Ah zavallı memleket! Kendini tanımaktan adeta korkuyor. Ona "anamız" denemez, ancak "mezarımız" denir. O hale geldi ki orada hiçbir şeyin farkında olmayandan başka hiçbir şeyin gülümsediği yok; orada ahlar, iniltiler, göğü yırtan feryatlar sürüp gidiyor da orada fark edilmiyor; büyük kederler, günlük kaygılar halinde; ölüm çanı çalarken "kime" diye soran pek olmuyor; iyi insanların ömrü başlarındaki çiçeklerden önce geçiyor, solmadan ölüyor.
Bir şey kazanılmamış, her şey kaybedilmiştir, gönül rahatlığıyla olmadıktan sonra isteğimiz. Yıkıp yok ederek üzüntü içinde keyfe bakmaktansa yok ettiğimiz şey olmak daha rahat.