• 1. Tasavvuf, insana ruhi bir yükselme sağladığı halde, mistisizmde gelip geçici hazlar vardır.
    2. Mistisizm’de ıstırap önem taşıdığı halde tasavvufta ıstırabın özel bir yeri yoktur.
    3. Tasavvufta terbiye metodları ferdlerin karakter yapılarına göre farklılık arzettiği halde, mistisizmde bu farklılık ve zenginlik yoktur.
    4. Tasavvufta manevi yükseliş için ferdi gayret esas olduğu halde mistisizmde değildir.
    5. Mistik sadece vecd ehli olduğu halde, sufi hem vecd ehli hem de ilim talibidir.
    6. Tasavvufta zikir ve şeyh ile birlikte bulunmak (sohbet) esastır. Mistisizmde böyle bir esas yoktur.
    7. Mistisizm, ruhun cesede hakimiyetini sağlama ameliyyesidir. Tasavvuf ise ruhun arıtılıp Hakk’a vuslata erdirilmesidir.
  • - "Mistisizmi karakterize eden iki şey vardır: pasiflik ve metot yokluğu. Mistisizm pasif, tasavvuf aktiftir. Mistisizmde kişi kendine gelen şeyi (keşf ve ilham) sadece kabul etmek durumundadır. Herhangi bir çalışmaya veya gayrete ihtiyaç yoktur. Kişinin mistik olması için istidat yeterlidir. Tasavvufi tarikte ise her şeyin tahkik ve tahakkuku için teşebbüs ve gayret şarttır. İstidat tek başına yeterli değildir. Bu ferdin kendi imkânlarını aşmak hududuna kadar ulaşır.
    Mistisizmdeki metot yoksunluğu da onu tasavvuftan ayırır. Kişi için asıl tehlike de buradadır Guénon’a göre. İnsanın bu tesirler arasında bir tefrik yapabileceği doktriner bir hazırlığı ve bilgisi yoktur..."
  • İlahî aşkı İsa’nın şahsında insan ve eşya imajıyla canlandıran Hristiyan mistisizmi ile Allah'ı tenzihte sonsuz bir tecrid düşüncesiyle mücerredden mücerrede sıçrayan İslâm tasavvufu arasında bir benzerlik kurmak elbette mümkün değildir.62

    Mistisizim, bazı müşteriklerin İslâm tasavvufuna yakıştırmak istedikleri bir sapıklıktır. İster Katolik prensiplerinden, ister Descartes’in düalizminden kaynaklansın, Batı düşüncesi ruh ve vücut ikiliğine dayanır; tevhidi tensiye eder, hata teslîse götürür. Analitik düşünce tarzı sentetik bir metod olmaktan ziyade, bir gaye haline gelmiştir. Aşk, mutlak olmaktan çıkmış, parçalanmış, didik didik edilmiştir.

    Hristiyan mistisizminin mutlak aşkı, İsa’nın şahsında, kadın bedeninde, resimlerde, heykellerde çeşitli görüntülerle sergilenmesi, neticede onu nefsani bir aşk çarşısına dönüştürmüş ve bugünkü ruh perişanlığında sürüklenmiştir. Mistisizm, her safhada başka bir putla karşılaşmanın, her basamakta bir başka puta tapınmanın adıdır, İnsanların günahını bir başka insa'na çıkartan bir mistisizmle günah işlememek için nefisle cihadı şart koşan tasavvufu bir tutmak mantık tembelliğine delalet eder.

    Budizm, Mazdekçilik ve Neoplatonizm fikirlerini tasavvufun kaynağı olara görmek veya tasavvufun bu fikirlerden etkilendiğini iddia etmek de doğru değildir. Nitekim bugünkü Marksizm veya sosyalizm cereyanlarını, İslâm’ın özü ve prensipleriyle bağdaştırma gayretleri, karşılıklı etkileşme ve yakınlaştırma iddiaları ne kadar gerçek dışı ve geçersizse, dünkü Yunan, Hint, İran ve İskenderiye kaynaklı fikirlerin de tasavvufla alâka derecesi 0 kadar tutarsızdır.
    -----------

    62. Tasavvuf ile Misitisizm arasındaki farkı en açık şekli le anlatan Rene Guenon (Abdulvahid Yahya) olmuştur. 1 Ekim 1981 tari li Kubbealtı mecmuasında, Mustafa Tahralının Rene Guenon’un eserlerinden derlediği makalesine başvurabilirsiniz.