• 312 syf.
    ·22 günde·8/10
    Seattle'da Mayıs ayında beklenmedik bir kar fırtınası... Baş kahramanımız gazeteci Claire... Claire'den bir yazı yazmasi istenir. Ve kızımız 1933 yılında yine Mayıs ayında çıkan bir kar fırtınasında kaybolan bir çocuk ile ilgili araştırma yapmaya başlar. Bu araştırma süreci hayatını değiştirecektir. Sarah jio yine geçmiş ve günümüz hikayelerini paralel ilerleterek super bir okuma keyfi yaşatıyor..iyi okumalar
  • 289 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Kahramanımız Christopher John Francis Boone, 15 yaşında otizmli bir çocuk ve onun ağzından anlatılan son derece sürükleyici bir hikaye okuyoruz. Yalan söyleyemeyen, kırmızı rengi çok seven ve sarıdan nefret eden, matematik dahisi olan bu çocuğun başından geçenlerden ziyade kafasından geçenler ilgimi çekti. Onu tanımak güzel... Öğrencilerime mutlaka okutmayı düşünüyorum.
  • 272 syf.
    ·5 günde·Beğendi·10/10
    Bir süper gücünüz olsa ne isterdiniz? Uçmak, zihin okumak, zamanda yolculuk, zenginlik(evet zenginlik) ister miydiniz? Bu kitap mutant bir adamın insanların duygularını değiştirme ve kontrol etme özelliği olmasının bütün galaksiyi nasıl etkileyebileceğini ve körler ülkesinde tek gözlü adamın kral olabileceğini anlatıyor bizlere.

    Etrafınızdaki bütün insanların duygularını değiştirerek onların ne olursa olsun size sadık olduğunuzu, her dediğinizi desteklediğini, en azılı düşmanlarınızın bile ayağınızı öpecek hale geldiğini bir hayal edin. Aşk, sevgi, sadakat zorla edilebilecek şeyler değildir tabi normalde ama öyle olduğunu hayal edelim. Ben kesinlikle bu güce sahip olmak istemezdim. Çünkü dağın tepesine çıktıkça insan yalnızlaşır. İnsanların orijinal duygularını değiştirmek, her şeyin sahte olmasına yol açar. Zaten herkes maske takıyor kimse kendi hissettiği şeyleri açığa vurmuyor ki diyenlerdenseniz size şunu demek istiyorum. Bu dünyada halen iyi insanların olduğuna inanmalı ve inancımızı kaybetmemeliyiz. Eğer inancımızı da kaybedersek geriye ne kalır ki? Maske takanlardan birisi de biz olmaz mıyız? Tamam maskemizi takıp sosyal mesafeye dikkat edelim oncak o maske farklı bu farklı.

    Bu kitaba tam puan vermemi sağlayacak olan bir bölüm var : Bir Adam ve Bir Katır. Bu öylesine bir bölüm ki akıl oyunları mı dersiniz, politik oyunlar mı dersiniz, sözlerle ve zihinlerle oynanan müthiş bir satranç maçı izliyormuş gibi anlatmış Üstadımız Asimov. Benim muazzam bulduğum ve yerimde hop oturup hop kalktığım, sadece bu bölüm için bile okunabilecek bir şaheser sunulmuş ortaya.

    İnsanın başarıya ulaşmak için kendinin sınırlarını görmesi gerekiyor. Herkes potansiyelinin en iyi halini görmeyi kendine borçludur bence. Ortalık “Zeki ama çalışmıyor” denilen insanlarla yeterince dolu zaten. Siz peki elinizden gelen her şeyi yapıyor musunuz yoksa zeki ama çalışmıyor musunuz? Katır denilen karakterin diğer insanların duygularını kontrol ederek onları son potansiyellerine kadar zorladığı görülüyor kitapta. Kendimizi zorlamamız için kontrol etmemiz gereken anahtar şey duygularımız sonucuna varıyorum ben burdan. Ancak Gergin atmosfer, stres ve zorlu koşullarda insan kendi sınırlarını görebilir. Elmas dediğimiz çok güzel görünümlü ve oldukça keskin olan şey bile o hale gelebilmek için binlerce basınca ve ısıya dayanıyor. Biz neden dayanamayalım? Tepelerin arkasında güneşli günler var. Katır’ın bu teknikleri kullanışını okurken aklıma sürekli Whiplash(2014) filmi geldi. Orada da psikopat bir müzik hocası öğrencilerini terlerinin son damlasına kadar zorluyordu ve potansiyellerini açığa çıkartmaya çalışıyordu.Geçtiğimiz on yılın en iyi filmlerinden olduğunu düşünüyorum eğer izlemediyseniz o da tavsiyemdir.

    Keşke daha derinlikli karakterler yazsan Asimov hocam diyordum iki kitaptır ve sonunda beni dinlemişçesine çok derin karakterler yaratmış üstadımız. Keşke böyle karakterler daha da fazla olsa ama Katır ve özellikle kitabın ikinci bölümündeki küçük kız kahramanımız Arcadia gerçekten de iyi yazılmış ve derin karakterler.

    Sonuç olarak ben bu seriyi çok sevdim ve her kitabına inceleme yazmaya karar verdim
    Birinci kitabın inclemesine buradan: #80347129
    İkinci kitabın incelemesine de buradan ulaşabilirsiniz:#81138362
  • 368 syf.
    ·1 günde·6/10
    #okudumbitti
    Izabel/J.A Redmerski

    Yüzmeyi kitaplardan öğrenemezsin.

    Sarai’nin öldüğü kitap. Korkmayın korkmayın bomba gibi bir spoi değil,mecazi anlamda diyorum. Bir katilim doğuşunu okuduk bu sefer. Sinir bozucu,laftan anlamaz,bencil,hırs için kendini ve aşık olduğunu iddia ettiği adamı tehlikeye atan bir katilin hikayesi. Diğer kitaplar hakkındaki tek bilgim üçüncü kitapta Fredik’in anlatıldığı olduğunu bilmeme rağmen çok net söylüyorum ki en sevmediğim kitap bu olacak. İşte Sarai’nin başını hiç mantıklı olmayan bir şekilde belaya sokmasını ve süper kahramanımız(?) Victor’un gelip onu kurtarmasından sonra bersber neler yaşadıklarını okuyoruz. Baştan söylüyorum,altını çizecek tek yer yoktu yine..Benim için geçiştirilmiş bir kitaptı. Özellikle sonlra doğru çok fazla zaman atlamaları vardı. Okumamız gerektiğini düşündüğüm en özel kısım da Izabel’in kafayı takmış olduğu kızları kurtarma olayının nasıl geliştiğiydi. Ama tek bildiğimiz büyük kısmının hallolmuş olduğuydu. Hiç hoş değildi bence. Sarai ile Victor arasındaki ilişki gereksiz derecede hızlı gelişti fakat bu beni rahatsız etmedi çünkü ne olacağı ilk sayfadan belliydi. Onun dışında çok da aman aman şeyler okuduğumuz bir kitapta değildi. Son olarak değinmek istediğim şey Victor’un aşık olduğunu iddia ettiği kadına çektirdikleri ve Sarai’nin ya da Izabel’in artık nasıl seslenmek istiyorsanız bunlara normal tepki göstermesiydi. Tamam katilsiniz,çetesiniz olması gerekir ama hiç tepkisizlik normal değildi. İlk kitaba göre kanın daha çok su gibi aktığı bir kısım okuduk. Benim için biraz daha eksikleri olan kitap olsa da seri hâlâ şans verilebilir bir seri! Unutmadan hatırlatayım Niklas hâlâ en saf karakterEn azından benim için



    Kafamı yastığın altına koyup gözlerimi kapattığım zaman onu görüyordum. Bazen sadece bunu yaparak rahatlayabiliyordum.

    #ephesusyayınları#ızabel#katillerçetesi#kitapyorumu#kitapalıntısı