• Kurumsal Sufiliğin oluşumu, tarikatın tam olarak gelişimiyle tamamlanıyordu. Sufilik, evliyâ yada Tanrı dostları çevresinde halk inancının gelişmesiyle, toplumda daha derin kurumsal kökler salıyordu. “Ideolojik ve töresel bir bileşim" olarak tanımlanan evliyâ inancasının “bir dini birlik türü” olarak tarîkattan çözümsel bakımdan ayrı tutulması gerekiyor ise de iki olgu arasındaki düşünsel ve eylemsel ortaklık dikkate deger. Bu çalışma açısından önemli olan ise evliya inancasının Sufi düşünce ve uygulamalarının, kabul edildiği gibi değişikliğe uğramış bir biçimde yayılması için verimli alan olduğudur. Evliyâ inancasının ermişlik (velâyet), ve toplu zikir veya semâ gibi bütün ideolojik öğesi SufiIikten alınmıştır. Öteki yapıcı öğelerin, özellikle ziyaretin (türbe ve benzeri kutsal yerleri görmeye gitmenin) kökenleri gerçek Sufiliğin dışındadır.

    Evliya inancasının karışık tarihi hâlâ yazılmadan duruyor. Ancak geniş bir alanda yayılmasının onikinci-onüçüncü yüzyıllarda Sufi tarikatlarının kurulmasıyla birlikte olduğu kesin. Bu iki süreç arasındaki ilişkinin gerçek doğası ne olursa olsun birbirleriyle yakından sarmaş dolaş olduklarında bir kuşku yok. Süfizm evliya inancasının dayanağını sağlıyor, inanca ise tarikatların bütün toplumsal katmanlarda yerleşmesini sağlama alıyordu. Tarikat ve ermiş inancası aynı madalyonun iki yarısı gibi işlev görmeye başlıyordu.
  • 512 syf.
    ·68 günde·Beğendi·10/10
    Mektûbat Tercemesi

    971 [m.1563] de doğan ve 1034 [m.1624] de vefât eden, ikinci bin yılın müceddîdi, İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendi hazretleri, Kur’ân-ı kerîm ve Hadîs-i Şerîflerden sonra, en kıymetli üçüncü kitâb olan (MEKTÛBÂT) kitâbını yazmışdır. İnsanoğlunun rûhî hastalıklarının tedâvî yollarını göstermiş, islâm dînine nasıl inanılacağı, ibâdetlerin ehemmiyyeti, Evliyâlık, Resûlullahın güzel ahlâkı, islâmiyyet, tarîkat ve hakîkatin ayrı ayrı şeyler olmadıklarını îzâh etmişdir. Üç cild ve aslı fârisî olan mektûbât kitâbında (536) mektûb vardır.