Kitabı az önce bitirdim ve hem şaşkın hem üzgünüm.Sondaki cümleler “ Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük,Gören körler mi,Gördüğü halde göremeyen körler.” O kadar doğru bi tespit ki.Kimse aç olmadan açlığın nasıl bir şey olduğunu, nasıl hissettirdiğini bilmeden elindekini har vurup harman savuruyor.Başına gelmedikten sonra onun için yemeğin hiç bir anlamı yok.Sadece günde üç öyün yediği besin olarak bakıyor. Tabii bu sadece yemek konusunda değil.Kitapta daha çok yemek bulma konusunda yaşadıkları sıkıntıdan bahşedilmiş.Ve kitap da noktalama işaretleri olarak nokta ve virgül kullanılmış bu bile kitabı farklılaştırıyor. Ben dahil insanlar sürekli bişeyleri elde etme peşinde ve çevremizdeki insanların aç mı tok mu nasıl yaşadığı umrumuz da değil. Ve kötülüğün kör olsan bile hala o duygunun seninle beraber olduğunu bu kitapta daha iyi anladım.(Bu cümle sizin için fazla saçma olabilir ;) )