Bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul edebilmem için huzur; değiştirebileceğim şeyleri değiştirebilmem için cesaret; farklılığı bilebilmem için bilgelik bahşet.
Zihin tamamlanmak için kişiyi devamlı olarak zorlar. Bu nedenle, kişinin içsel enerjisi, tamamlanmamış duyguları bitirme yönünde ilerler. Eğer bu durum başarılamıyorsa süreç bir travmaya dönüşür. Sonuç olarak da bu duygular çocuklara ve alt nesillere transfer edilir. Çünkü eğer transfer yapılmazsa bu durum kişide kaygı veya kendine zarar verici davranışlar ve hastalıklar şeklinde ortaya çıkabilecektir.
Dolgun yaşamak, dünyayı tümüyle değiştiremediğimiz günlerde bile günü tümüyle sahiplenmek demektir. Ve belki de en çok bu sahipleniş, yavaş ve inatçı bir biçimde, dünyayı da değiştirir. Çünkü iyi kurulmuş bir gün, ertesi güne sirayet eder; dikkat, akış ve anlamla kalınlaşan günler, bir ömür eder.
Kısacası: Gücün yeten yere dön; orayı sevgiyle işçiliğe çevir; günü kalınlaştır. Cansever’in sesi kulakta kalsın: “Siz dolgun yaşamaya bakın günleri.”
Benim Sevgili Aliye'm,
Mektubunu aldım. "Ben fena kız değilim, senin meyus olmayıp saadetin için hayatımı şimdi fedaya hazırım!" diyorsun. Aliye, bana böyle şeyler yazma... Sonra ben sana deli gibi aşık olurum. Senin ne iyi kız olduğunu biliyorum. Muhakkak ki hayatımda yaptığım ve yapabileceğim en iyi iş seninle hayatımı birleştirmek oldu.