İstanbul - Üç Şehrin Hikayesi’adlı bu Eserde Osmanlı Fatihi Sultan II.Mehmed’din bize Emanet ettiği Mihenk Taşı İstanbul’un asırlardır elden ele geçmeşi yükselen ve çöken imparatorluklar ilk
J. R. R. Tolkien gibi bir yazar ve bu hikaye sonu gelmez bir başyapıt. Yazıldığı dönmezen bu yana 50 senelik bir macerası oldu ve yüzük ailesinin severek okuduğu bir roman ola gelmiş. Hikayenin başlıca öne çıkan çok geçmiş yıllarda henüz Sauron bir genç ve idealist biri olarak öne çıkar gel git zaman derken hikaye açılıyor bir çok bölümün sonunu getiremeden vefatı geldi yazarın ve oğlu
Christopher Tolkien bu hikayelere el attıysada babasının zihnini çözebildiği kadar basım yaptı ve güzel hikayelerle bizi kavuşturdu. Zaman asla durdurulamaz ve ölüm gelip oğlunu da buldu ki yazılanlar yazıldı hikaye henüz eskiye göre tamamlanmasada bu haliyle 100 yılın en iyi kurgu hikayesi. Okuyun, okutturun, iyi okumalar.
Franz Kafka’nın okuduğum bu ilk kitabı beni pek etkilemedi.
Çok okunmuş olması beğenilmesi herkesin beğenebileceği anlamına gelmez evet ama denemekten zarar gelmez. Dönüşüm den kastı bir Böcek olması tuhaf geldi bana acıları, korkuları beni derinden etkileri fiziksel olarak bir sabah uyanıp böcek olduğunuzu görmeniz belirli bir süre sonra son nefesinizi babanızın attığı bir elma yarısı yüzünden almakta acı bir durum. Aile gayet mutlu bir şekilde hayatına devam ediyor olması gereken bu kitap beni pek etkilemedi. Okuyun, okutturun, iyi okumalar.
Kitap hakkın da söyleyecek pek bişey yok aslında. Çocuk romanı diyebiliceğimiz bir tür kötü değil ama çok ilgimi çekmedi yinede güzel bir ada hikayesi diyebiliriz. Okuyun, okutturun, iyi okumalar.
Pek etkileyici bir aşk hikayesi değil. Olağan yaşantımızda normal olan bir aşk ve arzu isteği sonucu 2 evli insan birbirinizi seviyor ve istiyor. Şu zamanda bile bu tip aşklar var yaşanıyor bazıları sahte olabilir ama gerçek olanlarda tabiki var. Savaş zamanına biraz vurgu yapılmış başka bir detay yok. Okuyun, okutturun, iyi okumalar.