Araştıran, okuyan ve soru soran bir aklın varacağı nokta tanrıyı kim yarattı olacaktır. Bu noktadan sonra ilerlemek kişinin iradesine kalmıştır, bunu başardığında kendi içindeki tanrıyı bulmaması pek mümkün değildir.
Bir çok öğretmen, öğrencinin neyi bilmediğini bulmaya yönelik sorular sormakla vaktini harcıyor; oysaki gerçek soru sorma sanatı, öğrencinin neyi bildiğini veya neyi bilme yetisine sahip olduğunu ortaya çıkarmaktır.
Bu yüzden inançsız kesimde Müslümanlar’a Kuran'ı okumaları tavsiye edilir sıkça. Hatta Müslüman din adamları bunu fazla tavsiye etmezken, daha doğrusu onlar insanlara Kuran'ı Arapça olarak okumalarını ve meali ile çok fazla ilgilenmemelerini önerirken, inançsız kesim genellikle Müslümanlar’a kutsal kitaplarını güvendikleri bir tercümesinden Türkçe olarak okumalarını önerir. Bu internette inançsız kesimin bulunduğu sanal ortamlarla ilk defa karşılaşmış Müslümanlar arasında bir şaşkınlık kaynağıdır genellikle. Çünkü hem inançsızlar Kuran'ı kendilerinden daha iyi bilmektedir, hem de ısrarla Müslümanlar’a Kuran'ı okumalarını önermektedirler.
Din, insanlığın asaletine edilmiş bir küfürdür. O olsun ya da olmasın, hayatınızda iyi şeyler yapan iyi insanlar ve kötü şeyler yapan kötü insanlar her zaman olacak. Ama iyi insanların kötü şeyler yapması için din gerekiyor.
STEVEN WEINBERG
İyi bir adam ölür ve beklendiği gibi, kendisini cennet gibi bir yerde bulur. Karnı açtır, oradaki görevliden yiyecek ister.
"Tüm yapman gereken arzulamak," diye cevap alır.
Harika! Ama kendi isteğine göre düzenlenen ziyafet bittikten sonra yalnızlık hisseder. "Keşke yanımda bir kadın arkadaş olsaydı," der görevliye ve bir kez daha tüm yapması gerekenin arzulamak olduğu cevabını alır. Böylece arzular ve tam istediği gibi olan güzel arkadaşıyla zaman geçirir.
Derken sıkıldığını hisseder ve bir kez daha görevliye gider: "Bunu ummuyordum," diye şikayet eder. "İnsanın sadece cehennemde sıkılacağını ve tatmin olmayacağını sanırdım."
Görevli ona bakar ve şöyle der: "Sen nerede olduğunu sanıyorsun?"