Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü romanı, yalnızca bir ailenin çöküşünü değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaşanan toplumsal değişimi anlatır. Eski değerlerin yerini yeni ve çıkarcı bir yaşam anlayışı alırken, Ali Rıza Bey ailesi bu dönüşümün sembolü hâline gelir.
Genellikle Ali Rıza Bey’in katılığı eleştirilir; oysa asıl yıkımın nedeni anne Hayriye Hanım’dır. Hayriye Hanım, dürüstlük yerine rahat bir yaşamı seçer ve çocuklarını da bu yönde yönlendirir. Onun “dünyaya uyma” anlayışı, ailedeki manevi temelleri sarsar. Romanın sonunda söylediği “Ali Rıza Bey, artık inadı bırak, biraz da benim dediğim olsun” sözü, bu çöküşün özeti gibidir.
Yaprak Dökümü, bireysel bir hikâyenin ötesinde, değerlerin değiştiği bir dönemin aynasıdır. Reşat Nuri, bir dönemin sessiz trajedisini sade ama derin bir dille anlatır.