Aleviler ve Ramazan BayramıKureyşan Ocağı Piri Musa Kazım Engin Aleviler'de Ramazan Bayramı çelişkisini kaleme aldı.A+A-Alevi-Bektaşi Kültür ve İnanç sisteminde Ramazan Bayramı diye bir kabul yoktur. Anadolu Alevileri olarak bizler tarihi çok iyi bilmek zorundayız.Yapılan katliamlar unutturulmaya, zulümler hafızalardan silinmeye çalışılmaktadır. Bu yüzleşmeyi aydın ve onurlu "sünni" araştırmacıların da yaptığını artık görmekteyiz. Ama bir yandan da içimizden çıkan "keklikler" nedense gerçekler orta yerde dururken koşar adım bu bayramı kutlamaya kalkışmakta ve Cem evlerimizi neredeyse minaresiz birer camiye çevirmektedirler. "Ramazan Cem'i" özellikle son 15 yılda başta Cem vakfı ve buradan yetiştirilen ve devşirilen sözüm ona "Dedeler" olmak üzere, uygulamaya konulan ve asimilasyonu hızlandıracak bir tezgâhtır. Maalesef omurgasız yöneticiler bu konuda tavır almak, ilkeli davranmak yerine hep " Vaziyeti idare etme" yoluna gittiler. Tabelasında AKD veya Pir Sultan yazan birçok kurumun "Cem evi"'nde bu uygulamalar yapılmaktadır. Bu Yol ve erkâna uymayan tavrın ilkeli ve omurgalı yöneticilerle aşılacağının bilincinde olmalıyız. Bu vesile ile içe dönük bir eleştiri ve öz eleştiri mekanizmasının da işletilmesi gereklidir. Kürsülerde en demokrat ve en sol söyleme sahip olan bir kısım yöneticilerin bu uygulamalar söz konusu olduğunda "sus-pus" olmasını, görmezden/duymazdan gelmesini hazmedenler varsa da ben bir "Pir" olarak hazmedemiyorum.Okuyan, araştıran sorumluluk duyan ve vicdani muhasebesini yapan Alevi dedeleri de bu duruma kayıtsız kalamazlar, kalmamalıdırlar.Yüzyıllar boyunca Ramazan süresince içki içmekten dolayı yargılanmış ve cezalandırılmış bir tarih önümüzde durmaktadır.Bu nedenle yaşanan acılar kadar "kanıksanmış" ve dirençle karşılanmıştır ki, yüzlerce – binlerce