Halid Ziyanın ustalık eserlerinin ilki olan Mai ve Siyah,Tanpınar'ın deyişiyle "bize esaslı bir maceramızı verir."
Kitap kahramanımız Ahmet Cemil'in yetişmesi,içinde yaşadığı ortamı,varmak istediği yer yani hayallerini ve bu hayallerin gerçekle yüz yüze geldiğinde param parça oluşunu anlatmaktadır.Kitabı okumaya başladığınızda Ahmet Cemili benimsiyor kendinizden bir parça buluyorsunuz.Çünkü o gencin içinde bizler varız.Hayatın acı gerçekleri var.
Babasını kaybettikten sonra ailesinin sorumluluğunu zayıf omuzlarında taşımak zorunda kalan Cemil hayallerinden çok farklı bir hayat ile karşı karşıya kalır.Kız kardeşi İkbalin vefatı,sevdiği kadın Lamia'nın başkasıyla evlenmesiyle hayatı alt üst olan genç uzaklara çok uzaklara gider.
Ahmet Cemil,çocukluğundan beri kurduğu hayallerine,bastığı toprak üzerinde yer arayan insandır.Hayatı pahasına yaptığı bu araştırmadan,umutsuz,ezilmiş olarak çıkıyor.
Kitabı okumaya başladığımda kendimi tam anlamıyla Servet-i Fünun döneminde hissettim dil ağırdı okurken gerçekten zorlandım.Ama o dönemi hissetmek Cemil'de kendimi bulmak güzeldi.Can yayınlarının kitabın sonuna eklediği sözlük gerçekten çok hoşuma gitti eski kelimeleri anlamlarıyla öğrenmek kitabı okurken büyük bir kolaylık oldu.