Recep Talha Ensar

Recep Talha Ensar
@talhaensar_
Millî Türk Talebe Birliği - Şanlıurfa
Reklam
Amerikanın tüm dünyaya EGEMEN güç oluşu 2. Dünya savaşı ile başladıysa, gelecek dünyanın yeni egemen gücü de 3. Dünya savaşı ortaya çıkacaktır diyebilir miyiz hocam ?

Recep Talha Ensar

@talhaensar_
·
"İkinci Dünya Savaşı Avrupa devletlerinin zayıflayışına ve Amerikan nüfuzunun yayılışına şahit oldu. Batı dilleri yeni bir kelimeyle zenginleşti: Amerikalılaşma. 10 Artık Avrupa'nın Amerikalılaşmasından dem vuruluyordu. Ama dünyanın geri kalan bölgeleri söz konusu olunca kullanılan kelime Batılılaşma" idi. Ne var ki savaş sonrası yılları bu daha geniş tabirin de lüzumundan fazla dar olduğunu gösterdi. Topyekûn bir tabire ihtiyaç vardı, bu ihtiyacı karşılamak için modernleşme kelimesi uyduruldu. Modernleşme gerek bütün modernleşmiş ülkelerin, ister Avrupa ve Kuzey Amerika gibi Batılı olsun ister Sovyetler Birliği ve Japonya gibi Doğulu, başarıdaki benzerliklerini; gerekse modernleşmekte olan toplumların, nerede olurlarsa olsunlar, nasıl bir gelenekleri bulunursa bulunsun, amaçlarındaki benzerliği tek kelimeyle belirtiyordu. Görülen benzerliğin esası iktisadi idi. Toplumlar iktisadi başarılarının bütünü göz önünde tutularak sınıflandırılıyor, karşılaştırılıyor ve değerlendiriliyordu, tek sağlam ölçü buydu. Bu inkişafı inceleyen iktisatçılar başlıca konularının, W. Arthur Levis'in (1955) söyleyişiyle, nüfus başına düşen gelirin artışı olduğu kanaatine varınca, ileri doğru bir adım atmış oldular. Bu basit ve işlemsel tanım hem iktisadi gelişmenin özlenen sürekliliğini hem de süreklilik boyunca başarı seviyelerinin mukayeseli ölçüsünü belirtiyordu. Böylece iktisadi gelişmenin tahlilini belli bir mihraka bağlıyor ve modernleşmenin sosyal bir vetire olarak en anlaşılır tahlilini vurguluyordu.
Recep Talha Ensar isimli okura yanıt verildi
Recep Talha Ensar
@YusufBernays rica ederim ne demek
Amerikanın tüm dünyaya EGEMEN güç oluşu 2. Dünya savaşı ile başladıysa, gelecek dünyanın yeni egemen gücü de 3. Dünya savaşı ortaya çıkacaktır diyebilir miyiz hocam ?

Recep Talha Ensar

@talhaensar_
·
"İkinci Dünya Savaşı Avrupa devletlerinin zayıflayışına ve Amerikan nüfuzunun yayılışına şahit oldu. Batı dilleri yeni bir kelimeyle zenginleşti: Amerikalılaşma. 10 Artık Avrupa'nın Amerikalılaşmasından dem vuruluyordu. Ama dünyanın geri kalan bölgeleri söz konusu olunca kullanılan kelime Batılılaşma" idi. Ne var ki savaş sonrası yılları bu daha geniş tabirin de lüzumundan fazla dar olduğunu gösterdi. Topyekûn bir tabire ihtiyaç vardı, bu ihtiyacı karşılamak için modernleşme kelimesi uyduruldu. Modernleşme gerek bütün modernleşmiş ülkelerin, ister Avrupa ve Kuzey Amerika gibi Batılı olsun ister Sovyetler Birliği ve Japonya gibi Doğulu, başarıdaki benzerliklerini; gerekse modernleşmekte olan toplumların, nerede olurlarsa olsunlar, nasıl bir gelenekleri bulunursa bulunsun, amaçlarındaki benzerliği tek kelimeyle belirtiyordu. Görülen benzerliğin esası iktisadi idi. Toplumlar iktisadi başarılarının bütünü göz önünde tutularak sınıflandırılıyor, karşılaştırılıyor ve değerlendiriliyordu, tek sağlam ölçü buydu. Bu inkişafı inceleyen iktisatçılar başlıca konularının, W. Arthur Levis'in (1955) söyleyişiyle, nüfus başına düşen gelirin artışı olduğu kanaatine varınca, ileri doğru bir adım atmış oldular. Bu basit ve işlemsel tanım hem iktisadi gelişmenin özlenen sürekliliğini hem de süreklilik boyunca başarı seviyelerinin mukayeseli ölçüsünü belirtiyordu. Böylece iktisadi gelişmenin tahlilini belli bir mihraka bağlıyor ve modernleşmenin sosyal bir vetire olarak en anlaşılır tahlilini vurguluyordu.
Recep Talha Ensar
3. Bir dünya savaşı mümkün müdür bilmiyorum, zirâ savaşlar önceki dönemlerde olduğu gibi salt olarak cephe hattında gerçekleşen mücadelelerden farklı olarak günümüzde konvansiyonel olmayan biçimlerde gerçekleşmekteler. Bu açıdan bakıldığında görünürde konvansiyonel bir savaş olmasa da devletler arasında arka planda birçok savaş ve mücadele gerçekleşmektedir. Ki devletlerin ne kadarının savaşmaya hazır nitelikli orduya sahip olduğu da başka bir soru işareti. Çünkü bugün kendisini asker bir millet olarak tanımlayan Türk milletinde dahi askerliğe karşı bir ilgisizlik ve gereksizlik algısı söz konusu. Dolayısıyla dünya görünürde büyük bir savaş vermeyebilir, ancak sahip olunan nitelikli nüfus, ordu, güçlü ekonomi ve savunma sanayii diğer birçok devlet üzerinde hakimiyet kurmada her zaman olduğu gibi ana etkenler olarak yerlerini alacaklardır. Dünya Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi iki kutuplu değil artık, çok kutuplu bir dünya bizi karşılıyor. ABD'nin başını çektiği Batı, Kuzey'in hâkimi Rusya, Uzak Doğu'nun egemen gücü Çin ve yanında Kuzey kore, Ortadoğu'da ise bölgesel bir güç olma yolunda ilerleyen Türkiye ve diğer müttefik devletler. Türkiye'nin son zamanlarda dış politikada dile getirmiş olduğu ifadeler bu akışı destekler mahiyettedir.
Reklam