Vahşi kişilikler, daha asil hislerin uyanışıyla yumuşadı ve çağlar süren bir sürecin sonunda, akılsız hayvanın kaba dövüşmeleri, günümüzün “medeni harbine” dönüştü. Bu harpte taraflar el sıkışır, dostane bir havada sohbet eder, purolarını içerlerken en ufak bir sinyalde ölümcül bir çatışmaya girmeye hazırdırlar. Kötümserler diledikleri gibi konuşsunlar; bu, muhteşem bir ilerlemenin mutlak kanıtıdır.
"Keşke beni bekleyebilseniz".
"On yıl mı?"
"On yıl sonra ben de yirmi-dördümde olurum".
"Ama, ben de o zaman otuz-dördümde olacağım. Çok değişik bir insan olabilirim".
"Olsun".
"Olmayacak duaya amin demek gibi bir şey bu..."