Goethe, Spinoza'nın ona aklını diğerlerinin etkisinden özgürleştirmeyi öğrettiğini söylüyor. Kendi hislerine, kendi sonuçlarına ulaşabilmek ve sonra da bunlara uygun davranmak için. Başka bir deyişle bırak sevgin aksın ve sevginin karşılığında alabileceğin sevgi fikrinin etkisi altında kalmasına izin verme.
Bu fikri seçim konuşmalarına da uygulayabiliriz.
Goethe, diğerlerinin hayran kalmasına dayalı bir konuşma yapmayacaktır. Diğerlerinin ondan söylemesini istediği şeyleri de söylemeyecektir.
Böyle diyorsun çünkü anlamıyorsun. Senin aklın Tanrı'nınkini aşıyor mu? Her şeyi bilememizin ve kutsal metinleri yorumlayıp açıklamaları için hahamlarımıza güvenmemiz gerekmesinin bazı sebepleri olduğunu bilmiyor musun?"
"Bu tutum hahamların çok işine gelir Gabriel. Çağlar boyunca din adamları her zaman muammaların yegane yorumcusu olmayı istemişlerdir. Bu onların çıkarlarına hizmet ediyor."
"Sarah'nın babası kutsal kitabı ve dini önderlerimizi sorgularken takındığın bu küstahlığın sadece Yahudiler için değil ayrıca Hıristiyan toplumu için de sinir bozucu ve tehlikeli olduğunu söyledi.
Bizim kutsal kitabımız onlar için de kutsaldır. "
"Harika. Ama hepsi yok oldu gitti. Yahudiler hariç. Yahudiler hayatta kaldı. Darwin olsa Yahudilerin en uygun halk olduğunu iddia etmez miydi? Beni dinliyor musun?"
Alfred şimşek gibi cevap veriyor: "Ama kendi güçleriyle hayatta kalmadılar. Parazit gibi yaşadılar ve Aryan ırkını daha da uygun olmaktan alıkoydular. Onlar sadece bizim gücümüzü, altınlarımızı ve servetimizi emerek hayatta kalıyorlar."
"Oyunu dürüst oynamıyorlar yani" diyor Müdür Epstein.