargılara, yalnış anlaşılmalara yol açmış oluruz.
  • Bu dünyada şampanya gibi kan dökülüyor, bunu yapanlara ise kahraman gözüyle bakılıyor. İnsanların tepesine bomba atmak benim yaptığımdan daha saygın bir şey değil.
  • Suç işlemeye yeltenenlerin akıl yürütmeyi çoğu zaman başaramadıklarını biliyordu. Ama kendisi için bu söz konusu olmayacaktı,çünkü her şeyden önce tasarladığı şey ''SUÇ'' değildi...
    Dostoyevski
    Sayfa 36 - NTV Yayınları
  • YASAKLI KİTAPLAR LİSTESİ

    Farklı ülkelerde çeşitli zamanlarda iktidarda bulunanlar tarafından siyasi, toplumsal, dinî veya ahlaki motivasyonlarla süresiz olarak ya da belirli bir süre için satışına, dağıtımına veya erişimine engel olunmuş, basılıp dağıtılmış olanlarının da toplatılmış olduğu kitaplar dünya üzerinde hep olmuştur. Birçok durumda yasaklanan bu kitapların yazarları da yargı önüne çıkartılmış ve cezalandırılmışlardır. Bu kitaplardan bir kısmı zaman içinde aklanmış ve yeni baskıları yapılmıştır.

    Sizlere yasaklanmış kitapların en belirgin olanlarının listesini yaptım.

    **Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok/Erich Maria Remarque/Roman/1929 tarihli savaş karşıtı roman, dönemin savunma gücü olan Wehrmacht'ı aşağıladığı ve askerin moralini bozduğu gerekçesiyle Nazi Almanyası'nda yasaklandı.
    **Medarı Maişet Motoru/Sait Faik Abasıyanık/Roman/Ciddi bir siyasi hedef göstermemesine rağmen romanda yazar kahramanlarından birine eski bir asker kaputu giydirmiş olduğu için yayımlandığı yıl olan 1944'te Türkiye'de sıkıyönetim mahkemelerince toplatılmıştı.
    **Gazap Üzümleri/John Steinbeck/Roman/Ülkesi ABD'de sadece Kaliforniya'da yöre insanını küçük düşürdüğü savıyla yasaklandı. Baskı tarım şirketlerinden gelmişti.
    **Anne Frank'ın Hatıra Defteri/ Anne Frank/Otobiyografi/Lübnan'da Siyonizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yasaklandı.
    **Doktor Jivago/Boris Pasternak/Roman/Savaş karşıtlığı ve Stalinizm eleştirisi yaptığı için SSCB'de 1988'e kadar yasaktı.
    **Sınıf/ Rıfat Ilgaz/Şiir/ 1944'te yayımlanan şiir kitabının adı toplumsal "sınıf"ları ve dolayısıyla sol görüşü çağrıştırdığı için, üstelik de kabı kırmızı olduğundan Türkiye'de yasaklandı. Yazarı 6 ay hapse mahkûm edildi.
    **Bizim Köy/Mahmut Makal/Anı/1950 tarihli kitap Anadolu köylerinin fakir ve sefil yanlarını göstererek komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle Türkiye'de yasaklandı, yazarı tutuklandı.
    **Yaşam ve Yazgı/Vasili Grossman/Roman/1959'da yazılan kitapta Stalingrad savunması sonrasında parçalanmış bir ailenin öyküsü anlatılmaktaydı. O tarihte KGB tarafından tehlikeli bulunarak daha basılmadan yasaklandı ve imha edildi. Kaçırılan bir kopyası 1980'de ortaya çıktı ve kitap İsviçre'de yayımlanabildi. "20. yüzyılın 'Savaş ve Barış'ı" diye nitelenen hacimli kitap Türkiye'de Can Yayınlarından 2012'de çıktı.
    **Chicago Mezbahaları/Upton Sinclair/ Roman/Özgün adı The Jungle olan 1906 tarihli bu ABD romanı, 1956'da Doğu Almanya'da komünizmle uyuşmadığı için yasaklandı.
    **Lolita/Vladimir Nabokov/Roman/Rus asıllı yazarın Paris'te İngilizce yazıp yayımladığı roman, müstehcen olduğu gerekçesiyle Fransa, İngiltere, Kanada, Yeni Zelanda, Güney Amerika ve Arjantin'de yasaklandı. Romanda 12 yaşındaki bir kız çocuğuna ilgi duyan orta yaşlı bir adamın öyküsü anlatılıyordu.
    **Sırça Köşk/Sabahattin Ali/Öykü/Yazarın 1947 yılında yayımlandığı bu son öyküsü, devlete bir başkaldırış olduğu iddiasıyla yasaklandı.
    **Umut/André Malraux/Roman/Bütün dünya dillerine çevrilen bu kitabı Türkiye'de Attila İlhan Türkçeleştirmişti. İspanya İç Savaşı'nı konu alan roman komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle 1968 yılında Türkiye'de 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararıyla toplatıldı.
    **Renkahenk/ Can Yücel/Şiir/Türkiye'de 1980'de müstehcenlik suçlamasıyla toplatıldı.
    **Yengeç Dönencesi/Henry Miller/Roman/1934 tarihli roman yazarın ülkesi ABD'de müstehcenlik suçlamasıyla 30 yıl kadar yasaklı kaldı.
    **Kavgam/Adolf Hitler/ Otobiyografi, politika/ 1925-1926'da yazılmış kitabın Almanya'da yeni baskılarına izin verilmiyordu. Eserin telif hakları Bavyera eyaletindeyken, 31 Aralık 2015 tarihi itibarıyla sona erdi. Münih Çağdaş Tarih Enstitüsü tarafından bilimsel ve ayrıntılı, açıklamalı olarak “Kavgam: Eleştirel Baskı” adlı yeni versiyonuyla 8 Ocak 2016'da yayımlandı. Avusturya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde yasak.
    **Bin Dokuz Yüz Seksen Dört/ George Orwell/ Roman /1949 tarihli politik alegorik roman 1950'de Josef Stalin tarafından SSCB'de yasaklandı. Stalin romanda hicvedilenin kendi iktidarı olduğunu düşünmüştü. İngiltere ve ABD'de de ise antikomünizm, Antisemitizm ve cinsellik temalı yasaklara maruz kalmıştı. Kitap 1962'deki Küba Füze Krizi sırasında neredeyse ABD ve İngiltere'de de yasaklanıyordu.
    **Kızım Olmadan Asla/ Betty Mahmoody/Roman/Ülkeyi kötü gösterdiği için İran'da yasaklandı. Roman aynı adla sinemaya da aktarıldı.
    **Böyle Bir Sevmek/Attilâ İlhan/Şiir/1979'da basılan kitap 1980'de 12 Eylül Darbesi sırasında toplatıldı.
    **Alis Harikalar Diyarında/Lewis Carroll /Roman/1865 tarihli bu fantastik romanda, hayvanlara haddinden fazla insan özellikleri yüklenmiş olmasının insanlara hakaret sayılacağı, ilerde çocukların hayvanlarla insanlara eşit düzeyde yaklaşacağı gerekçeleriyle 1931'de Çin'in Hunan eyaletinde yasaklandı.
    **Darağacında Üç Fidan/Nihat Behram/ Araştırma/Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan'ın yakalanmalarından idamlarına kadar olan süreci anlatan kitap 1974'te yayımlandı ve hemen toplatıldı. Kitap 1998'e kadar yasaklı kaldı. Bugün 65. baskıya erişti.
    **Fikrimin İnce Gülü/Adalet Ağaoğlu/ Roman /Askeri aşağılamak ve küçük düşürmek suçlamasıyla Türkiye'de 1981 yılında toplatıldı. 2 yıl süren dava sonunda yazarı aklandı. 1992'de Sarı Mersedes adıyla sinemaya da aktarıldı.
    **Candide/Voltaire/Roman/1759 tarihli Pikaresk romana müstehcenlik gerekçe gösterilerek 1930'da ABD gümrüklerinde el kondu.
    **Canterbury Hikâyeleri/Geoffrey Chaucer/Hikâyeler külliyatı/ 14. yy'da İngiltere'de yazılan eser müstehcen olduğu gerekçesiyle ABD posta servisi tarafından taşınmadı.
    **Hayvan Çiftliği/George Orwell/Roman/1945 tarihli fabl tarzındaki siyasi roman Stalin'i ve ülkesini hicvediyordu. Bunu dikkate alan ABD ve İngiltere 2. Dünya Savaşı sırasındaki müttefikleri Stalin'i gücendirmemek için savaşın en kritik döneminde kitabı basmamayı tercih ettiler. Afrika'da yozlaşmış bazı liderler kitapta anlatılanları üzerlerine alındığı için 1991'de Kenya'da da yasaklandı.
    **Bitmeyen Aşk/Pınar Kür/Roman/Halkın ar duygularını incittiği gerekçesiyle 1985'te Türkiye'de toplatıldı.
    **Yarın Yarın/Pınar Kür/Roman/Müstehcenlik suçlamasıyla toplatıldı.
    **Asılacak Kadın/Pınar Kür/Roman/Halkın ar duygularını incittiği gerekçesiyle 1985 yılında toplatıldı. Davadan karar çıkmak üzereyken, Başar Sabuncu romanı sinemaya uyarlıyordu. Romanla aynı adı taşıyan film sinemalarda serbestçe gösterilirken romanın yasağı halâ kalkmamıştı.
    **835 Satır/Nazım Hikmet/Şiir/ Nazım Hikmet 6 Mayıs 1931'de "bir zümrenin başka zümreler üzerinde hâkimiyetini temin etmek gayesiyle halkı suça teşvik ettiği" gerekçesiyle yargılandı, 1929'da yazdığı bu şiir kitabı, diğer 4 şiir kitabıyla birlikte yasaklandı.
    **Jokond ile Si-Ya-U/Nazım Hikmet/Şiir /1929'da yazdığı bu kitap da diğer 4 şiir kitabıyla birlikte aynı gerekçeyle yasaklandı.
    **Varan 3/Nazım Hikmet/Şiir/1930'da yazdığı bu kitap da diğer 4 şiir kitabıyla birlikte aynı gerekçeyle yasaklandı.
    **1 1=1/Nazım Hikmet/Şiir/1930'da yazdığı bu kitap da diğer 4 şiir kitabıyla birlikte aynı gerekçeyle yasaklandı.
    **Sesini Kaybeden Şehir/Nazım Hikmet/Şiir/ 1931 tarihli bu kitabı da diğer 4 şiir kitabıyla birlikte aynı gerekçeyle yasaklandı.
    **Sudaki İz/Ahmet Altan/Roman/Basıldığı yıl olan 1985'de müstehcen içeriği nedeniyle toplatıldı.
    **Madame Bovary/Gustave Flaubert/ Roman/1856 tarihli roman Fransız halkının ahlaki değerlerine saldırdığı gerekçesiyle yasaklandı, yazarı yargılandı.
    **Das Kapital/ Karl Marx/Politik ekonomi/1867 tarihli kitap Türkiye'de uzun süre yasaklı kaldı.
    **Şeytan Ayetleri/Salman Rüşdi /Roman/İslam'a küfrettiği ileri sürülerek birçok İslam ülkesinde yasaklanan 1988 tarihli kitabın yazarı hakkında da İran'da Humeyni tarafından ölüm fetvası verilmiştir.
    **Felsefenin Temel İlkeleri/Georges Politzer/ Felsefe/Macar asıllı Fransız felsefeci ve Marksist teorisyen Politzer'in 1936'da yazdığı, ölümünden sonra, 1945'te yayımlanan kitabı Principes Élémentaires de Philosophie 12 Eylül Darbesi sırasında yasaklanan ilk kitap olma ünvanını da taşıyor.
    **Türlerin Kökeni/Charles Darwin/Evrimsel biyoloji/İngiliz bilim adamı Darwin'in evrim teorisini kurduğu 1859 tarihli kitabı 1859'da Yugoslavya'da, 1935'te Yunanistan'da yasaklandı. ABD'de 1925'ten 1967'ye kadar evrim teorisini öğretmek yasaktı.
    **İvan Denisoviç'in Yaşamında Bir Gün/ Aleksandır Soljenitsin/ Roman/1962'de yazılan roman 1964'te Sovyetler Birliği'nde yasaklandı.
    **Binbir Gece Masalları /Anonim/Hikâyeler külliyatı Orta Çağ'da yazılmış bu edebi eser 1926-1950 yılları arasında ABD'de müstehcen olduğu gerekçesiyle yasaklanmıştı. İran ve Afganistan'da hâlâ yasak kapsamındadır, Mısırda yasaklama girişimleri sürmektedir.
    **Don Kişot/Cervante/s Roman/17. yüzyıl'ın başında İspanya'da yazılan satirik roman, İspanyol engizisyonu tarafından “Hayırseverliğin değersiz kılınması” nedeniyle yasaklandı. Daha sonra bazı bölümleri sansürlenerek basılan kitap İspanya'da ancak 19'uncu yüzyılda eksiksiz olarak yayımlanabildi.
    **Çizgilerle Nazım Hikmet/Müjdat Gezen, Savaş Dinçel /Biyografi/1979'da yazarları mahkemeye verildi, hakim davayı saçma bulunca beraat ettiler. Kitap 2011'de yeniden basıldı.
    **Minyeli Abdullah/Hekimoğlu İsmail /Roman/İnançlarından dolayı zorluklara maruz kalmış bir insanı konu alan 1967 tarihli roman önce yasaklandı. Serbest kaldıktan sonra 84. baskıyı yaparak Türk edebiyatının en çok baskı yapan romanı ünvanını kazandı.
    **Bir Avuç Gökyüzü/Çetin Altan /Roman/1974 tarihli roman müstehcenlik iddiasıyla yasaklandığında yurt dışında 9 dile çevrilmişti.
    **Yatak Odasında Terör/ Marquis de Sade Serge Bramly /Roman/Özgün adı La Terreur dans le boudoir olan 1994 tarihli roman Marquis de Sade'ın hayatını anlatıyordu. 2000'de sinemaya da aktarılan eser Türkiye'de 2001'de basıldı. Birkaç ay sonra İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından "Halkın ar ve haya duygularını incittiği, cinsi arzuları tahrik ve istismar ettiği, genel ahlaka aykırı ve müstehcen bulunduğu " gerekçesiyle yasaklanarak toplatıldı.
    **Suç ve Ceza/ Dostoyevski/Roman/1866 tarihli roman Rusya'da "gerici" olduğu öne sürülerek, Polonya'da ise "kötümser" olmasına dayandırılarak yasaklanmıştı.
    **Tom Amca'nın Kulübesi/Harriet Beecher Stowe/Roman/Amerikalı kadın yazarın 1852'de yazdığı kölelik karşıtı romanı Amerikan İç Savaşı sırasında Güney Eyaletleri'nde yasaklanmıştı. Eşitlikle ilgili aşıladığı fikirlerden dolayı kitap Çar I. Nikolay döneminde Rusya'da da yasaklandı.
    **Dönüşüm/Franz Kafka/Novella/1915 tarihli bu uzun öykü (veya kısa roman) Nazi Almanyası'nda yasaklandı.
    **Lysistrata/Aristofanes/Oyun M.Ö. 411'de yazılmış bu Antik Yunan eseri, savaş karşıtı mesajından dolayı 1967 yılında Yunanistan'da askerî cunta tarafından yasaklandı.
    **Ulysses/James Joyce/ Roman/1922'de yazılan roman, 1930'larda müstehcen bulunarak ABD, İngiltere ve Avustralya'da yasaklandı. ABD'de yasak 1933'te kalktı.
    **Casus Avcısı/ Peter Wright/ Otobiyografi/ İngiliz MI5 ajanının gerçek hikâyesini anlatan 1985 tarihli kitap devlet sırlarını açıkladığı gerekçesiyle 1985 to 1988 yılları arasında İngiltere'de yasaklı kaldı.
    **Uluma/Allen Ginsberg/Şiir/ 1955 tarihli şiir kitabına, 1957'de müstehcenlik suçlamasıyla San Fransiso gümrüğünde el kondu. Mahkemede aklanınca kitap serbest kaldı.
    **Cesur Yeni Dünya/Aldous Huxley/Roman/1932 tarihli roman, aynı yıl İrlanda'da yasaklandı. Yasaklama gerekçesi, geleceğin dünyasında eğlence amaçlı seksin toplum tarafından doğal karşılandığının anlatılıyor olmasıdır.
    **Lady Chatterley'in Sevgilisi/ D. H. Lawrence/ Roman/1928'de yazılmış olan eser açık saçık bulunarak ABD ve İngiltere'de 1959 ve 1960 yıllarında kısa süreliğine yasaklanmıştı.
    **İnsan Hakları/Thomas Paine/ Politika /İngiliz asıllı ABD'li siyasetçi Paine'in 1791 tarihinde yazdığı kitap Rights of Man, Fransız Devrimi'nin kıvılcımını ateşleyen kitap olduğu ileri sürülerek İngiltere'de yasaklandı, yazarı söz konusu devrime yardımcı olduğu için vatana ihanet suçuyla yargılandı. Aynı kitap Aralıkçılar İsyanı'ndan sonra Çarlık Rusyası'nda da yasaklandı.
    **Fanny Hill Bir Zevk Kadınının Anıları/ John Cleland/ Roman/İngiliz yazarın 1748 tarihli kitabı ABD'de önce 1821'de son olarak da 1963'te müstehcen olduğu gerekçesiyle yasaklandı. ABD'de federal çapta yasaklanan son kitap bu oldu.
    **Amerikan Sapığı/Bret Easton Ellis/Roman/1991 tarihli American Psycho, bir seri katilin cinayetlerini çok detaylı anlattığı için Avustralya'nın Queensland eyaletinde yasaklandı. Diğer eyaletlerde satışlara yaş sınırlaması kondu.
    **Çıplak Şölen/ William S. Burroughs/ Roman/1959'da yazılmış Naked Lunch, 1962'de açık saçık olduğu gerekçesiyle Boston mahkemelerince yasaklandı. 1966'da üst mahkeme kitabı akladı.
    **Yalnızlık Kuyusu/Radclyffe Hall/Roman/1928 tarihinde yazılmış The Well of Loneliness lezbiyen temalar içerdiği için 1928'den 1946'ya kadar İngiltere'de yasaklı kaldı.
    **Da Vinci Şifresi/Dan Brown/ Roman/2003 tarihli roman, Hristiyanlığa saldırdığı gerekçesiyle Lübnan'da yasaklandı.
    **Tebliğ/A. Kadir/Şiir/İbrahim Abdulkadir Meriçboyu'nun 1943'te yazdığı savaş karşıtı şiirler içeren kitabı toplatıldı. Yazarı sıkıyönetimce 5 yıl sürecek bir sürgüne gönderildi.
    **Allah'ın Kızları/Nedim Gürsel/ Roman/2008'de çıkan kitap, "halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamasıyla soruşturmaya uğradı. Takipsizlik kararı verilince kitap serbest kaldı.
    **Baba ve Piç/ Elif Şafak/Roman/Biri Türk diğeri Ermeni asıllı iki aile üzerinden Türk-Ermeni ilişkilerini 90 yıllık bir zaman dilimi içerisinde inceleyen 2006 tarihli bu romanın yazarı ve yayımcısı hakkında "Türk milletini soykırımcı olarak göstermek, Türklüğü aşağılamak" iddiasıyla dava açıldı. Dava Avrupa Parlamentosu'nda da yankı buldu ve sonunda beraatle sonuçlandı.
    **Trabzonlu Delikanlı/ Yaşar Miraç/Şiir /1979 tarihli kitap 12 Eylül 1980 sonrasında şairin diğer kitaplarıyla birlikte yasaklandı. Kitap 7 yıl yasaklı kaldı.
    **Pazar Sevişgenleri/ Metin Üstündağ/Karikatür/Önce toplatılmış, sonra da mahkeme kararı ile yayımlanmasında sakınca görülmemiştir.
    **Çıplak ve Ölü Norman/ Mailer/Roman/1948 tarihli roman The Naked and the Dead, 1949'da müstehcenlik suçlamasıyla Kanada'da yasaklandı.
    **Bülbülü Öldürmek/ Harper Lee/Roman/1960 tarihli Pulitzer ödüllü roman 1930'ların Alabama'sında ırkçılığı ve eşitsizliği ele alıyor ve eleştiriyordu ama garip bir biçimde "ırkçılık ve küfür" içerdiği için yasaklandı.
    **Risale-i Nur Külliyatı/ Said Nursî/Kuran tefsiri/Türkiye'de "Nurculuk" 1963 yılına kadar yasak olduğu için Nur Cemaati'nin lideri olan Said Nursî'nin kitapları da bir dönem yasaklar listesindeydi. Said Nursi kitapları 2013 yılında bu kez Rusya'da 'Dini nefreti teşvik ettiği ve İslam'a inanmayanların dini özgürlüklerine zarar verdiği' gerekçesiyle yasaklandı.
    **İmamın Ordusu/Ahmet Şık/ Gazeteci Ahmet Şık Mart 2011'de Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanınca henüz basılmamış kitabına da el kondu. Kitap sanal ortamda "Dokunan Yanar" adıyla yayıma verildi. Kitabının internette yayımlanması üzerine Basın Savcılığı inceleme başlattı.
    **Hamlet/William Shakespeare/Oyun/ 16. yüzyılda yazılmış bu trajedi 1978'te Etiyopya'da yasaklandı.
    **Zabit ve Kumandan ile Hasbıhal/Mustafa Kemal/Söyleşi/Atatürk'ün 1914 yılı Mayıs ayında Sofya'da yazdığı kitap, yakın arkadaşı Ali Fethi Okyar'la birlikte 1918'de Mondros Mütarekesi dönemi başlarında İstanbul'da bir süre çıkardıkları Minber Gazetesi nin matbaasında bin nüsha olarak basıldı. 7,5 kuruş fiyat konan kitabın birkaç nüshasını tanıdıklarına hediye etmek için yanına alan Mustafa Kemal, Anadolu'ya geçtikten sonra kitabın kalan nüshaları Damat Ferit Paşa tarafından toplatılarak imha edildi. Kitap 1956 yılında Hasan Âli Yücel tarafından İş Bankası Kültür yayınlarının ilk kitabı olarak yeniden yayımlandı.
    **Bozkurt/H.C.Armstrong/Biyografi/1932'de çıkan kitap Mustafa Kemal'in sağlığında yayımlanan ilk biyografisidir ve onun insani yönlerini ön plâna çıkardığı belirtilmiş ve üslubu sert bulunmuştur. Kılıç Ali, hatıralarında kitap için: “Armstrong ismindeki meşhur bir Türk düşmanının yazdığı kitapta, Atatürk'ün aleyhinde bazı kısımlar vardı ve bunun için de hükümet tarafından memlekete sokulması men edilmişti.”
    **Vatan Haini Değil-Büyük Vatan Dostu Vahidüddin/ Necip Fazıl Kısakürek/Biyografi/1968'de basılan bu kitap nedeniyle yazarı 1983 yılında hapse girmişti, kitap 1968, 1977 ve 1980 yıllarında üç kez toplatıldı.
    **Yaşadıkça/Rıfat Ilgaz/ Şiir/1947'de basılan şiir kitabı 10 Temmuz 1948'de Bakanlar Kurulu kararı ile toplatıldı.
    **Azizname/Aziz Nesin/ Taşlama/1948 tarihli kitap 27 Aralık 1948'de Bakanlar Kurulu kararı ile toplatıldı. Sonraki yıllarda aklanıp Türkiye'de 12 baskı yapan, defalarca sahneye uyarlanan kitabın 2001 yılında hala yurtdışına çıkartılması yasağı kalkmamıştı.
    **Kruşçev'in Anıları/Nikita Kruşçev/Anı, yakın tarih/SSCB'nin üçüncü lideri, iktidardan düştükten sonra banda okuduğu anılarını Batı'ya kaçırtmış ve orada "Khrushchev Remembers" adıyla İngilizce bastırtmıştı. Kitap Batıda sansasyon yaratırken, kendi ülkesinde yasaklıydı.
    **Tommiks/Essegesse/ Çizgi roman/Özgün adı Capitan Miki olan İtalyan çizgi roman 'çocukların aklını çeleceği' gerekçesiyle Türkiye'de 1961 yılında yasaklanmıştı. Çizgi roman 1951'den beri İtalya'da, 1955'ten beri de Türkiye'de yayımlanmaktaydı. “Üçüncü Yargı Paketi” kapsamında 5 Ocak 2013'ten geçerli olmak üzere diğer 453 kitapla birlikte yasağı kalktı.
    **Fahrenheit 451, Ray Bradbury'nin 1951'te ilk baskısı yapılan ünlü distopik bilim kurgu romanıdır. Romanın kendisi yasaklanmamış olsa da konusu kitapların tamamen yasaklandığı ve ele geçirilenlerin yakıldığı, yasaklanmış kitapları bulunduran insanların bile yok edildiği bir gelecekte geçmektedir. Roman François Truffaut tarafından aynı adla sinemaya da aktarılmıştı.

    Kaynak : Vikipedi Özgür Ansiklopedi
  • Suç ve ceza adını çok duyup ama bir türlü almaya fırsat bulamadığım bir kitaptı. Ama şans eseri elime çizgi romanı geçti ve büyük bir beklentiyle başladım. Gerek çizimler, gerekse konu olsun her şey çok güzeldi. Çizimler olabildiğince güzeldi ve iyi ki okudum dediğim kitaplardan birisi. En yakın zamanda romanı alıp okuyacağım ve ondanda beklentim yüksek.