Tecrübelerime göre ve tümüyle dürüst, içten, çalışkan, dindar, ailelerine bağlı bir tür insanlardan oluşan bu toplumda geçirdiğim bunca yıla dayanarak söylüyorum, sürekli cahillik bir tür mutluluktur.
Modern teknolojilerin -BT taramaları, anjiyografi, elektron mikroskobu- bolluğuna rağmen hastalara nasıl yaklaşacağını öğrenmek sanki tıbbi bir esnaf locasında çömez olmak gibiydi.
İnternlüğüm ve asistanlığım süresince etkin tedaviye direnç gösteren, umutsuzluk nedeniyle geleceklerini ipotek altına aldıran Esther gibi hastalar benim için hep anlaşılmaz kaldılar. Ekip vizitleri süresince bu tür vakaları "dik kafalı" ve "uyumsuz" gibi yanlış tanımlayan terimlerle kılıfına uyduruyorduk bu yaftalamalar bu haftalardan daha da uzaklaşmamıza neden oluyordu.
Yaftalamalar omuzlarımızdaki sorumluluğu hastaları yüklemekte ve sadece bu hastaları sarmış olan çaresizlik duygularını daha da pekiştirmekteydi.