Aramızdaki En Kısa Mesafe’nin okuyucu incelemelerine baktığımda bütün eleştirilerin olumlu ve hayranlık içerdiğini fark ettim. Bu
durum beni hayli şaşırttı. Herkesin bu kadar beğendiği kitap için aynı düşünceleri paylaşmadım ne yazık ki. Sadece benim böyle düşündüğümü görmek de beni hayli şaşırttı. Çok iyi bir öykü okuru olduğumu iddia etmesem de öykü edebiyat alanında en sevdiğim türdür. Bu sebeple belirtmem gerekiyor ki, bence, Aramızdaki En Kısa Mesafe dönemine ait öykülerden geride. Öykülerin sevdiğim bir özelliği günlük hayatta karşılaştığımız olayların ya da tutumların düşünmediğimiz, fark etmediğimiz yanlarını çarpıcı anlatmalarıdır. Mesela yolun sağında duran erik ağacı normal şartlarda ilgimi çekmez ama bir öyküde anlatılan erik ağacı sonrası yollardaki erik ağaçlarını izlerim. Ancak bu öykü kitabından sonra böyle bir farkındalık ve mutluluk yaşamadım. Maalesef öyküler hayli kısa, olayları hızlı ve yavan anlatımlı. Oysa öyküler için seçilen olaylar hayli ilgi çekici şekilde anlatılabilirdi. Bu kitap Barış Bıçakçı’nın okuduğum ilk kitabıydı umarım diğer kitaplarında daha farklı düşünmeye başlayabilirim.
Okuyacaklara iyi okumalar dilerim şimdiden.