hiçbir şey anlamıyorum, bilmiyorum, yapmıyorum, işe yaramamaktan tükeniyorum. Günlerce hiçbir şey yaşamıyorum, tanıdık bir yüz görmüyorum; binlerce insanın arasında yapayalnız olmanın ne anlama geldiğini bilemezsin.
Sayfa 44 - Kültür yayınlarıKitabı okudu
Tren Sesi
Garîbim; Ne bir güzel var avutacak gönlümü, Bu şehirde, Ne de bir tanıdık çehre; Bir tren sesi duymaya göreyim, İki gözüm, İki çeşme. STS
Reklam
Tanıdık hiçbir şey, hiç kimse kalmamış gibi. Her şey, önceki haline geri dönemeyecek şekilde farklıydı.
Sayfa 98 - İthaki YayıneviKitabı okudu
Ders
İlk dersim bu. Görünenlerin pürüzsüz, tanıdık yüzü altında, dünyayı ikiye ayırmak üzere bekleyen bir başka yüz vardır.
Tanıdık Geldi
Sağdan soldan toparladığı iyisinden, kötüsünden türlü kitaplar okuyor ve sadece yemek yemek veya kestirmek için ara veriyordu.
Sayfa 71 - Aylak Adam YayınlarıKitabı okudu
Hangi zaman? Tanıdık bir zaman...
O zaman böyle bir zamanmış. Kimse kimseye acımaz, insan insanı öldürürmüş.
Reklam
1,000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.