Böyle gürültülerde ekseriye niçin öldüklerini bilmeyenler ölürler, niçin yaşadıklarını bilen köpoğlular yaşarlar ki işlerin bir müddet sonra eski hamam eski tas olması da galiba bundandır.
Yalnızlık, insanın çevresinde insan olmaması demek değildir. İnsan kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder.
Yine Ta’lat Paşa’dan mesmûum olduğuna göre hallin icrası günü Hey’et-i âyan ve meb’usan Ayasofya’daki dairede Âyan reisi Said Paşa’nın taht-ı riyasetinde içtima ederek hal’kararı ita edildiği ve bu kararı kabul edenlerin ayağa kalkması suretiyle rey toplandığı sırada kendisi de Said Paşa’nın yanında durup hocalardan ayağa kalkmamış olanlar üzerine hışm ile atf-ı nigâh etmekte, onlar da derhâl ayağa kalkmakta imiş. Âyan tarafından da bazı kalkmayanlar olduğundan Said Paşa kulağına eğilerek “Efendim, biraz da bu tarafa baksanız!” demiştir.
İlkeleri olan devrimciler de aslında diğer insanlardan farklı değildi. İlkelerini satarak, başka erkeklerin parayla satın aldıklarını onlar kurnazlıkla elde ediyorlardı. Bizim için cinsellik neyse, onlar için de devrim oydu. Kullanılacak bir şeydi. Satılacak bir şeydi.
İnsanın, kendini olumlu eylemle ifade edemediği ve tek yapabileceğinin çektiği acılara doğru bir yolla(onurlu bir yol) katlanmak olabileceği mutlaka ıssızlık durumundaki birinin, sevdiğine dair içinde taşıdığı imgeye sığınarak tatmin olabileceğini gördüm.