• İsterlerse tavuklardan alçağa da inebilirler kartallar
    Ama tavuklar bulutlara yükselemezler hiç...
    Anton Pavloviç Çehov
  • “Babacım bilesin, bu oğlun kardeşlerinden farklı bir yumurtadan çıktı. Dilersen beni tavuklar tarafından büyütülen bir ördek yavrusu say. Emin ol şu ömrümü kümeste geçirmeyeceğim. Sizin içine girmeye korktuğunuz suda ben can buluyorum. Zira sizin aksinize ben yüzebiliyorum. Benim meskenim ummanlar. Benimleyseniz, siz de ummana dalın. Yok değilseniz, karışmayın ve kümesinizde kalın.”
  • Günaydın tavuklar, horozlar
    Artık memnunum yaşamaktan
    Sabah erkenden kalktığım zaman
    Siz varsınız;
    Gündüz, işim var, arkadaşlarım,
    Gece, yıldızlar var, karım var,
    Günaydın tavuklar, horozlar.
    -Necati Cumalı
  • Birazdan butun tavuklar uyuyacak ve ibibiksiz horozlar bas gosterecekler.
  • ABD’de bir askeri okul.. Sınıfta hocayı beklerken ışıklar kapanmış ve bir çizgi film gösterilmeye başlanmış. Filmin adı: ‘Küçük Tavuk’;

    Bir kümes var. Kümeste birçok tavuk ile genç ve küçük horozlar, bir de kümesin yaşlı ve büyük horozu bulunuyor. Kümesin etrafında da bir tilki dolaşıyor.

    Yaşlı ve büyük horoz, tilki içeri girmesin diye kümesin kapısını sıkı sıkıya kapatmış, tavukları dışarı bırakmıyor. Dışarı çıkamadıkları için doğru dürüst yemlenemeyen tavuklar da zayıf ve küçük kalıyor. Yaşlı ve büyük horoz ise dışarı bırakmadığı tavuklara, ölmeyecek kadar mısır tanesi dağıtarak yaşamalarını sağlıyor.

    Kümese giremeyen tilki, bunun üzerine kümesin tellerinde küçük bir delik açarak küçük ve genç bir horoza sesleniyor ve ona biraz mısır veriyor. Mısırı yiyen küçük ve genç horoz, her gün gelip tilkiden mısır alıyor. Bir süre sonra tilki, küçük ve genç horoza tek başına yiyebileceğinden fazla mısır verince, genç horoz hem kendisi yiyor, hem de diğer tavuklara mısır dağıtıyor.

    Böylece yavaş yavaş, yaşlı ve büyük horozun kümesteki gücü kırılıyor. Horozun etrafındaki tavuklar azalmaya başlıyorlar. Artık popüler olan ve irileşen genç horozun etrafında ise tavuklar toplanıyor.

    Bu aşamada tilki, kümesin kapısının önüne mısır bırakıyor. Kümeste bir tartışma çıkıyor: ‘Kapıyı açalım mı açmayalım mı?’ diye. Sonunda korkarak kapıyı açıyorlar ve kafalarını dışarı uzatıp, yemlenerek hemen geri çekiyorlar.

    Bir süre böyle devam ediyor. Hiçbir şey olmuyor. Kümesteki tavuklar rahatlıyor. Korkuları azalıyor.. Zamanla hepten korkusuz olan tavuklar, genç ve artık güçlü horozun öncülüğünde dışarı çıkıyor ve rahat rahat yemleniyor. Kümesteki her tavuk semiriyor.

    Nihayet bir gece tilki, kümesin kapısından kendi mağarasına kadar mısır tanelerini döküyor. Sabah kümesten çıkan ve korkusuzca yemlenen tavuklar, yemlene yemlene mağaraya kadar gidiyorlar. Sonrasındaysa mağaraya giriyorlar.

    Onları içeride bekleyen tilki ise bütün kümes mağaraya girince, mağaranın kapısını kapatıyor..

    Çizgi film burada bitmiş. Işıklar yanmış ve dersin hocası kürsüye çıkarak, ‘İşte Üçüncü Dünya Ülkeleri böyle yönetilir.’ diyerek derse başlamış..

    … Ulusların gerçek dostları var mı?
    … Yoksa var olan sadece çıkarlar mı?

    …..

    İllüstrasyon: Pawel Kuczynski
  • Yine Kürtçe ıslık çaldığı için soruşturma açan ırkçı savcının ''ne Kürtçesi Kürtçe diye bir dil yoktur toplasan 30 kelime anca vardır'' sözüne Musa Anter ;
    ''Savcı Bey, bir tavuğun bile 30 çeşit gıdaklaması vardır. Siz nasıl koskoca bir halkın dilinin 30 kelime olduğunu söylersiniz! '' cevabını vermiştir.

    Musa Anter'in yazdğı Kürtçe şiiri "Qimil / Kımıl" sebebiyle mahkeme salonunda Musa Anter'e Hakim “Ne diye Kürtçe yazıyorsunuz?” sorusuna Musa Anter:

    “İstanbul’da Yahudiler,
    Rumlar ve Ermeniler gazete çıkarıyor. Ayrıca İngilizce ve Fransızca da gazeteler çıkıyor. Ben Kürtçe yazıyorum diye ne olacak?”Yargıç, “Efendim, onlar azınlık” diye cevap verir.

    Bunun üzerine Musa Anter şöyle der:

    “Yani bir memlekette azınlık, çoğunluktan daha mı üstündür? Eğer bir azınlık kadar hakkım yoksa ben böyle çoğunluğu ne yapayım? Lütfen karar verin ve beni de azınlık kabul edin!”



    Yine Kürtçe Yazısından dolayı kendisini yargılayan hakime :



    “Sayın hakim; Kürt olmayı ben seçmedim, gücünüz yetiyorsa beni Kürt olarak yaratanı yargılayın." meşhur cevabı vermiştir.



    Ayrıca Musa Anter Kürtler arasındaki çekişmeler için "Kafesteki tavuklar birbirini öldürür, dışarı çıkınca başına geleceklerden habersizlerdir" sözlerini de kullanmıştır.
  • "Tavuskuşu gibi süslenmek isteyen bir tavuk bize gülünç görünür ve deli duygusu verir. Fakat doğada böyle aptal tavuklar yoktur. Gariptir ki bu gibi haller sadece insanlarda gözükmektedir. Bu gibi kişiler yabancı dillerden ne kadar çok sözcük kullanırlarsa kendilerini o kadar 'kibar ve aydın' sayarlar."
    Ord. Prof. Gerhard Kessler