hamdi akyol, 27/X/١٤٤٧ târiixli tw gönderisi:
""Bir kitabı "asıl dilinden" tercüme etmenin TEK BAŞINA tercih sebebi olamayacağına dair güzel bir örnek çıktı karşıma:
19. yüzyıla ait bir kitabın Almanca aslından yapılmış tercümesinin redaksiyonuyla meşgulüm. Mütercim bütün "X mil" ibarelerini metinde aynen tercüme etmiş. "Falan yerden filan yere 1 millik mesafe..." diyor mesela.
Oysa Almanca metinde geçen "Meile" mefhumu, bugün aşina olduğumuz takriben 1,6 kilometrelik İngiliz kara mili (statute mile) değildir. 19. asır Alman tarihçilerinin metinlerinde kullandığı "Alman coğrafi mili" (Deutsche geographische Meile) yahut Prusya mili, takriben 7,4 ila 7,5 kilometreye muadildir. Yani eski bir Alman mili, bir İngiliz milinin neredeyse dört buçuk katı uzunluğunda.
Demek ki bir eserin tercümesini asıl dilinden yapmak kadar, bu tarihî detaylara da vâkıf olmak gerekiyor.""