• Yemin

    Abdurrahim Karakoç

    Canım sağ oldukça rahmetli babam
    Susarsam,hakkını helal etmesin
    Ak sütün emziren ihtiyar anam
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Yerindedir daha aklım iradem
    Ve işte yeminim, işte ifadem
    İlk insan, ilk nebi Hazreti Adem,
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Meylim ne şöhrete, ne saltanata;
    Hak için sarıldım ben bu sanata;
    Kür-Şad, Bilge Kağan, Oğuzhan ata,
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Önünde dururken Türklüğün hali,
    Susup da boynuma almam vebali;
    Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali(R.A)
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Esir iken Kırım, Kerkük, Türkistan,
    Bana zindan olur Maraş, Elbistan
    İbni Sina, Dedem Korkut , Alparslan
    Susarsam hakkını helal etmesin

    İmanda bu fire, zillete bu zam!
    Doymuyor yüreğim ne kadar yazsam
    Farabi, Gazali, İmamı Azam,
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Nusret versin yeri göğü yaratan
    Çekip çıkartalım akı karadan
    Ertuğrul Bey, Osman Gazi, Murat Han,
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Ülküm aşk çölünde Veysel Karani
    Ulubatlı Hasan eyler göreni
    Fatih, Ak Şemsettin, Molla Gürani
    Susarsam, hakkını helal etmesin

    Bu yol bahadırlar, ermişler yolu;
    Kendini davaya vermişler yolu!
    Şeyh Mevlana, Derviş Yunus, Köroğlu,
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Türkçe sevdalanan İslamca yanan
    Adar milletine bir değil bin can
    Yavuz Sultan Selim, Barbaros, Sinan
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Uyutulmuş köy, nahiye, ilçe, il
    Yüreğimi yetmiş yerden yara bil;
    Mehmet Akif, Osman Batur, Şeyh Şamil
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Usta savaşçılar, genç mücahitler
    İmkanıma hizmetime şahitler
    Başbuğ, ülküdaşlar, aziz şehitler,
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    İçimde İslam'ın ince manası
    Önümde Türklüğün soylu davası
    Of'lu Kör Şakir'in Elif anası
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Sevdim, milletime gönlümü verdim
    Zalimin zulmüne göğsünü gerdim
    Kırıkhanlı Kazım, Niksarlı Nedim
    Susarsam hakkını helal etmesin

    Kemal'imiz, Turan'ımız, Hacı'mız
    Beraberdir sevincimiz, acımız
    Mut'ta davar güden Zeynep bacımız
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Mühim değil güceneni, küseni
    Allah sevmez haksızlığa susanı
    Yozgat'ın Yerköy'lü Yetim Hasan'ı
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Komünist, siyonist, pusudan çıktı
    Dinime saldırdı, töremi yıktı
    Gönen'li Gülizar, Bünyan'lı Sıtkı,
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Yurdun bir kağıttır ışık beyazı
    Üstünde insanlar mukaddes yazı
    Genci ihtiyarı gelini kızı
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Mazlumlar hakkını almayıp ele,
    Günü gün edersem zalimler ile
    Evdeşim, öz kızım, öz oğlum bile
    Susarsam hakkını helal etmesin.

    Allah rızasıdır arzum, emelim!
    Bu necip milleti ondan severim
    Hazreti Muhammed(S.A.V) gerçek rehberim
    Susarsam hakkını helal etmesin

    Abdurrahim Karakoç
  • "...Sultan Osman’ı haremde, “Kadınlar yanında bulup çıkardılar ve bir beygire bindirdiler, başında arakiyesi bile yok, kakülü perişan, o mazlûm merhûmun gözlerinden yaşlar akar. Orada, Panaz-oğlu nâmında bir sipahi acıyıp dülbendini pâdişaha giydirdi.”
    ...
    Pâdişahlık için tüm umudunu kaybeden Osman, o zaman hayatı için yalvardı, “Bâri beni Sultan Mustafa’nın olduğu yere habsedin, öldürmeyin.” O zaman cebecibaşı boynuna kemend atıp boğmak istedi, ocak ağaları yetişip cebecibaşıyı yumruklarıyla yere düşürdüler, dışarı attılar.
    ...

    O gece yatsı vaktinde sadrıazam ve kethüdası ve cebecibaşı varup Sultan Osman’ı, katl için kemend attıklarında, Sultan Osman gürbüz yiğit olmakla, aslanca hareket etmekle Kilindir-Uğrusu nâmındaki bir sipahi şakîsi merhumun hayalarını sıkup o mahalde teslîm-i rûh eyledi…. Bu şâh-i azîmuşşânı o kulları istemeyüp yüz dönderdi ve nihayet katlettiler.”
    ...
    Sultan Osman için yazılmış şu beyit dillere destan oldu:

    Bir şâh-i âlîşân iken şâh-i cihâna kıydılar
    Gayretlü genc arslan iken şâh-i cihâna kıydılar
  • 2. Osman (1618-1622)
    Bir isyan sonucu tahtan indirilerek katledilen ilk Osmanlı padişahı Sultan 2. Osmandır.

    Bir şâh-i âlîşân iken şâh-i cihâna kıydılar Gayretlü genç arslan iken şâh-i cihâna kıydılar
    - Nevi
  • Canım sağ oldukça rahmetli babam
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.
    Ak sütün emziren ihtiyar anam,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Yerindedir daha aklım, iradem
    Ve işte yeminim, işte ifadem!
    İlk insan, ilk nebi Hazreti Âdem,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Meylim ne şöhrete, ne saltanata;
    Hak için sarıldım ben bu sanata;
    Kür-Şad, Bilge Kağan, Oğuzhan Ata,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Önümde dururken Türklüğün hâli,
    Susup da boynuma almam vebali;
    Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali(r.a)
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Esir iken Kırım, Kerkük, Türkistan,
    Bana zindan olur Maraş, Elbistan
    İbni Sîna, Dedem Korkut, Alparslan
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    İmanda bu fire, zillete bu zam!
    Doymuyor yüreğim ne kadar yazsam.
    Farabi, Gazali, İmamı Azam,
    Susarsam, hakkını helal etmesin.

    Nusret versin yeri, göğü yaratan
    Çekip çıkartalım akı karadan
    Ertuğrul Bey, Osman Gazi, Murat Han,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Ülküm aşk çölünde Veysel Karani
    Ulubatlı Hasan eyler göreni
    Fatih, Ak Şemsettin, Molla Gürani
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Bu yol bahadırlar, ermişler yolu;
    Kendini davaya vermişler yolu!
    Şeyh Mevlana, Derviş Yunus, Köroğlu,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Türkçe sevdalanan, İslâmca yanan
    Adar milletine bir değil bin can
    Yavuz Sultan Selim, Barbaros, Sinan
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Uyutulmuş köy, nahiye, ilçe, il
    Yüreğimi yetmiş yerden yara bil;
    Mehmet Âkif, Osman Batur, Şeyh Şâmil
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Usta savaşçılar, genç mücahitler
    İmkanıma hizmetime şahitler
    Basbuğ, ülküdaşlar, aziz şehitler,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    İçimde İslâmın ince mânâsı
    Önümde Türklüğün soylu davası
    Oflu Kör Şakirin Elif anası,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Sevdim, milletime gönlümü verdim
    Zalimin zulmüne göğsümü gerdim
    Kırıkhanlı Kâzım, Niksarlı Nedim,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Kemalimiz, Turanımız, Hacımız
    Beraberdir sevincimiz, acımız
    Mutta davar güden Zeynep bacımız,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Mühim değil güceneni, küseni
    Allah sevmez haksızlığa susanı
    Yozgatın Yerköylü Yetim Hasanı,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Komünist, siyonist, pusudan çıktı
    Dinime saldırdı, töremi yıktı
    Gönenli Gülizar, Bünyanlı Sıtkı,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Yurdum bir kağıttır ışık beyazı
    Üstünde insanlar mukaddes yazı
    Genci, ihtiyarı gelini kızı,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Mazlumlar hakkını almayıp ele,
    Günü gün edersem zalimler ile
    Evdeşim, öz kızım, öz oğlum bile,
    Susarsam, hakkını helâl etmesin.

    Allah rızasıdır arzum, emelim!
    Bu necip milleti ondan severim
    Hazreti Muhammed(S.A.V) gerçek rehberim,
    Susarsam, hakkını helal etmesin.

    Abdurrahim Karakoç
  • Millete ve vatana bağlılık bakımından birkaç türlü vatandas vardır. Bunların basında kahramanlar gelir. Hiçbir karsılık beklemeden kendisini her zaman millet ve vatan uğruna harcayabilenler, kahraman vatandaslardır. Bu birinci sınıfın sayısı oldukça azdır. İkinci sınıfı iyi vatandaslar teskil eder. Bunlar tek baslarına ve her zaman kendilerini kendi istekleriyle feda etmeseler bile, iyi bir ad bırakmak bahasına kendilerini feda edebilen kimselerdir. Kutlu görevler için, ülküler için kendilerini harcayan bu iyi vatandaslar, yanlarında kendilerine benzeyenleri gördükçe cesaretlenir ve birinci sınıfa yaklasırlar. Üçüncü sınıf, kendilerini feda edebilecek yaratılısta olmamakla beraber, baska her hususta fedakarlığa katlanabilen, hatta kendisini feda etmek gerektiği zaman, bu fedakarlığı hiçbir istek duymadığı halde katlanan, yani kaçmayı düsünmeyen vatandaslardır. Dördüncü sınıf, vatan ve millet için ancak baska bir kazanç karsılığında fedakarlık yapabilen, fakat hiçbir zaman kan fedakarlığına girisemeyen ve kan fedakarlığından kaçınmak için her çareye basvuran, her hileyi yapan kötü bir sınıftır.

    Bir de hainler vardır ki, onlardan bahsetmeyi lüzumsuz buluyorum. Hafızaları biraz yormakla, bunun birçok

    örneğini bas rolü oynayan büyük adamlar, ancak ilk iki sınıftan çıkmıstır. Gerçekten büyük adam olanı ayırmak pek de kolay bir is değildir. Çünkü, sahsiyetleri tarafsız olarak incelemeye engel çok sey vardır. Bu engellerin basında propaganda gelir. Propaganda kötüye kullanıldığı zaman o kadar fena seydir ki, bazan büyük adamları değersiz kimseler olarak gösterdiği gibi, bazan da alelade kisileri büyük adam diye tanıtabilir. Hele, tek taraflı propaganda nice gerçekleri ortadan silmektedir. Bereket versin ki, bir propaganda, asıl gerçekleri hiçbir zaman sonuna kadar gizleyemiyor. Doğru olan sey er geç ortaya çıkıyor. Mesela Osmanlı sadrazamlarından Gedik Ahmed Pasa büyük fetihler yapmış büyük bir vezir gibi gösterilir. Bu yanlıs telakki iyice yerlesmis, hatta sair Yahya Kemal “Gedik Ahmed Pasa’ya Gazel” diye güzel bir siir bile yazmıstır. Fakat gerçek hiç de böyle değildir. Gedik Ahmed’in fetihleri diye gösterilen seyler, muhtesem ve yenilmez Osmanlı ordusu ile bazan savassız, bazan kısa bir savasla elde edilmis ve küçücük devletlere karsı kazanılmıs ucuz basarılardır. Değersiz Gedik Ahmed, haksız yere böyle sisirildiği gibi, II. Abdülhamid de haksız yere küçültülmüs, müstebit, zalim, hatta hain gibi gösterilmistir. Bu da İttihatçıların propagandası sonucudur. Halbuki son zamanlarda yapılan bazı ilmi yayınlar, Sultan Abdülhamid, lehinedir. Henüz sahsiyetinin değerini tam manası ile bize bildirecek bir kitap yazılmamıs olmakla beraber, simdiden su gerçeği kabul edebiliriz ki, ittihatçılık dokuz on yılda mahvettikleri imparatorluğu 33 yıl dağıtmadan tutabilmis olmakla, Abdülhamid büyük bir iktidar sahibi olduğunu göstermis ve aleyhindeki yayınların haksız olduğunu ispat etmistir. Hele kanlı oyunlara asla girmemesi de, kıyıcı olduğu hakkındaki iddiaları çürütecek bir delildir. Bundan baska, mevkiinin sorumluluğunu iyi kavramıs bir kimse idi. İstanbul’a yürüyen ve içinde düzenli kuvvetlerden çok Rumeli’nin türlü soylara mensup basıbozuk döküntüleri bulunan Hareket Ordusu’nu dağıtmak,

    Abdülhamid’in elinde idi. Fakat saltanatını korumak için bile olsa, buna yanasmadı. Pasaları, çok kuvvetli

    muhafız kıtalarını Hareket Ordusu üzerine yürütmek için izin istemişler, fakat o, halife olmak dolayısıyla

    müslümanı müslümana kırdıramayacağını söyleyerek bunu reddetmisti. Gedik Ahmed ile II. Abdülhamid örnekleri tarihin birçok ünlüleri üzerinde uygulanınca malum telakkilerden baska türlü sonuçlar alınacağı muhakkaktır. Bundan baska tarihteki sahıslardan hangisinin büyük olduğunu arastırırken zaman, çevre ve imkan sartlarını asla gözden kaçırmamak gerekir. Yavuz Sultan Selim, acaba Balkan Savası’nda padisah olsaydı ne yapabilirdi? Belki hiçbir sey yapamaz , belki pek az sey yapardı. Fakat davranısları ve uğrasmaları ile büyük adam olduğunu herhalde ispat ederdi. Bundan dolayıdır ki, büyüklüğü basarı derecesiyle ölçemeyiz. Basarı, zamanın, yerin, çevrenin, daha önce o sartları hazırlayanların, biraz da tesadüf ve talihin isidir. Osmanlı padisahlarından Genç Osman, hemen hemen hiçbir sey yapamamıstır. Bununla beraber pek büyük bir sahsiyettir. Çok önemli planları vardı. Sehid edilmeseydi, bugünkü Türkiye’nin manzarası bambaska olacaktı. O halde, hangi sahsiyetlere büyük adam demeli? Bunun esasları sunlardır: Büyük adam, her seyden önce iyi niyet sahibi adamdır. İcraatındaki amiller, toplumun yükselmesidir. Kendisinin bir çıkar kaygısı yoktur. Büyük adam, her devirde erdem ve meziyet diye tanınan vasıfların birçoğuna sahip olan adamdır. Büyük adam, özel hayatında da yüksek ve temiz olan adamdır. Birtakım meziyetleri olan reziller, hiçbir zaman büyük adam değildir. Mevkii için milleti feda eden değil, aksine gerektiği zaman millet uğruna mevkiini, hatta hayatını verebilen adam büyük adamdır. Gerçekleri görebilen, acı gerçeklere cesaretle bakabilen, haksızlık bilmeyen adam büyük adamdır. Sözü ile isi arasında zıtlıklar bulunmayan, yalan ve hileden payı bulunmayan adam büyük adamdır. Büyüklüğün sartlarından biri de zekadır. Ahmaklardan büyük adam çıktığını tarih kaydetmemistir. Adam seçmesini, her isin ehlini bulmasını bilen adam büyük adamdır. Büyük adam olmak için ailevi sartlar da vardır. Her aileden büyük adam yetismez. Soysuzlasmıs, çürümüs, morfinoman veya alkolik ailelerden büyük adam çıkmaz. Büyük adam, seref hususunda çok titizdir. Verdiği sözden asla dönmez. Bu hususta, Hindenburg misali çok manalıdır. Maresal Von Hindenburg, Almanya cumhurbaskanlığına seçileceği zaman, o aralık Hollanda’da sürgün hayatı yasayan Kayzer Wilhelm’den müsaade almıs, subay çıkarken imparatora sadık kalacağına dair yeminle cumhurbaskanı olmak arasına ahlaki bir tezat görerek onun fikrini sormustur. Hindenburg, Kayzer Wilhelm’in, üzerinden yemin sartını kaldırması üzerine

    cumhurbaskanlığını kabul etmistir. Sözüne bu kadar sadık olan adam, elbette büyük adamdır. Büyük adam, sorumluluktan kaçmaz. Balkan Savası’nda Edirne’yi savunan merhûm Sükrü Pasa, kahramanca döğüsüp de tutsak düstükten sonra, adı bütün dünyayı tuttuğu halde, kendisini yine sorumlu saymıs, esirlikten döndüğü zaman kendisini “divân-ı harb”e verilmesini istemistir. Sükrü Pasa da bunun için büyüktür.

    ********

    Sözün kısası, büyük adam pek seyrek yetisir. Bir millet için büyük adam yetistirmek ne kadar büyük bir

    mutluluksa, yetistirmemek de o kadar büyük bir felakettir. Bundan daha büyük ve korkunç olan felaket ise,

    alelade adamları büyük sanacak kadar gafillesmektir.

    ( Özdeyis, 6. Sayı, Mart 1947 )
  • 328 syf.
    ·8/10
    Sırf kendi makamları gitmesin, kendi menfaatleri için aklı başında olmayan bir şehzadeyi başa geçirip, Sultan Genç Osman'ı boğarak devletin bekasını geleceğini ve çıkarlarını gözetmeden öldürdüler. Bu affedilir bir şey değil. Hainler her dönemde, çağda olagelmiştir. Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Ahmed Haldun Terzioğlu roman biçiminde yazdığı için olaylar akılda daha iyi kalıyor.O an ki tarihi çok güzel aktarmış.
  • Unutulmaz acılar vardır!
    Ahmet Haldun Terzioğlu
    Sayfa 313 - Panama Yayınları