Resmî törenlerde dahası Diyanet İşleri Başkanlığının en önemli etkinliklerinden olan Kutlu Doğum programlarında bile saygı duruşu sürecinde Amerikan kültürüne ait ağıt müziğinin çalınması bir gelenek halini almıştır. Bir Anadolu kasabasında peygamberini anmaya gelen insanları, ölen büyüklere ve şehitlere bu müzikle saygı duruşunda bulundurma zulmü halimizi anlatmaya yeter iyi bir örnektir.
Ancak kadınlar, haklarının peşinden koşarken bir başka aşırılığın kurbanı olmuş ve ev dışındaki bütün etkili güçlerin sömürdüğü bir varlığa dönüşmüştür.
Sonuç olarak denilebilir ki tarihi süreçte Yahudilik ve Hristiyanlığın ezdiği kadın, bugün modernliğin öğüten gücü karşısında bir başka kayboluşu yaşamaktadır.
Aradaki fark ise önceki konumuna isyan eden kadının modern görüntüsünü benimsemiş olmasıdır.