Babamın, sonradan daha iyi farkettiğim karakterinin eşsiz bir özetiydi bu cümle: “dur bakalım hele” hem kendi durur, hem de herkesi durdururdu bu cümleyle. Benim hızımı, annemin hırçın ve telaşlı atılmalarını hep bu amansız cümlesiyle keserdi: “dur bakalım hele” dünya tefekkür tarihine “durbakalımhelecik” geçmezse, babama yapılmış en büyük haksızlık olacaktır bu. Ben de belki biraz bu felsefenin tesiriyle böyle olmuşumdur.
“Nasıl, minimini Newton, gene böyle güneşli bir günde, bahçesini dolaşırken, başına düşen bir elma sayesinde yerçekimi kanununu bulmuşsa, turgut da o gün, Sokak, dolayısıyla hayat mücadelesi kanununu keşfetmişti.”