• Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna."
    Nilgün Marmara

    ”Bu dünya, yoruldu mu kuşlar konsun diyedir.”
    Can Yücel

    ”Kuş ölür, sen uçuşu hatırla.”
    Furuğ Ferruhzad

    ”Bir durgun sudayız, konuşsak da / Kuş uçmuyor içimizdeki ormandan.”
    Şükrü Erbaş

    ”Seni her özlediğimde bir tanem / Kuşlara bakıyorum.”
    Behçet Necatigil

    ”Seni hep gökyüzünün önünde düşünüyorum.”
    Süreyya Berfe

    ”Hayat kısa, kuşlar uçuyor.”
    Cemal Süreya

    ”En geveze kuş ümittir. Kalbimizde hiç susmaz.”
    Cenap Şahabeddiin

    ”Ve kuşlarda kaderle uçar.”
    Cahit Zarifoğlu

    '‘Bir yastık arıyorum kuş seslerinden.”
    İbrahim Tenekeci

    ”Bir kuş kadar olamadım, iki kanat bulamadım.”
    Haydar Ergülen

    ”Kuş yemi kadar yalnızdı.”
    Turgut Uyar

    ”Kuşlar toplanmış göçüyorlar
    Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.”
    Cemal Süreya

    ”Bir kadın değilsin, bir kişi bile değilsin.
    Bir kuş olsa mavilik derdi buna.”
    Edip Cansever

    ”Ben ona dedim ki, bütün kuşlar tünedi. Göğsümdeki tek kanatsın.”
    Şükrü Erbaş

    ”Kuşlar ölürse yere düşerler, yere düşerler ve onları hep Zehra toplar.”
    Ah Muhsin Ünlü

    ”Sen hep gülerdin oysa, gülüverirdin. Bir bakardım eğilmiş su
    içiyor gamzelerinden kuşlar.”
    Didem Madak

    ”Gidersen kim sular fesleğenleri?
    Kuşlar nereye sığınır akşam olunca?”
    Ahmet Telli

    ”Soluğuma bir küçük kuş tünemiş. Seninse gölgen yıldız dolu gökyüzünden biçilmiş.”
    Metin Altıok

    ”Bir fırtına kuşunu sevmeliydim, seveceğime seni.”
    Sylvia Plath

    ”Çok canım sıkılıyor. Kuş vuralım istersen?
    Ülkü Tamer

    ”Ah beni vursalar bir kuş yerine.”
    Sezai Karakoç

    ”Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı.”
    Franz Kafka

    ”Yüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğime.”
    Haydar Ergülen

    ”Kuşlar gibi cıvıldar, tattırdığın acılar.”
    Cemal Süreya

    ”Kuş olsun, insan olsun. Yalnızlık sevmeyi bilmeyenlerin icadı.”
    Edip Cansever

    ”Kuşlarını alıp gidiyor gök.”
    İlhan Berk

    ”Seneler var ki, kuşlar gelmiyor.”
    Sait Faik Abasıyanıık

    ”Bir kıyısız zamana kanat vuruyor. Üzerimde uçan bütün kuşlar.”
    Şükrü Erbaş

    ”Hiçbir zaman dertsiz kalmadı gönlüm. Bir çift gözden, bir yapraktan, bir kuştan.”
    Turgut Uyar

    ”Uçan kuşlar konsun senin göğüne.”
    Murathan Mungan

    ”Kuşlarımı koymak için, bir gök resmi bulamadım.”
    Hilmi Yavuz

    ”Kuş sürülerinden oluşmuş bir duvar
    Hangi kuşu çeksem ölüyor avucumda.”
    Edip Cansever

    ”Bir kuş uyandı, derinliklerinde kalbimin.”
    Halil Cibran

    ”Keşke susmanın muhabbet kuşu olsaydım.”
    Didem Madak

    "...Aralanmaz kapıları her açtığımda;
    Kuş sürüleri görüyorum sıkça, kuş sürüleri..."
    N.K.(Feryad-ı naz)
  • Cemal Süreya'ya Dair Muhakkak Bilmeniz Gereken Sıradışı 30 Bilgi
    1-Şairlik duygusunun en temel aktörü annesi Gülbeyaz Seber olan şair, şiire ilk adım atışını annesinin anlattığı Kerem ile Aslı hikayesine bağlar.
    2-Gülbeyaz, beyaz tenli kadın, Cemalettin’in “kar tanesi”. Cemalettin henüz çok küçükken kaybeder annesini ve çocuk kalbi artık sessiz kalmıştır: “Küçük kalbimdeki kuş ölmüştü.”
    3-İlkokulda bir dergi çıkarmaya karar verdi. Ancak baskı makinelerinin azlığı, var olanların kalitesizliği buna mani oluyordu. Ama yine de yılmadı Cemalettin, sıkı dostu Altan Günalp ile birlikte elle yazılarını yazdığı, resimlerini çizdiği okul dergisini çıkardı. Derginin en sıkı takipçileri ona hayran olan okuldaki kız arkadaşlarıydı.
    4-Çok iyi şairdi, kompozisyonu bundan aşağı kalır değildi ama yine de sayılarla sorunları oldu. Saatin kaç olduğunu anlamayı Sınıfta öğrendi. Sonrasında eşi ona sigorta tamir etmeyi de öğretti. En kötü dersi resim olan Cemalettin, birkaç kişi hariç tüm sınıfın kompozisyon ödevini yapardı.
    5-Edebi kişiliğinin yanında bir de sporcu yanı vardı Cemalettin’in. Futbola bayılırdı. En sevdiği futbolcu Lefter’di. Fenerbahçe taraftarı olan Cemalettin, Metin Oktay’a da büyük saygı duyardı.
    6-Ortaokulda 100 metre koşusuna katıldı. Yarışmada birinci gelen Cemalettin’e kalem hediye edildi. Böylelikle ilk dolma kalemine sahip olmuştu.
    7-Küçük kalbimdeki kuş ölen Cemalettin, Esma adlı bir üvey anneye mahkûm olmuştu. Kız kardeşlerine ve ona sürekli dayak atan Esma
    bir keresinde onu zehirlemeye kalkıştı. Yemeğine cam kırıkları karıştırdığı da bir çok kişi tarafından biliniyordu.
    8-Tarifsiz bir okurdu, ilkokul 3’te Suç ve Ceza’yı defalarca okudu. Karamazov Kardeşler’i ise tam 5 kez okumuştu.
    9-Şair henüz çocukken bir şey keşfetmişti, tüm büyük yazarlar üç ada sahipti. O da karar verdi ve ilk adını Cemal olarak kısaltacak, yanına da Süreyya’yı ekleyecekti. Daha sonra “y”lerden biri bir iddia sonucu kaybedilse de o Cemal Süreya Seber olacaktı. Bu iddia bir telefon numarasının unutulup unutulmaması üzerineydi.
    10-Mülkiye kantininde yazmaya başladığı eserleri onda ilginç bir alışkanlık doğuracaktı. Artık yazı yazarken hep gürültü arayacaktı. Sırf bu yüzden evde yazı yazarken televizyon ve radyonun sesini açmaya başladı.
    11-Kürt’tü, Dersim olayları sırasında ufacık bir çocuktu. Orada tarifsiz acılara şahit oldu.
    12-Mektup yazmaya bayılırdı, hatta o kadar ki kadınların ağzından kendi kendine mektup yazar ve postalardı.
    13-Çok kadın sevdi, bu kadınları da herkesin sevmesini isterdi. Dostları sevdiği kadını beğenmeliydi. Bu yüzden sevdiği kadını beğenmeyen arkadaşlarına küserdi.
    14-Kızı Ayçe ile sağlıklı bir ilişkisi yoktu. O kadar ki kızının nikâhına katılamadı, çünkü ona haber verilmemişti.
    15-Paris’teyken hiç görmediği Kars hakkında “Kars” adlı şiirini yazdı ve Kars’ı anlattı. Paris’te büyük bir evhama kapılmıştır. Turgut Uyar ve Edip Cansever’in onu Türkiye’de unutturmaya çalıştığı düşünmektedir.
    16-Tomris büyük bir aşktı onun için. Bu aşkın öfkesi de büyüktü, bir tartışma sonrası çok sinirlendi ve birbirlerine yolladıkları tüm mektupları yırttı. Ve bu mektuplardaki aşk günümüze ulaşamadı. Tomris’le ilişkisini bitirdikten sonra onunla gittiği hiçbir mekâna adımını atmadı.
    17-Papirüs dergisini çıkarmaya karar verdi, paraya sıkışmıştı. Bir gün yazıhanesine gelen Edip Cansever Tomris’in getirdiği bir halıyı gördü. Antikacılıkla uğraşan Edip aslında bir değeri olmayan o halıyı antikaymışçasına satın aldı. Böylelikle Papirüs’e en zarif şekilde katkı sağlıyordu.
    18-Süreyya Kapınak soyadını değiştirmeye karar vermişti, yemekli bir mecliste bu fikrini yazar ve şair arkadaşlarına açtı. Ancak çeşitli önerilerde bulunan arkadaşlarının önerilerini beğenmemişti. Aynı mecliste bulunan Cemal Süreya öne çıktı ve soyadını “Berfe” yapmasını söyledi. Bu kelimenin anlamına soran Süreyya, Cemal’den kelimenin Kürtçede “kar” anlamına geldiğini öğrendi. Cemal bu kelimeyi Ahmed Arif’ten duymuştu. Bir konuşmaları sırasında Ahmed Arif’e “Bir kızın olursa adını ne koyardın?” sorusunu sormuş ve “Berfe” karşılığını almıştı. Bu kelimeyi ve anlamını çok beğenen Süreyya Kapınak, soyadını değiştirdi. O artık Süreyya Berfe’ydi.
    19-Büyük bir futbol tutkunu olan Cemal sanatçı dostlarıyla sık sık futbol oynardı. Takımlar belliydi “Edebiyatçılar Takımı” ve “Tiyatrocular Takımı”. Bu maçların gol kralı da hiç değişmezdi. Orhan Kemal neredeyse her maç en fazla golü atan kişi olurdu.
    20-Kız çocuklarına hayran olan Cemal Süreya iki kız çocuğunun olmasını isterdi. Birine “Kelime” ötekine “Elif” adını verecekti. Olmadı…
    21-Cemal Süreya’nın mutlak doğum tarihi belirsizdi. Bu yüzden kendine her seferinde farklı bir doğum günü belirlerdi. Bu doğum günlerinden biri de 10 Ağustos’tu, yani sonradan eşi olacak Güngör Demiray’la tanıştıkları tarih.
    22-Cemal Süreya çok yoğun çalıştığı, sık sık teftiş yaptığı bir dönemde hiç berbere gidememiş ve saçı-sakalı çok fazla uzamıştır. İş yoğunluğu azalıp berbere giden Cemal Süreya’ya berberi “Abi seferden mi geliyorsun?” der. Bu sözlere çok sinirlenen Cemal Süreya, hışımla berber koltuğundan kalkar ve bir daha hiç berbere gitmez. Saçlarını bundan sonra sadece evlendiği kadınlar kesecektir.
    23-Hayatının ilk yılları sürgünün acılarıyla geçen Cemal Süreya sonraki hayatında da sürgün gibidir. Sürekli ev değiştirmek zorunda kalan Cemal, tam 29 farklı eve taşınmıştır. Bu evlerin sonuncusu Kadıköy’de “Cemal Süreya Sokağı”nda bulunmaktadır.
    24-Şiirde pek mahir olan Cemal kahvehane oyunlarına aynı derecede uzaktır. Şair arkadaşları onunla hiç poker oynayamamıştır.
    25-Şair içkiden ziyade tam bir sigara tutkunudur. Bir gün onu çorba içerken görenler büyük bir şaşkınlık yaşar. Çünkü Cemal bir kaşık çorba içtikten sonra sigarasından bir nefes çeker. Bir kaşık çorba bir nefes sigara, bir kaşık çorba bir nefes sigara…
    26-Cemalettin en çok amcasını severdi, babasından bile çok. Amcası öldüğünde cüzdanından iki kişinin fotoğrafı çıkmıştı, biri Cemalettin’e aitti. Cemalettin bu sevgiyi karşılıksız bırakmadı oğluna amcasının adı olan “Memo” ismini verdi.
    27-Kadınlara çekinmeden evlenme teklif edebilecek kadar özgüven sahibi olan Cemal’in, alışveriş sırasında bu özgüveni kaybolmaktadır. Beğendiği bir şeyin fiyatını sormaktan çekinir, çünkü fiyatını sorduğu andan itibaren o şeyi alma mecburiyeti hisseder. Bir diğer ilginç özelliği ise bir meyveyi veya sebzeyi yarım kilo alamamasıdır, çünkü bir şeyden yarım kilo alırsa satıcının kızacağını düşünür.
    28-İlk eşi Seniha ile sık sık kavga ederlerdi, bu kavgaların birinde çok fazla sinirlenen Seniha Cemal Süreya’nın bir çoğu yazar arkadaşları tarafından hediye edilen imzalı kitapların çoğunu yırttı.
    29-Zuhal’le ayrılmışlardır, Cemal başka evlilikler-aşklar yaşamıştır. Bir gün Zuhal’le görüşen Cemal, Zuhal’in biriyle evlenmek istediğini öğrenir. Zuhal kızıp kızmadığını sorar, ama alacağı yanıt bambaşkadır. Çünkü Cemal, Zuhal’in nikâh şahidi olmayı istemektedir. Zuhal şaşkınlıkla bu teklifi kabul eder, ancak bu asla gerçekleşemeyecektir. Çünkü Zuhal’in evlenmek istediği kişi kısa süre sonra hayatını kaybeder.
    30-Oğlu Memo çok fütursuzdu, babasıyla sürekli kavga eden Memo babasının en değerli kitaplarını çalıp sahaflara satardı. Cemal Süreya’nın son yıllarını çekilmez hale getiren Memo bir tartışmaları sırasında babasını ağır şekilde darp etti. Hastaneye kaldırılan Cemal Süreya hastalık ve üzüntü sonucu birkaç gün sonra hayata veda etti.
    31-Türk şiirine damgasını vuran şairin hayatı da şiiri gibi “sürreal”di. Sevdi, aşık oldu, hasret çekti, acılara katlanmaya çalıştı, çoğu kez ağladı, kıskandı ve eşsiz şiiri bunlarla doğdu. Hepsi ama hepsi bambaşkaydı…
  • çünkü yarım ve yaralı kalan bir akşam,
    yemin etmiyorum ama
    en az günlerce, günlerce kanar.
    gidilir, gelinse de gidildiği gibi değildir
    hepsi o kadar.

    |Süreyya Berfe
  • Bu yillari boşuna beklemişim günler solup giderken damlalarda,odalarda. Gençliğim göster yüzünü bana: Bakarım korkularım,kuşkularım silinir. Nedir bu kitaplar,bu şiirler Nedir kayalaşmiş sıkıntılar,uçup giden sözler? Nedir aklimın ermediği şu olup bitenler?
  • Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna."
    Nilgün Marmara

    ”Bu dünya, yoruldu mu kuşlar konsun diyedir.”
    Can Yücel

    ”Kuş ölür, sen uçuşu hatırla.”
    Furuğ Ferruhzad

    ”Bir durgun sudayız, konuşsak da / Kuş uçmuyor içimizdeki ormandan.”
    Şükrü Erbaş

    ”Seni her özlediğimde bir tanem / Kuşlara bakıyorum.”
    Behçet Necatigil

    ”Seni hep gökyüzünün önünde düşünüyorum.”
    Süreyya Berfe

    ”Hayat kısa, kuşlar uçuyor.”
    Cemal Süreya

    ”En geveze kuş ümittir. Kalbimizde hiç susmaz.”
    Cenap Şahabeddiin

    ”Ve kuşlarda kaderle uçar.”
    Cahit Zarifoğlu

    '‘Bir yastık arıyorum kuş seslerinden.”
    İbrahim Tenekeci

    ”Bir kuş kadar olamadım, iki kanat bulamadım.”
    Haydar Ergülen

    ”Kuş yemi kadar yalnızdı.”
    Turgut Uyar

    ”Kuşlar toplanmış göçüyorlar
    Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.”
    Cemal Süreya

    ”Bir kadın değilsin, bir kişi bile değilsin.
    Bir kuş olsa mavilik derdi buna.”
    Edip Cansever

    ”Ben ona dedim ki, bütün kuşlar tünedi. Göğsümdeki tek kanatsın.”
    Şükrü Erbaş

    ”Kuşlar ölürse yere düşerler, yere düşerler ve onları hep Zehra toplar.”
    Ah Muhsin Ünlü

    ”Sen hep gülerdin oysa, gülüverirdin. Bir bakardım eğilmiş su
    içiyor gamzelerinden kuşlar.”
    Didem Madak

    ”Gider kim sular fesleğenleri?
    Kuşlar nereye sığınır akşam olunca?”
    Ahmet Telli

    ”Soluğuma bir küçük kuş tünemiş. Seninse gölgen yıldız dolu gökyüzünden biçilmiş.”
    Metin Altıok

    ”Bir fırtına kuşunu sevmeliydim, seveceğime seni.”
    Sylvia Plath

    ”Çok canım sıkılıyor. Kuş vuralım istersen?
    Ülkü Tamer

    ”Ah beni vursalar bir kuş yerine.”
    Sezai Karakoç

    ”Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı.”
    Franz Kafka

    ”Yüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğime.”
    Haydar Ergülen

    ”Kuşlar gibi cıvıldar, tattırdığın acılar.”
    Cemal Süreya

    ”Kuş olsun, insan olsun. Yalnızlık sevmeyi bilmeyenlerin icadı.”
    Edip Cansever

    ”Kuşlarını alıp gidiyor gök.”
    İlhan Berk

    ”Seneler var ki, kuşlar gelmiyor.”
    Sait Faik Abasıyanıık

    ”Bir kıyısız zamana kanat vuruyor. Üzerimde uçan bütün kuşlar.”
    Şükrü Erbaş

    ”Hiçbir zaman dertsiz kalmadı gönlüm. Bir çift gözden, bir yapraktan, bir kuştan.”
    Turgut Uyar

    ”Uçan kuşlar konsun senin göğüne.”
    Murathan Mungan

    ”Kuşlarımı koymak için, bir gök resmi bulamadım.”
    Hilmi Yavuz

    ”Kuş sürülerinden oluşmuş bir duvar
    Hangi kuşu çeksem ölüyor avucumda.”
    Edip Cansever

    ”Bir kuş uyandı, derinliklerinde kalbimin.”
    Halil Cibran

    ”Keşke susmanın muhabbet kuşu olsaydım.”
    Didem Madak