Anlatmayı beceremeyenler susarlar.
Anlatmaktan vazgeçenler susarlar....
Anlaşılmayacağına karar vermiş olanlar susarlar....
Diğerlerinden ümidi kesmiş olanlar susarlar....
Hata yapmaktan korkanlar susarlar.
Kendilerini açığa çıkarmaktan korkanlar susarlar.
Zannettikleri kişi olmadıkları,
Zannettikleri dünyada yaşamadıkları,
Gerçeğini hazmedemeyecek kadar güçsüz olanlar susarlar...
Olaylar ve olgular dünyasıyla baş edemeyenler susarlar....
Herşeyi gördüğünü, tüm olasılıkları yaşadığını düşünenler susarlar...
Güçlü olarak görülmeye ölesiye ihtiyaç duyacak kadar, güçsüz olanlar susarlar...
Şşşş! ... Sessizlik!
Sonsuza dek konuşabilecek olanlar en çabuk susanlardır genelde...
Sonra kadınlar gelir ki, onlarda bu kategoridedirler çoğunlukla..
Sonra şairler...
En son ölüler susar..!!
Emily Dickinson
"Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu;
Seni bundan daha çok sevemem diyenler hani;
Ama o zamanlar aklım bir türlü almıyordu,
İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.
Oysa zaman, kralların fermanını bile değiştirir,
Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla,
Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir;
Nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda;
Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla,
'En çok şimdi seviyorum seni,' diyemez miyim;
Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda,
Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim.
Aşk bir bebek olduğuna göre,
hayır, bunu diyemem,
Büyümesini sürdüren şeyi,
büyümüş gibi göremem."
William Shakespeare
"...
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum her şeyi...
Her şeyi erteleyişim oluyordun.
Kalp ağrısı oluyordun.
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk.
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor ve bazen, tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk...
Cesurduk!
Ufuk çizgisi maviydi, günbatımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller!
Ben seni seviyordum... Sen bilmiyordun...
Sevinçlerim oluyordun ara sıra...
Sen hiç bilmiyordun.
..."
İclal Aydın
"Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya; kalp durur, akıl unutur.
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur ne de unutur."
Mevlana Celaleddin-i Rumi