Küçük bir kız çocuğunun merakının peşinden gitmesiyle artık kendi dünyasının kurallarının geçerli olmadığı bir ülkeye ulaştığı bir masal.
Yaptığı, yapmadığı her eylemin ve verdiği her kararın sonuçlarına katlanmak zorunda kaldığı bu ülkede, korkusuzca sorgulayan kahramanımız Alice kendi toplumunda kendinden aşağı gördüğü (bu tamamen şahsi çıkarımımdır.) varlıklar sayesinde varoluşa dair farkında olmaksızın bir bilgelik macerasına başlıyor.
Sevgi, saygı, iyilik, doğru ve gerçek gibi en sarsılmaz kavramlarımızın yerle bir edildiği bu kitapta; hayatın tamamiyle bizim onu nasıl algıladığımıza bağlı olduğu ve hayatta tuhaf olan tek şeyin tuhaflıkların bize tuhaf gelmesi olduğu fikri, dikkatli okuyucular tarafından net biçimde görülecektir.
Bana kalırsa insanın temel hatalarından birisi, görecelilikten uzaklaşıp varoluşu yalnızca kendi açısından anlamlandırmaya çalışmasıdır.