mahsun alkan, Hz. Muhammed (Gizlenen Kitap)'ı inceledi.
 Az önce · Kitabı okumadı · Beğendi · Puan vermedi

Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir.” Hz. Muhammed (sav)
Duadan bıkkınlık göstermeyiniz. Çünkü dua ile beraber olan hiç kimse helak olmamıştır.” Hz. Muhammed (sav)

Ece Yılmaz, Ruh Adam'ı inceledi.
3 dk. · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Ruhum mu ateş yoksa o gözler mi alevden..." diye başlayan geri gelen mektup adlı siir için almıştım bu kitabı iyi ki de okudum, çok beğendim.Atsız mahkeme bölümünde anlatmak istediğini anlatıyor belki ama oraya kadar bile çokca sembolik öğelere yer verilmiş.Sonunu anlamak icin biraz düşünmek biraz da tarih bilmek gerekiyor gibi.Çok akıcı bir dille yazılmış,hiç sıkılmadan okunabilecek bir kitap,herkese tavsiye ederim.

Sevil gürbüz, Nana'yı inceledi.
4 dk. · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

bir kadının - bir fahişenin - yaşadığı buhranı şade bir dille anlatmış . Dönemin ahlak sorunları , paranın insanlardaki yeri , erkeklerin onursuz hale gelmeyi kabul etmeleri şaşırdığım noktalardı

Feyza topal, Elif Gibi Sevmek 1'i inceledi.
8 dk. · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitap daha çok sohbet tarzında yazılmış sanki deniz manzarasına karşı aynı masada birer bardak demli çay ile hiç tanımadığınız bir adamla dertleşiyormuşcasına mubabbet edasıyla dile getirilmiş.

Ferman Mammadov, Yevgeniy Onegin'i inceledi.
 10 dk. · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi

Puşkin'den bahsedebilmek için kaseti geri sarıyorum; ... Puşkin (Rus edebiyatı), Fransa Burjuva Devrimi (Avrupa tarihi ve edebiyatı), Büyük Petro (Rus tarihi), Rönesans (Her şey). İsminin önüne "Deli" yazdığımız I Petro'yu özellikle konuşmamız lazım. Öyle "deli" ki, gidip Avrupa'dan rönesans tohumlarını getirerek Rusya topraklarına serpecek ve Puşkinler, Tolstoylar, Dostoyevskiler, Çehovlar, Lomonosovlar vb. yetişecekler. Rus topraklarında yetiştikleri için "ruslaşacaklar". Bu, Rönesans'ın "ruslaşması"dır. Deli'nin sağlığına!.. Puşkin bu sürecin en bariz ve ilk büyük örneklerinden biridir. Rönesans Rusya'ya biraz geç getirildiği için kısa zaman sonra Fransa Burjuva Devrimi de buna eklenmiş oldu. İki kat güç birden..bir arada.. Şimdi kim tutabilir rus ilminin ve edebiyatının gelişme hızını?!

Bahsettiğim gibi bu sürece en bariz örnek Puşkin'dir. Onun eserleri içinde de bu açıdan en dikkat çekeni ve incelenmesi gerektiğini düşündüğüm eseri "Yevgeni Onegin"dir. Sekiz bölümlük manzum romandır (Roman v stihah/Роман в стихах). Ayrıca Puşkin, rus şiirinin (poetry/поэзия) güneşi olarak kabul edilir. Biz çevirilerden okuduğumuz için bunu anlamayacak olmamız ayrı bir konudur. Demek ki, Puşkin manzumesi ve şiirleri ile ön plandadır. Doğal olarak da "Yevgeni Onegin". Çevirmenler kitaba yazdıkları önsözlerinde şiir çevirisinin özellikle Rusça'dan -Puşkin'den- çeviri yapmanın zorluğundan bahsetmişlerdir. Sözlerine kuvvet olarak Nabokov'un çabasını örnek vermişler: << Ünlü yazar [Nabokov] bu romanın İngilizce'ye çevirisi ve yorumu için hayatının 15 yılını vermiştir ve sonunda şiir-romanı düzyazıyla çevirerek, buna 1100 sayfalık bir yorum eklemiştir. >> Ben de Ayrıntı Yayınları'ndan okurken aynı zamanda internetten Rusça okumaya özendim. Bazı mısraları çevirmeye çalıştığımda Nabokov'un da Türkçe'ye tercüme edenlerin de çilesini anlamış oldum. O kadar ki, çoğu mısralar 4-5 satır sonrasına kaydırılmış. Böyle durumda içeriğe yönelik nasıl inceleme ve eleştiri yazabilirim?! Tarih ve edebiyat bilgilerimi kullanarak izlenimlerimi yazmaya gayret ettim.

Kurgu genel hatlarıyla Onegin, Lenskiy, Tatyana ve Olga karakterleriyle trajik aşk hikayesi üzerine kurgulanmıştır... (Yarın devam edeceğim inşallah)

TSena_gl, Gölge Ateşi'yi inceledi.
10 dk. · Kitabı okudu · 60 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap oldukça akıcı ama türlerin isimleri yönünden karmaşık bir kitaptı. Diğer kitaplar da bu kadar iç içe geçmemişti herkes, sanırım; bu sebeple kafa karışıklığı oluşturdu bende biraz. Baştan beri dediğim gibi özgün bir kurgusu var; bu sebeple yaşanan her şey sürpriz... Tahminlerim vardı ama tutmadı, tabii ki!

Mac, her zaman kendini bir karmaşanın içinde buluyor ama bu seferkiler oldukça zor! Suçlulukla, aşkla ve daha bir sürü şeylerle sınanıyor. Bu kitapta hiçbir karaktere güvenemiyorsun, demiştim ve bu kitapta da yazar yine aynı şekilde hakkını vermiş ama... sonlara doğru bu değişti gibi.

İlüzyonlar, sırlar ve bir sürü tür arasında, bir de kendi hakkında hep tereddüte düşen Mac için her şey içinden çıkılmaz bir hâl alır.
Barbaros ise, kendini sonunda Mac'a iyice açarak, bir şeylerin derinleşmesine neden olur.

Türlerin, Sinsar Dbuh'u yakalamak için geçici olarak birleşmesi, yapılan planlar ve planlarının üstüne yapılan planlar...
Mac kendi benliğinde kalmak için savaş verirken, kitabı yakalamak için elinden geleni yapmaktan da geri durmaz.

Kitabın sonunda acaba seri bu kitapla bitiyor da ben mi karıştırdım, diye düşündüm; çünkü her şey öyle bir hâl alıyor ki, olup olabileceği bu, diyorsun. Ama aslında kitaba genel olarak bakarsak devam edebilmek için malzeme bulmak hiçte zor değil, ki yazar da zaten seriyi devam ettirmiş.

Feyza topal, İki Cami Arasında Aşk'ı inceledi.
11 dk. · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitap;Dünyaca ünlü Mimar Sinan’ın Mihrimah Sultan’a olan aşkını camilere şekil vererek yansıtmasını, onun gözüne girebilmek için elinden geleni yapmasına rağmen aşkına karşılık bulamayışını aynı zamanda zekasına, kıvraklığına hayran bırakan olayları içeriyor.