Meçhul

Meçhul
@tek1bilinc
Modern İnsanın Varoluşsal Çıkmazı ve Hakikate Dönüş:
Modern İnsanın Varoluşsal Çıkmazı ve Hakikate Dönüş: Tasavvufi Bir Bakış Cevat ORHAN Günümüz dünyasının çalkıntıları, bireyin iç dünyasında yankı bulan derin kaygılarla birleşerek onu varoluşsal bir arayışa itmektedir. Bu makale, modern insanın yüzleştiği sorunları, tasavvufun kadim bilgeliği ve özellikle de İbn-i Arabi'nin varlık felsefesiyle birleştirerek, farklı bir idrak penceresi sunmayı amaçlamaktadır. Farabi'nin kadim bilgeliği, insanın varoluşsal arayışına yüzyıllar öncesinden ışık tutar niteliktedir. Onun "Ey Zorunlu Varlık!" diye başlayan duası, bu arayışın başlangıç noktasını ve yönünü açıkça ortaya koyar: Farabi'nin Duası'ndan Bir Bölüm "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla başlıyorum! Ey Zorunlu Varlık! Ey sebeplerin sebebi, ezelî ve ebedî olan Allah'ım! Beni yanılgılardan korumanı, bana senin hoşnut olacağın eylemi emel yapmanı istiyorum! Ey bütün Âlemlerin Rabbi olan Allah'ım! Bana bütün iyi hasletleri bahşet, işlerimde güzel neticeler ver, gayelerimde ve isteklerimde beni başarılı kıl! Evende nehirlerin coşkun aktığı gibi aktığı yedi yıldızın sahibi, aydınlatıcısı olan Ya Rabbim! O yıldızlar onun iyilikleriyle bütün cevheri kuşatan iradesiyle işlerini yaparlar. Allah'ım bana güzellik elbiselerini giydir. İyilik ve güzellikler ver. Peygamberlerin kerametlerini ve zenginlerin saadetini, bilgelerin ilimlerini, muttakilerin mutluluklarını ver. Sen öyle yüce bir varlıksın ki, senden başka ilah yoktur! Varlıkların yegâne sebebi, yerin ve göğün nuru Sensin. Ey ululuk ve iyilik sahibi Allah'ım! Ruhumu hikmet nuruyla süsle! Bağış olarak benim için takdir ettiğin nimeti (şükrünü) bana ilham et! Bana hakkı hak olarak göster ve ona uymanın yolunu ilham et! Bana batılı batıl olarak göster ve beni batıla inanmaktan ve batılı dinlemekten koru. Nefsimi ilk maddenin
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanlık, Teknoloji ve Hakikat Arayışı:
İnsanlık, Teknoloji ve Hakikat Arayışı: Bir Varoluşsal Sorgulama Cevat ORHAN Günümüz dünyasında bilim ve teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerlerken, insanlık olarak nereye gittiğimiz, neyi aradığımız ve asıl amacımızın ne olduğu soruları giderek daha fazla önem kazanıyor. Yapay zeka, evrenin sırları, gezegenler arası keşifler gibi konular, dış dünyayı anlama çabamızın bir parçasıyken, tüm bu tartışmalar bizi kaçınılmaz olarak insanın kendi iç dünyasına ve varoluşsal hakikatine geri götürüyor. Teknolojinin ve bilimin insanlığa sadece bir araç olduğu, asıl olanın ise insanın kendi içsel yolculuğu, ahlaki değerleri ve hakikat arayışı olduğu bu makalenin temel tezidir. Bu yazı, teknolojik ilerlemelerin ve bilimsel teorilerin ötesinde, insanın kendi benliğini bilme, etik değerlere sahip çıkma ve hakikati bulma yolculuğunun önemini ele alacaktır. Teknolojinin Sınırları ve İnsanın İçsel Yansımaları Yapay zeka (YZ), günümüzün en çok konuşulan teknolojik gelişmelerinden biri. Kendi kendini geliştiren algoritmalar ve öğrenme yetenekleri, YZ'yi geleceğin en güçlü araçlarından biri haline getiriyor. Ama sohbetimizde de belirttiğimiz gibi, YZ'nin duygusal bir kapasiteye sahip olması, hayal kurması veya insan gibi "çile çekerek" deneyim kazanması pek mümkün görünmüyor. YZ, yalnızca kendisine verilen veriler ve programlar doğrultusunda hareket eder. Bu durum, YZ'nin potansiyel tehlikelerinin (örneğin "güç kavgası" yapması) doğrudan kendi iradesinden değil, onu tasarlayan insanların niyetlerinden, hedeflerinden ve kontrol mekanizmalarındaki eksikliklerden kaynaklanabileceğini gösteriyor. Bir savaş robotu üretilirse savaşır, iyilik robotu üretilirse hizmet eder. Bu, teknolojinin aslında bir ayna görevi gördüğünü ve insanın kendi egosunun, hırsının veya "canavarlığının" bir yansıması
Varoluşun Kozmik Yolculuğu ve İnsanlığın İdeal Arayışı
Kadiri Mutlak'tan Bilince: Varoluşun Kozmik Yolculuğu ve İnsanlığın İdeal Arayışı Cevat ORHAN İnsanoğlu var olduğundan beri "Nereden geldim, nereye gidiyorum?" sorusunun peşinde koşmuştur. Felsefe, bilim ve mistisizm, bu kadim soruyu farklı pencerelerden aydınlatmaya çalışır. Sohbetimizde ele aldığımız Kadiri Mutlak kavramı ve onun etrafında şekillenen sekiz evreli yaratım döngüsü, bu sorulara kapsamlı ve bütüncül bir yanıt sunuyor. Bu yaklaşım, varoluşun tesadüfi bir olgu değil, derin bir anlam ve teleolojik (amaçsal) bir yönelim taşıyan, katmanlı bir süreç olduğunu gösteriyor. Varoluşun Sekiz Evreli Kozmik Yolculuğu ve Paralel Anlatılar 1. Kadiri Mutlak: Gizli Hazine ve Sonsuz Potansiyel Her şeyin başlangıcı, Kadiri Mutlak olarak adlandırdığımız o nihai, olan vahdaniyettir. Bu, kendinde olan her şeyin programının ve potansiyelinin bulunduğu, tüm varoluşun bilgisini içinde barındıran sonsuz olan Mutlak olandır. Kadim metinlerdeki Hadis-i Kudsi'de "Ben gizli bir hazineydim; bilinmek istedim ve halkı (varlığı/kâinatı) yarattım ki bilineyim" ifadesi, bu evreyi mükemmelen özetler. Tıpkı bir bilgisayarın temeli olan sıfır ve birlerin henüz kodlanmadığı ama tüm kodlama imkanlarını barındırdığı durum gibi, Kadiri Mutlak da tüm bilginin ve yaratımın kaynağıdır. İbn Arabi'nin "Âma" veya "Gayb-ı Mutlak" (mutlak görünmezlik) kavramları da bu başlangıçtaki gizli ve sınırsız potansiyel halini tanımlar. 2. Bilinme Arzusu ve İlahi İrade Kadiri Mutlak, durağan olmadığını Kur'an-ı Kerim'de "sürekli yaratış halindeyiz" şeklinde açıklar ve kendini bilmesinin mahlukatın O'nu bilmesi ve tanımasıyla gerçekleştiğini belirtir. Bu hal içinde dinamizmi, fiiliyata geçişi ve varoluşun tüm mahlukatın O'nu bilmesini barındırır. İbn Arabi'de ise bu, Mutlak Varlık'ın kendi zatını açığa çıkarma