• 405 syf.
    Afganistan deyince aklımıza ilk gelenler; Usame Bin Ladin, Taliban, Sovyet İşgali, ABD'nin düzenlediği operasyon, savaş, kan gibi şeylerdir. Peki Afgan kadınları? Yazar, insanların bu listesine Afgan kadınlarınin yaşadıklarını da eklemek istemiş.

    Kitapta, ırkı nedeniyle horlanan kadınlara, evlilik dışı ilişki sonucunda dünyaya geldiği için evlat yerine konmayan küçük kızlara, bu küçük yaştaki kızların dedesi yaşındaki adamlarla evlendirilisine, bir eş olarak değil bir delik olarak görülen kadınlara, sokağa elbise olduğu söylenen ama aslında bir 'kefen' olan burka ile sokakta hayalet gibi dolaştırılan kadınlara, sanki çocuk yapmak biyolojik olarak sadece kendisinin elindeymis gibi çocuk doğuramayinca horlanan kadınlara, kız çocuk doğurunca yine horlanan kadınlara, bu ikisinden dolayi veya erkeğin sehvetinden dolayi üzerine iki,üç kadın daha alınan kadınlara; erkeğin gözüne dahi bakması, sokağa erkeksiz çıkması, kendi başına seyahat etmesi, istediği gibi giyinmesi, makyaj yapmasi, 'namahrem' erkeklerle konuşması hatta aynı ortamda dahi bulunması, boşanmak istemesi, kocasına sesini dahi yukseltmesi, çalışmasi yasak olan kadınlara tanık oluyoruz.

    Taliban'ın şeriata dayalı yönetiminden önceki kısmen özgür olan kadınlar, Taliban ile beraber insan yerine konmamaya başlanıyor. Kadın seks yapılan, çocuk doğuran, yemek yapan, bir cisim adeta ! Çocuk dogurursa bir nebze kocasının gözünde değeri artabilir. Ama erkek çocuk dogurursa. Kız çocuğa kim bakacak, yarın bir gün büyüyecek onun namusu kirlenmesin diye peşinden koş bir de, olur mu hiç (!)

    Kitabı okurken Meryem, Leyla karakterlerinin gözünden verilen Taliban'ın şeriatinin egemen olduğu Afganistan'da hayatın içinde işte bunlar var.

    Kitap hakkında elestirecegim noktalar var. Bunlardan birisi, kitaptaki ajitasyon dilinin çok yapay durmasıdır. Yazar, vermek istediği mesaja çok odaklanmış ve sanırım aşırı duygusal davranıp bu mesajı adeta 'bakın burada duygulanacaksiniz' dermiş gibi yapmış. En azından okurken bende böyle bir hissiyat uyandı. Diğer bir nokta, kötü karakterlerin çok aşırı kötü olarak işlenmeleridir. Bunun sebebini de verilmek istenen mesajın vurgulanmak istenmesine bağlıyorum. Aşırı kötü karakterimiz olur da melek yüzlü, beyaz sakallı iyi mi iyi yaşlı bir hocamız olmadan da olmazdı tabiki.

    Verilmek istenen mesajından dolayi genel olarak beğendiğim; yer yer beni etkileyen ancak eleştirdiğim hususlardan ötürü çok begenemedigim ve beni içine çok çekemeyen bir eser oldu.

    Keyifli okumalar.