Ona ilk baktığında uzaklarda bir yükseltinin üzerinde, yalnız bir ağaçtan başkası yoktu genç kızın bakışlarında. Rüzgâra, kara kışa alışık; dallarının yarısı kuru, yarısı yeşil; yaşamaya feri kalmamış meyvesiz bir ağaçtı. Yalnızca etrafında dolanan iki üç tane kuşu var. Ne rüzgârdan koruyanı vardı ne de budayıp bakanı. Öyle yaşayabildiği kadar gelmişti bu günlere.