Doğan Hoca’yla çok geç tanıştım; onu ancak ölümüyle tanıyabildim. Bilirsiniz, ölüm geri dönüşü olmayan tek gerçektir. Bu kitap bana çok şey kattı. En önemlisi de kendim hakkında fark etmediğim bir gerçeği gösterdi: Ben hiçbir zaman tam anlamıyla kendim olmamışım.
Kitabı okurken sık sık bir hayale daldım. Yolda yürürken Doğan Hoca’yla karşılaşsak ve benimle sohbet etmeye başlasa nasıl olurdu diye düşündüm. Ona söyleyeceğim ilk şey şu olurdu: “Hiçbir zaman kendim olmadım. Kendim olmadığımı artık çok iyi biliyorum. Kendim olabilmek için bana yol gösterecek bir mentora ihtiyacım var ve bu konuda bana en çok yardımcı olabilecek kişinin siz olduğunuzu düşünüyorum.”
Fakat dediğim gibi, ölümün bir çaresi yok. Bu yüzden bu hayalin gerçeğe dönüşmesi mümkün değil. Yine de bu kitabı okurken onunla sohbet etmiş gibi hissettim. Belki de bazı insanlar aramızdan ayrılsalar bile düşünceleriyle yaşamaya devam ederler. Doğan Hoca da benim için onlardan biri oldu.