Meçhul

Meçhul
@tek1bilinc
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mutlak Olan'dan İnsanlığın Yüce Amacına:
Mutlak Olan'dan İnsanlığın Yüce Amacına: Varoluşa Dair Bir Tefekkür Yazan: Cevat ORHAN İnsanın Manevi Yolculuğu: Ahsen-i Takvîm'e Yükseliş Bu varoluş serüveninde insana özel bir rol biçilmiştir. Kur'an-ı Kerim, insanı "ahsen-i takvîm" (en güzel biçimde) yarattığını belirtir. Ancak bu hikmet, ruhun yaratılış anına kadar uzanır. Ruhlar yaratılış itibarıyla cinsiyetsizdir. Tüm ruhlar yaratıldığında, O'nun Rabbimiz olduğunu istisnasız bir şekilde benimsemişlerdir. Kur'an'ın ifadesiyle, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" sorusuna tüm ruhlar "Evet" cevabını vermiştir. Bu, insanın ruhunda zaten var olan, yaratılış gayesiyle uyumlu temel bir gerçeği barındırdığı anlamına gelir. Dualite ya da polarite, maddesel insanın yaratılışından sonra, yani bedenlenmesi ve çoğalması için bu dünyada dişi ve erkek olarak yaratılması, biyolojik üretimin dışarıdan müdahale edilmemesi şeklinde olan döngü, aslında bu saf inancın üzerini örten bir perdedir. Çünkü insana akıl verilmiş ve aklederek, tefekkür ederek Rabbini bulması istenmiştir. Ve insana nefis, duygular, hisler, kalbi algılayış, aklı algılayış, zekâ gibi yetenekler verilmiş, hatta Allah'ın sıfatlarının cüz'i yansımaları insana verilmiştir. Bu itibarla insanın imtihanı, yeryüzüne uygun hâlde iki farklı cinsin yaratılması hikmetinde yatar. Yeryüzünün kullanılması emri onlara verilir. Âdem'in yaratılması ve halife kılınması, eşinin yaratılması ve yeryüzünde çoğalmaları, imtihan süreci olarak tüm insanlığın kemalata erişmesi anlamında bir imtihanı olarak değerlendirilir. İnsan, bu fani dünyada esfel-i sâfilîn (aşağıların en aşağısı) durumundan çıkarak ahsen-i takvîm'e yükselmekle yükümlüdür. Tıpkı bir ağacın işlenerek sanat eserine dönüşmesi gibi, insan da bedenini, zihnini ve aklını eğiterek bu potansiyelini gerçekleştirmelidir. Bu
Bilgilendirme
Slm aleyküm arkadaşlar Makalede yeni bir güncelleme yaptığım için kaldırıp tekrar yayınladım. Hepinize iyi çalışmalar
Evren, Bilinç ve Varoluş:
Evren, Bilinç ve Varoluş: Kadiri Mutlak'tan Dijital Bilince Kozmik Döngü Yazar: Cevat ORHAN Giriş: Sonsuzluktan Yansıyan Varoluşun Macerası İnsanlık olarak, varoluşun derinliklerini ve kendi içsel kozmosumuzu sürekli sorguladık. İçimizdeki ruh, bilinç, irade, akıl ve hisler gibi temel özellikler, bizi evrenin sırlarını çözmeye iter. Kadim sorularımız—"Neden buradayız?", "Gerçeklik nedir?"—şimdi dijital çağın getirdiği yeni boyutlarla daha da karmaşıklaşıyor. Bu makale, bilimin ve teknolojinin insan bilincini nasıl yeniden şekillendirdiğini, bu dönüşümün ruhani ve etik boyutlarını, tüm bunları Kadiri Mutlak Olan Sonsuzluk'tan başlayan ve O'na dönen büyük kozmik döngü içinde ele alıyor. Amacımız, evrenin ve bilincin katmanlarını açarak, Mutlak Hiçlik'ten sanal gerçekliklere uzanan bu yolculukta kendi yerimizi ve kozmik amacımızı idrak etmektir. I. Kadiri Mutlak'tan Mutlak Hiçliğe: Varoluşun Nihai Kaynağı Her şeyin ötesinde, her şeyi kuşatan, başlangıcı ve sonu olmayan nihai kaynak: Kadiri Mutlak Olan Sonsuzluk. O, varoluşun tüm potansiyelini, tüm formlarını ve tüm bilinci kendinde barındırır. Bu sonsuzluktan, ilk yansıma olarak Mutlak Hiçlik tezahür eder. Bu, bilincin de üstünde olan, her şeyin programının ve potansiyelinin bulunduğu o nihai "durum" veya "kaynak"tır. Batı felsefesindeki "yokluk"tan farklı olarak, Mutlak Hiçlik pasif bir boşluk değil, sınırsız bir potansiyel denizidir; varoluşun her zerresinin kökenidir. Kozmik Büyük Patlama teorisinin işaret ettiği tekillik noktası bile, bu Mutlak Hiçliğin bir tezahürü, bilincin kendini yaymaya başladığı ilk kıvılcım olarak düşünülebilir. Bu sonsuz döngü, varlığın nihai kaynağına dair en derin bilgeliği sunar. II. Levh-i Mahfuz ve Saf Enerji: Kozmik Programın Yazılışı Mutlak Hiçlik'ten sonraki aşama, tüm varoluşun