"Bu gözlere bakarak, bu eriyip gitmiş ellere dokunarak seni affetmek öyle zor ki! Beni öp bir kere daha ve gözlerine bakmama izin verme! Bana yaptıkların için seni affediyorum. Katilime aşığım ben! Ama kendine yaptıklarını nasıl affederim? Nasıl yaparım öyle bir şeyi?"
"Linton'a duyduğun o geçici heves yüzünden beni bırakıp gitmeye ne hakkın vardı? Ne sefalet, ne horlanma, ne ölüm, ne de Tanrı'nın ya da şeytanın üzerimize yağdırabileceği herhangi bir felaket bizi ayıramayacakken, sen, kendi isteğinle, bizi birbirimizden ayırdın! Ben senin kalbini hiç kırmadım. Onu sen kendin kırdın! Onunla birlikte benimkini de kırdın."