Aziz Nesin'den okuduğum ilk kitabın incelemesini yazmasam olmazdı.
Zeynep ve Ahmet beşinci sınıfa giden iki arkadaş. Zeynep'in ailesinin işi nedeniyle Ankara'ya taşınmışlar ve bu ayrılık mektuplaşmalarına neden olmuş. Romanın kurgusu bu şekilde ilerliyor; akıcı olduğu bir gerçek.
Başlarda güzel ilerlese de, Hikmet olayında garipsediğim bir yazım dili vardı. Cinsiyetsizliği normalleştirmek ister gibiydi yazar. Zeynep'in "Hikmet'e ilgim arttı." cümlesi benim için kabul edilemezdi. Aziz Nesin gibi bir yazarın kurduğu cümleyi bilinçsizce kurmadığını -az çok- biliriz. Bu tür ifadeleri kurmaması gerekirdi. Romanın devamında Ahmet'in, "Hikmet'i merak ediyorum. Ondan haber aldın mı yazarsın." gibisinden kurduğu kelimelerle bilinçaltını zehirlemeye gerek yok.
Ayrıca romanda yazılan mektupların Türkiye'deki toplumun çok az bir kısmını yansıttığını düşünüyorum. Roman Atatürk'çü kesimin okuması için yazılmış. Muhafazakar kesime hitap etmiyor. İçinde ders çıkarılacak yer olmaması mümkün değil fakat konu çocuklar olunca... Bu roman bizim toplumun yüzde yirmisini yansıtıyor diyebilirim.
Akıcı olduğunu söylemiştim. Bazı sayfalarda güldürdüğünü de söylemeliyim.
Her insanın hayata bakış açısı farklıdır. Herkes istediği gibi eleştirebilir fakat saygı çerçevesinde..
Keyifli okumalar dilerim.
Hey Gemini Aziz Nesin'in şimdiki çocuklar harika romanında Zeynep karakteri Ankara'ya mı taşınıyor?
Evet, romandaki Zeynep karakteri, ailesinin işi nedeniyle Ankara'ya taşınıyor. Bu yüzden de Ahmet'le mektuplaşmaya başlıyorlar.
Dediğiniz doğru:)
Gabriel Garcia Marquez, Latin Amerika edebiyatının bilindiği üzere en bilinen kalemlerinden biridir. Nobel ödülü de vardır. Lakabı Gabo dur. Aynı zamanda oyun yazarlığı, hikaye yazarlığı, siyasi aktivist, gazeteci
Gecegezen Kızlar, Tomris Uyar'ın ilk okuduğum kitabı oldu. İlk sayfalardan itibaren bakış açışı, ifade ediş biçimi etkisi altına aldı. Dikkatle okunması gereken bir kitap çünkü çok fazla metafor ve gönderme var. Gecegezen kızlar dendiğinde aklıma ilk gelen hayatkadınlarıyla ilgili bir konuydu. Öyküyü okuyunca gecegezen kızlarla gündüz yoğun bir işte çalışıp sadece geceleri kendine kitaplarla ve hayalgücüyle özgürlük ortamı yaratabilen kadınları kastettiğini anladım. Bu müthiş bir betimleme aslında..çok etkilendim, hayran kaldım bu beyne ve kaleme..Yalnızağaç Durağı adlı öykü beni oldukça etkiledi. Sonsuza Dönüş öyküsü ise Türk edebiyatı klasiklerine yaptığı gönderme ve taşlamalarla oldukça ilginçti.
Storytel’de öyküleri var Tilbe Saran seslendirmiş, güzel bir yere sabah yürüyüşüne gittiğinde, mevsim de böyle ne üşütsün ne yaksın, tak kulaklığını ve dinle. Tomris kalemiyle, Tilbe sesiyle resmen ruhuma dokunuyor ve hayatı anlamlı hale getiriyor
En beğendiğim kitabı olmadı, tekrara düşerek uzatılmış bazı yerler..bazı yerlerde de ilgisi olmayan detaylar var gibi geldi. Ama genel olarak değindiği konular anlamlı elbette..konuşulması ve farkındalık edinilmesi gereken konular..