Ülkesinde yaşanan savaşı ve acı izlerini, şeriatın katı kurallarını, yaptırımlarını, kadınları yok sayışlarını, iki kadının acıyla, zulümle, hüzünle yoğrulmuş hikayesiyle önümüze seriyor.Şeriatın kestiği parmak bırak acıtmamayı, ülkenin sokaklarını kana boyamış.Kıtlık, savaş, ölümler, tecavüzler, işkenceler, Taliban, Raşit'le geçirilen ızdıraplı zamanlar...Tüylerinizi ürperten, kanınızı donduran, boğazını düğüm düğüm eden, bazı bölümlerinde gözlerinizi yaşartan acı ve dramın kitabı.

Aybüke Köstek, bir alıntı ekledi.
 24 May 12:25 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Babam herkese benim"şahane gülüşümü ve kahkahamı" anlatıp övünürdü.Şimdi annemle dertleşiyordu. "O güzel,orantılı yüz,o pırıl pırıl yüz gitmiş.Gülümsemesini ve kahkasını kaybetmiş.Taliban çok zalim;onun gülümsemesini çaldılar," diye ekliyordu."Bir insana gözlerini ya da ciğerlerini verebilirsin ama gülümsemesini veremezsin."

Ben, Malala, Chiristina Lamb (Sayfa 359)Ben, Malala, Chiristina Lamb (Sayfa 359)
ismail salcan, Uçurtma Avcısı'ı inceledi.
24 May 11:46 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Muhteşem bir eser öncelikle.
Bu kitap vasıtasıyla buradan ırkçılığa lanet okumak istiyorum. Hangi insan bir başka insandan üstün olabilir ki ? Bir tek üstünlük benim görüşüm iyilik ve takva da vardır. Bu da ne güzel bir üstünlüktür.
Taliban hakkında sadece haberlerden duyduğum ikiz kuleler saldırısı ve terörist eylemler dışında iğrenmeme ve tepkime neden olabilecek ayrıntılar dikkat çekiciydi. Yazar birazda sanki Amerikan rüyasina gönül vermis gibi şahsi fikrim bilgisi olan arkadaşlardan yorum bekliyorum. Yazarla yolumuz ilk kez kesişti. Ben genel olarak kalemini, akıcılıgını sevdim.
Gözümden usul usul yaşların vadiye akan bir şelaleye dönüşmesine kadar götürdü. Sonunda "Senin için bin tane olsa yakalarım" cümlesi beni benden aldı. Eser Afgan halkını tanımama kültürüne ve yaşayışına karşı bilgi edinmeme vesile oldu.

Kitap oldukça akıcı. İnsanı sıkmayan bir anlatımı var. Romanda aynı zamanda bazı gerçeklere de (Afganistan ve Taliban gibi) değinilmesi o dönem hakkında bilgi veriyor. Tekrar tekrar okunsa da insanı sıkmayacak bir eser bence.

illustrator, bir alıntı ekledi.
18 May 21:50 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

"Yaa," dedi Tarık. "Flamingolar."
Taliban resimleri bulunca, diye sürdürdü anlatmayı, kuşların uzun, çıplak bacaklarına bozulmuş. Kuzenin ayaklarını bağlayıp falakaya yatırmış, kan revan içinde bırakmış, sonra da bir seçenek sunmuşlar: Ya resimleri yok edeceksin ya da flamingoları edepli bir hale getireceksin. Bunun üzerine kuzen eline fırçasını almış, kuşlara, her birine, tek tek pantolon giydirmiş.

"Al sana müslüman flamingo," dedi Tarık.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 391 - Everest)Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 391 - Everest)

-sen hangi grubu temsilen burdasın ya ahi (oh brother)
- hizbullah.
-maşallah. Ya sen?
- Taliban.
- barekallah. Sen?
- el- kaide.
- elhamdülillah. Sen?
- boko haram.
- illalah. Sen?
- islami cihad.
- sübhanallah. Sen?
- daeş.
- allah allah.
( şu orta doğu' da dürüst bir siyaset güden bir devlet söyleyin. Hangi ülke ulusal çıkarlarını her şeyin üstünde tutmuyor. Bu kadar yanlışın içinde, bu kadar düzenbaz işlerin içinde taşların yerine oturmasını beklemek saflık olur, cahillik olur. En masum siyaseti çocuklar yapıyor, bunu da ölerek yapıyorlar.
Mehdi ergül)
- Hibrit hikâyeler-

Aybüke Köstek, bir alıntı ekledi.
12 May 13:30 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Okulun yeniden açılacağına inanıyorduk. Taliban kalemlerimizi ve kitaplarımızı alabilirdi ama beyinlerimizi düşünmekten alıkoyamazdı.

Ben, Malala, Malala Yusufzay (Sayfa 185 - Epsilon)Ben, Malala, Malala Yusufzay (Sayfa 185 - Epsilon)

Fakat artık umut yok. Güvensizlik yüzünden hayat, Taliban zamanından bile daha zor artık. Çocuklarımı yürüyüşe çıkartmaya tenezzül bile etmiyorum. Beş çocuğum var ve zamanlarının çoğunu eve mahkum geçiriyorlar. Her sabah işe giderken ya da her akşam eve dönerken aklımda yalnızca bubi tuzaklı olabilecek arabalar ya da kalabalığın içinden çıkabilecek bombalı intihar saldırganları var. Risk alamıyorum, bu yüzden de dışarı çıkmıyoruz. Meslektaşım ve dostum Sardar’ın; karısı, kızı ve oğluyla, tatildeyken bir otelde öldürüldüklerini ve yalnızca küçük oğlunun -bir şekilde- sağ çıktığını tüm detaylarıyla hatırlıyorum.

Daha önce hayatı, böylesine geleceğe dair hiçbir umut kalmamış bir şekilde hissetmedim ve çıkış yolu göremiyorum. Zaman, kaygı zamanı...
http://t24.com.tr/...-kaygi-zamani,617704

figen karakaya, Daha'yı inceledi.
 23 Nis 14:48 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 6/10 puan

Hakan gündayın okuduğum ikinci kitabı okuduğum az kitabından sonra beklentilerimi çok karşılamamış olsa da okunmaya değerdi. Gâza. Ahadın oğlu Gâza. Daha 9 yaşındayken hayatın en kötü, en iğreti yanlarını babasından öğrenmeye başlamış bir çocuk. Babası Ahad Taliban örgütünden korkup kaçan mültecilerin saklanmasında bir araç. Ve oğlu Gâzanın kendisine yardımcı olmasını istiyor. Gâzada öyle yapıyor. (Hatta bu yüzden Gâza çok başarılı olduğu okulu da bırakıyor) Bu işin içinde bir çok yanlışa göz yumduğu gibi kendisi de bir çok yanlış yapıyor. Bir afganlı olan Cumanın ölmesine sebep olmak, bir dolu afgan mülteciyi suda boğmaya teşebbüs etmek, gözüne kestirdiği kızlara tecavüz etmek... Ve en önemlisi de bir deney yapmak için 33 kişilik afgan mültecileri gerek birbirine düşürmek gerek onları aralarından birini öldürecek cesareti vermek... Zaten kitapta en ilgimi çeken yer burasıydı. Kitap ortalarında bir kaza sonucu 13 gün boyunca ceset yığınının arasında olmak zorunda olan Gâza bunun sonunda çok etkilenmiş gibi görünmese de bir kaç sene sonra ruh sağlığı bozulacaktır. Ve ölene kadar da kendiyle problemler yaşayacaktır. Evet kitap çok fazla olayı birbiri üstüne vermiş bu yüzden akıcı bir anlatım sağlanmıştır. Devletle birey arasındaki ilişkilere de değinilmiş. Kitap bir kişinin yaşadığı şeylerden sonra ki o buhranı gerçekten güzel incelemiş.

İlk bakışta kitabın, Taliban (Türkçesiyle: öğrenciler) Örgütü'nü tanım olarak anlattığı düşünülebilir. Fakat aslında kitap, Taliban'ın İslam tarihindeki hangi gruplarla benzeştiğini irdeliyor. Şahsen de katıldığım fikre göre Taliban, ehl-i sünnet grubunun içinde yer alır. Fakat yazar buna karşı çıkarak onların aslında Hariciler ile benzer olduğunu vurguluyor. İslamın özünde şiddetin olmadığını savunuyor. Yazarın bu savunmasını anlaşılır kabul etmekle birlikte, İslam tarihi boyunca sevilmeyen her türlü gruba "Harici" damgası yapıştırmak da bir gelenek haline dönüşmüştür. Kitabın savunması genel hatlarıyla itikat, politik tarih ve hadisler üzerinden iletilen beyanları kapsamaktadır. Taliban'ı anlamak üzere bu kitabı almanızı tavsiye edemiyorum.