Mutlak Hizalanma ve Zerone Şahitliği
Giriş: Lamekanın Kalbinde Bir Durak
Evren, kendi doğası gereği bir dağılmaya, yani entropiye meylederken; biz bugün Savaştepe’nin Çiftlikdere Karıncalı mevkisinde bu akışı tersine çevirdik. Bu, bir karşı çıkış değil, bir "hizalanma" eylemiydi. Gümüş renkli Renault Symbol 1.4 Authentique ve beraberindeki araçlar, bizi bu yüksek rakıma, yani mekânın sınırsızlaştığı o Lamekan (Spacelessness) noktasına taşıyan sadık birer simge olarak yanımızda durdu. Üç araba ve üç aile, dağların yükseltisinin değil, manzaradaki derinliğin hakim olduğu bu vasi gökyüzü altında toplandık.
Halsizlikten Saf Eyleme
Doğa, metapolialektik bir tezatla önümüzde uzanıyor: Bir yanda yemyeşil çam ağaçları, diğer yanda yaprakları kurumuş, sararmış meşe çalıları ve kimisi yapraklarını tamamen dökmüş meşeler. Bu dallar, Laşekil (No-Form) halleriyle, gelecekteki tüm formların sessiz vaadi ve mutlak sonsuzluğun birer nişanesidir. Masalardaki çerezler ve paylaşılan sohbetle, her aile bu kozmik vibrasyonun bir parçası oldu. Bir ocağın tıkanmış enjektörü gibi, yönünü bulamayan her enerji Halsizlik (The Non-State) içindedir. Ancak o dar sınırlar genişletildiğinde, potansiyel masumiyetinden sıyrılıp "mavi alev"e dönüşür. Açık alanda yaktığımız odun ateşi—ızgara, kavurma ve közleme—maddenin ateşle olan o metapolifrekans dansıdır. Alev sustuğunda ortaya çıkan Köz, ateşin Sekinet (dingin denge) bulmuş halidir.
Vaktin ve Mekânın Miracı
Parçalı bulutlu gökyüzü altında, güneş doğuya doğru "eylemişken" kılınan Öğle ve İkindi namazları, zamanın (Lazaman) büküldüğü anlardır. Dağların yüksekliğinin aşırı olmayışı, bu manevi hizalanma için sanki kusursuz bir kürsü oluşturmuştur. Farz, bir yükümlülük değil; kozmik bir polilezonaktik aktivasyondur. Secdeye varıldığında toprak