• Gerçekten birleşme halinde iken ruh henüz tam olarak ölmediğini hisseder;esrime vecd halinde ise ölüm sözcüğünü çekinmeden kullanabiliriz, zaten ruh DÜNYA için ölmüştür. Bununla birlikte daha öncede belirttiğim gibi ruhun hala bu dünyada ve yalnız olduğunu hissedecek kadar bilinci vardır. Mutlu olduğunu en azından işaretler aracılığıyla dış duyularını kullanarak gösterir. Önceki meditasyon hallerinin tümünde ve onların değişik biçimlerinde bahçıvanın çalışması gerekiyordu böyle olmakla birlikte birleşme halinde iken yaptığı çalışmayı çok büyük mutluluk ve avuntu izler, bu nedenle ruh çalışmasını durdurmak istemez. Aslında buna çalışmak denmez, ama buna cennetteki mutluluğu önceden tatmak denebilir. Ancak meditasyonun 4. Derecesi bütün duyular faaliyetlerini durdururlar.. Ruh zevk içindedir ancak neden zevk duyduğunu bilmez. Sadece nimetlerini içinde toplayan bu nimetten zevk aldığını hisseder ancak bu nimetin ne olduğunu anlayamaz.. Duyuların hepsi bu zevke öylesine dalmışlardır ki içlerinden hiç birisi ne içsel ne de dışsal bir şeyle uğraşabilirler.. Daha önceki meditasyon hallerinde belirttiğim gibi ruhun duyduğu mutluluğu dışa bazı belirtilerle vurmasına izin verilmişti burada ise ruhu kaplayan mutluluk öteki hallerindeki kıyaslanmayacak kadar büyüktür ama dıştan belli değildir. Vücut ile ruhun bu mutluluğu dışa vuracak yeterince gücü yoktur. Ancak dışa vurmaya çalışırlarsa göstermiş oldukları bu dikkatsizlik yüzünden tatmakta oldukları eşsiz mutluluğun huzurunu bozmuş olurlar. Ruh güçleri tam olarak Tanrı ile birleşmişseler o zaman ruh istese de başka bir şeyle uğraşamaz, uğraşıyorsa o zaman bu yetkin birleşme sona ermiş demektir. Teresa de Ávila 18. Bölüm
  • Facebook grubuma davetlimsiniz..

    https://www.facebook.com/groups/425071658100575/
  • Dinginlik durumunda ruh '' magdalenanın'' tatmakta olduğu huzuru bozmamak için en küçük bir faaliyet göstermekten kaçınır, sözünü ettiğim bu birleşme halinde ise ruh aynı zamanda marta' nın görevini de üstlenebilir. Böylece Tanrı ile birleşmiş halde iken aktif yaşamla ruh gözüyle seyretmeyi bir bakıma birlikte götürür, hayır işleriyle uğraşabilir, kitap okuyabilir, bulunduğu duruma uygun işlerle uğraşabilir. Gerçekte yeteneklerini istediği gibi tam olarak kullanamaz, en iyi parçasının başka yerlerde olduğunu hisseder.. Ruh burada biriyle konuşurken başka birinin araya girerek kendisiyle konuşmak istediğini gören her ikisine de dikkatini veremeyen biri durumundadır.. Ruh da sahip olduğu mutluluktan hoşnuttur artık onun için dünya nimetlerinin bir çekiciliği kalmamıştır. Tanrıyı daha çok hoşnut etmek, onun isteklerini yerine getirmek onunla.birlikte olmaktan mutluluk duymak işte ruhun istediği şeyler bunlardır. 7. Kısım 3. Konu Teresa de Ávila not : magdalena ile marta incil de sözü geçen ve hz isanin sık sık evlerine gittiği 2 kız kardeşin adıdır. Bu 2 kız kardeş hristiyanlık da bulunan iki değişik yaşam tarzını simgeler.. Magdalena pasif bir yaşam şekli olan ruh gözüyle seyredişi, marta ise aktif yaşamı simgeler.
  • Ruhun bu haldeki alçakgönüllülüğü bir önceki duruma göre daha çok büyük ve daha çok içtendir. Ruh bunu elde etmek amacıyla tanrının kendisine bahşettiği lütufları kabul etmekle kendi onayını vermekten başka birşey yapmadığını açık seçik anlar. Meditasyonun bu hali Teresa de Ávila ya göre ruhun çok belirgin bir Biçimde tam anlamıyla Tanrı ile birleşmesidir. Ruh, açık bir görüş ve içten gelen bir duygu ile sadece Tanrı ile birleşmiş olduğunu görür. Zihin ile bellek birşeyle uğraşabilir ve kendilerini hayır işlerine verebilirler. Bu faaliyetlerde bulunacak kadar özgürlüğe sahiptirler. 7. Konu 2. Kısım Teresa de Ávila
  • Gerçekten Tanrı tam anlamıyla mutluluğu tadabilmesi için bahçıvanın görevini bütünüyle üstlenir. Bu durumda iradenin yapacağı tek şey tatmakta olduğu lütufları kabul etmek ve tanrının kendisinde gerçekleştirmek istediği herşeye boyun eğmektir..... Kendisini tamamen Tanrıya bırakmasıdır. Tanrı ruhu cennete götürmek istiyorsa ruh onun isteğine boyun eğmelidir cehenneme mi götürmek istiyor? Ruh oraya da Tanrı ile birlikte olduktan sonra çekinmeden gitmelidir. Hemen şuan ölmesi mi gerekli yoksa daha 1000 yıl mı yaşaması mı gerekli? Ruh buna da razıdır. Tanrı ruhu öz malı gibi kullanabilir. Ruh Artık kendine ait değildir; kendisini tamamen Tanrı ya vermiştir. Öyleyse hiçbir şeyden dolayı kaygılanmasın. Kısacası meditasyonun bu hali erdemleri bir önceki dinginlik halinden daha çok güçlendirir. Ruh nasıl olduğunu kendi de anlamadan kendisini tamamen değişmiş halde bulur. Ruh, çiçeklerin yaydığı koku sayesinde nasıl büyük işlere girişeceğini anlayamaz. Çiçeklerin açılmasını Tanrı ruha kendi içindeki erdemleri göstermek amacıyla sağlar. Yüce bahçıvanın kısa süreli bu ziyaretinin oluşturduğu erdemleri ruh, kendi çabasıyla uzun yıllar uğraşsa bile elde edemeyeceğinin bilincine varır. Teresa de Ávila 7. Konu meditasyonun 3. Derecesinin devamı ve sonu meditasyonun birleşme hali ve etkileri meditasyonun dinginlik hali ile aralarındaki farklılık. imgelem gücü ile belleğin sebep olduğu engeller ve çareleri...
  • Bu durumda ruh güçleri tamamen Tanrı ile meşguldüler başka hiç bir şeye dikkatlerini veremezler... Kımıldamaya bile cesaret edemezler. Onları harekete geçirebilmek olanaksızdır, bütün dikkatimizi başka yöne çekmeye çalışsak bile öyle sanıyorum ki onları Tanrısal nesneden tam olarak kopartamayız. Bu durumda iken Tanrı ya övgü dolu ama düzensiz birçok şey söylenir, Tanrı isterse onları düzene sokabilir, yoksa zihin tek başına bu işin altından kalkamaz. Ruh kendinde olmadan coşku içinde Tanrıya ilahiler okumak ister... Ruh bu durumda tatmakta olduğu mutluluğun herkes tarafından bilinmesini ister. Bunu da o kişilerle birlikte Tanrıya daha güzel övgüler sunmak amacıyla ister. Ağırlığının altında ezildiği bu mutluluğu insanlarla paylaşmak için yanıp tutuşur. Ruh burada yitirmiş olduğu parayı bulduktan sonra sevincini komşularıyla paylaşmak isteyen incil de ki kadına benzer. Arpı İle ilahiler söyleyen Davut peygamberin taşlınlıkları da herhalde bu cinstendi. Bu aziz krala karşı büyük bir sempati duyuyorum. Teresa de Ávila 6. Devam
  • Meditasyonun bu 3.hali ruh güçlerinin yani zihnin bellek ve iradenin tam olarak kendilerinden geçtikleri bir uyku hali olmamasına rağmen nasıl faaliyette bulunduklarını kendilerinin de anlayamadıklatı bir haldir. Ruhun tattığı mutluluk zevk ve haz bir önceki meditasyon durumlarıyla kıyaslanmayacak kadar büyüktür. Ruh nur suyuyla öylesine kaplanmış ve kuşatılmıştır ki ne ileri gidebilir nede geri, zaten nasıl gideceğini de bilemez, sadece bu engin mutluluğu tatmak ister. Ruh ölmek için can atar bir elinde kutsanmış mum tutan, arzularına kavuşmak üzere son nefesini vermeyi bekleyen birine benzer bu kelimelerle ifade edilemez bir can çekişmedir. Bu bana göre tüm dünya nimetlerinden hemen hemen tam anlamıyla kopmaktan ve tanrıyı mahrem bir şekilde tatmaktan başka bir şey degıldır... Bu durumda iken ruh ne yapacağını bilemez doğrusu gülmesi mi ağlaması mı konuşması mı yoksa susması mı gerektiğini bilemez. Bu, gerçek Bilginin öğrenildiği yüce delilik, onurlu taşkınlık halidir aynı zamanda insana çok zevk veren bir mutluluktur. Teresa de Ávila 6 meditasyonun birleşme halinden ve ruh güçlerinin Ruhani uykusundan ve etkilerinden söz ediyor...