Süleyman

Süleyman
@suleymangl
105 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın! (Fikret Başkaya)
"Hitler'le İttifak"
Rusya'da nihayet Lenin'in ölümü ve Stalin'in süratle vaziyete hakim olarak Ortodoks Marksizm'in yerine revizyonist bir devlet siyasetini ko­yuşu, hayatta kalan liderler arasında kanlı bir ölüm-kalım savaşını ge­liştirdi. Netice, gerçek Marksistlerin ve ümitlerini dünya ihtilaline bağlayan aydın kadronun tasfiyesi oldu. İnkılap heyecanı, totaliter bir di­siplin şeklini aldı. Arada, istenilen zamanı kazanmak için de "Kapitalist memleketlerle yan yana ve barış içinde yaşayış" gibi "Sosyalizmin yal­nız bir memlekette tesisi mümkündür" gibi sloganlar, dış memleketle­re karşı bir stratejik uygulama alanı buldu. Ta Hitler'le ittifaka varınca­ya kadar! . . .
Şapka Kanunu
Mahkemeye çağrıldığımız gün aynı yol nizamı tertiplendi. İstiklal Mahkemesi'nin iki katlı kerpiç binasına girdiğiniz zaman, evvela gene aynı sahanlıkta, aynı tahta sıralara oturtulduk. Yukarıda gene aynı ha­reketler, getirilenler, götürülenler vardı. Bir aralık üst sahanlığın başın­ da aynı iri yapılı üye göründü. Fakat şimdi başında bir hasır şapka var­dı. Mahkeme salonunda çıkarılan bir hükümlü grubunun merdivenler­den indirilmesine nezaret ediyor, bir sıra emirler veriyordu. Hükümlüler arasında sarıklı bir müderris göze çarpıyordu. Müderrisin (Hoca) ba­şında fes ve sarık vardı. Cübbesi ve kıyafeti temizdi. Suçu o sıralarda ya­yınlanan Şapka Kanunu'na muhalefet etmekti. Fakat bu suç birtakım it­hamlarla da karışınca, mahkemeden en ağır hükmü yemişti. Artık son saatlarını yaşıyordu. Hocanın yüzü sakindi. Metanetini muhafaza ediyordu. Yalnız dudakları kımıldıyor ve galiba bir dua okuyordu. Fakat eskiden kalpaklı ve şimdi hasır şapkalı zat, bu hükümle de kanmamış gibiydi. Bağırıyor, ça­ğırıyordu. Acaba hocayı bir tekmeyle merdivenlerden aşağı yuvarlaya­cak mı diye bekledim. Fakat olmadı. Müderris, bu sözler kendisine de­ğilmiş gibi bekledi. Sonra sağanak geçince yürüdü. Muhafızlarının ara­sında merdivenlerden indi. Önümüzden geçerken dudakları gene kımıl­dıyordu . . .
Normal ölçülere göre mütalaa edildiği za­man, bu adamların çoğu elbette ki ölümü hak eden birer suçlu değildi­ler. Bunlar, birer suçlu olmaktan ziyade, yerleşmek kaygısında olan bir inkılabın, zaruri ve temsili birer kurbanıydılar. Hiçbir inkılap kansız ce­reyan etmemiştir. Tarihin her safhasında ve dünyanın her yerinde bu gi­bi hallerde kim ele düşerse o, kendi cinsinin veya kendi benzerlerinin suçlarının veya mukavemetlerinin bedelini, daima kendi hayatıyla öde­yegelmiştir. Hatta işe bu yönden bakıldığı zaman, başka devirlerin ve başka inkılapların sel gibi akıtılan kanlarıyle mukayese edilince, bizde, işin ne kadar hafif geçtiğini görmemek de kabil değildi. Çin'de, İtalya'da, hele Rusya'da olduğu gibi, kitle halinde idamlar bizde görülmezdi. Her şey, müdahale ve tasfiye icabeden yerlere gönderilen, tam yetkili iki İstiklal Mahkemesi'nin ne de olsa kararlarına bağlanıyordu.
Nazizm'in Doğuşu
Diğer taraftan, dünyaya yeni bir harbin tohumları ekilmekteydi. 1933'te Almanya'da iktidara gelen Naziler, Revizyonist ve harpçi bir ruhu Alman halkına aşılıyorlardı. Irk üstünlüğü, hayat sahası, Doğu Avrupa'nın ve Ukrayna'nın yeni töton şövalyelerine taksimi gibi demagojik sloganlar, Almanya'da eski subaylarla yeni gençliği coşturuyordu. Hitler on binlerin önünde veya resmi kürsülerde adeta isteri nöbetleri geçirerek kana susadığını ilan ediyordu. Hitler'e göre Yahudi İngiltere, çürümüş Fransa bu dalganın önünde duramayacaklardı. Zaten o sıralar­ da İngiltere, deniz kuvvetlerini azaltmak, askeri bütçesini kısmak, Fransa ise, iş saatlerini eksiltmek, daha az çalışmak ve iç rezaletler gibi şeyler­le meşguldü. Nazizm'in manası ve niyetleri, yalnız Rusya'da anlaşılmıştı. Rusya'da siyasi neşriyat, daha 1922'den ve Hitler'in ilk çocukça sokak gösterile­rinden beri Hitler'le meşguldü. Bu sebeple Rusya, Hitler'in iktidara ge­lişine yeni bir ağır sanayi ve renkli maden sanayi planıyla mukabele et­ti. Rus nazırları: - Renkli maden sanayinde hangi memleket üstünse, önümüzdeki harpte o galip gelecektir, diyorlardı. Bir taraftan da Moskova'da bütün ağlar, Hitler'i geçici bir anlaşma tuzağına düşürmek ve bu suretle de vakit kazanarak, bu azgını evvela Batı'nın üstüne saldırtmak ve yıpratmak için örülüyordu.