hayatımda gördüğüm en güzel ''cennet'' tanımlamasının yapıldığı film
stephen king'in okuduğum en iyi kitabı ve ayrıca en iyi filmidir..stephen king genel olarak hikayeleri ve kurguları muhteşem bir yazardır ne vasırf "karanlıktan korkuyorum patron lütfen ışığı kapatma" ve " yoruldum,patron.yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri.. insanların birbirine kötü davranmasından bıktım. her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. anlıyor musun?" replikleri için bile izleyebileceğim şaheser denebilecek film.
edit: dead man walking sahnesinin de yeri ayrıdır.. ki hiç bir zaman green mile hariç kitabları güzel bitmemiştir
Yeşil YolStephen King · Altın Kitaplar · 20219,3bin okunma
jean louise finch'in gözünden anlatılan, ırkçılığa karşı yazılmış ve yazarına pulitzer ödülü kazandırmış bir eser.
bu kitap 200-250 sayfa olsaymış değil pulitzer, nobel bile alırdı herhalde. okuması keyifli bir kitap ve filmi de kitap okudunduktan sonra izlenmeli bence. mary badham jean louise finch karakterini çok güzel canlandırmış. gregory peck'in performansı tabii ki göz ardı edilemez. film kült ve klasikler arasındadır zaten, mutlaka izlenmeli.
go set a watchman yamulmuyorsam aslında ilk kitabı. editörü harper lee'den romanı bir çocuğun gözünden anlatılacak şekilde değiştirmesini ister ve to kill a mockingbird adlı eseri yazar.
go set a watchman, to kill a mockingbird devamı olarak 2015 yılında piyasaya çıktı ve yetişkin jean louise finch gözünden anlatılır. go set a watchman okumasanız çok şey kaybetmiyeceğiniz bir kitap bence ama yinede vaktiniz var ise, kitap okumanın zararı yoktur
marquez'in, hikâyelerini sondan başlatma tekniğini, annesinin masal anlatma biçimine özenerek yaptığını öğrenmiştim geçenlerde; müthiş bir teknik gerçekten...buendia ailesinin evinin en şatafatlı, en görkemli şenliklere ev sahipliği yaptığı ve evin kalabalık sıcaklığını hissettiren sayfaları okur gibi hissediyor insan.
gabriel marquez bu kitabıyla o büyüsel gerçekliği okuyucuya öyle bir hissettiriyor ki.bence her ne kadar bu akımın öncü eserlerinden biri de olsa juan rulfo'nun (bkz: pedro paramo) sundan daha farklı, daha kolay okuyucuya geçiyor bu his.ınsanın oturduğu toprakların
altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın
insanı değildir.'
gibi enfes cümleleri ıcinde barindiran kitap.Kitabi anlamayanlar için önerim radyo tiyatrosundan dinleye bilirsiniz ..
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma