Dikkat edelim, sarayların inşasından değil düpedüz bu modern savaşların masraflarından dolayı ilk ciddi borçlanmaları yaptık. Altından kalkılacak gibi değildi. 1877-78 Rus Savaşı maliyeye nihai darbeyi vurdu ve Batılıların istediği gibi mali kontrolü sağlayacak Düyun-ı Umumuiye de 1881’de kuruldu.
Mustafa Reşit Paşa bir memur çocuğudur. Babası hatrı sayılır bir evkaf görevlisiydi. Mahalle Mektebi ve kendi kendini yetiştirme, daha doğrusu kalemdeki bürokratların yanına çırak olarak yetişme dönemine girdi. Şu var ki akrabaları mevki sahibiydi. Dolayısıyla yarışa önden girdi. Onun çağdaşı ve rakibi Mehmet Emin Ali Paşa ise düpedüz fakir sınıftan geliyordu. Mısır çarşısı kapıcısının oğluydu. Mahalle mektebinden sonra küçük yaşta tamamen bürokrasinin kalıpları içinde kalem çırağı dediğimiz zorlu, çileli yetişmeyle ve olağanüstü kabiliyetiyle Osmanlı Devleti’ nin beynelmilel şöhrette bir diplomatı oldu.
Bir devri araştırırken yöneticilerin neleri yapıp neleri yapamayacaklarını ve mevcut imkanları ne kadar iyi kullanabildiklerini görmek lazımdır. Mehmet Emin Paşa herkesin hayranalığını kazanmıştı. Şüphesiz ki Meteternich ve Talleyrand kadar yetenekliydi fakat kendi imparatorluğu ve bulunduğu dünya, onların dünyası gibi değildi. O nedenle bulunduğunun daha da fazlasını yapmış ve yapmak zorunda olan bir devlet adamıydı.