Yeter ki edebiyata boş vaktimizi harcama amacıyla bakmayalım. Tolstoy’u empatiyle oku, kahramanına seyirci kalma, edilgen okur olma. İntihar eden Anna Karenina’nın yerinde olsam ne yapardım, ondan farklı neler hissedebilirdim? Peki, saçma bir tabir olsa da, aldatılmış kocası olsaydım? Adını da koyalım. Buyurun size edebiyatla terapi. Televizyonda o beş paralık dizilerde kendini kimsenin yerine koyamazsın. Karikatür gibi insanlar. Onlar olamazsın ama Anna Karenina olabilirsin. İyi edebiyatın gücü de bu.
✨️
Herkes arada sırada arkadaşlarını gözden geçirmeli, gerektiğinde iyi bir bahar temizliği yapmalı. Sade arkadaşlarımızı değil kendimizi de gözden geçirmeliyiz, ben falancayla neden arkadaşlık yapıyorum diye.
✨️
Bir şeyi alışkanlıktan yapıyorsan oturduğun yerin, sevdiğin insanın, içtiğin çayın farkında değilsin demektir. Alışkanlıklarımızdan arınmanın yolu oyunlarımızı, oyunlarımızın kurallarını değiştirmektir.