4F

dünyada görmek istediğiniz değişikliğin kendisi siz olun, der Gandhi.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Birkaç dakika sonra babam pabuçlarıyla çoraplarını çıkarıp ayaklarını berrak sulara daldırdı, bir süre suyun içindeki ayaklarını seyretti. Sonra gözlerini yumarak gülümsedi. Bu gülümsemeyi uzun zamandır görmüyordum. Aniden derin bir nefes aldı ve “Bu bana neyi hatırlattı biliyor musun?” dedi. (…) “Çocukluğumu.” (…) Bu yaşlı adama, yaşlı beyaz ayaklarını berrak nehir sularına daldırmış oturan, sayılı günlerinin sayılı anlarından birini yaşayan yaşlı babama baktım ve birdenbire sadece bir çocuk, bir küçük oğlan, gencecik bir delikanlı olduğunu düşündüm; bütün hayatı önünde uzanmış onu bekliyordu, tıpkı beni bekleyen hayatım gibi. Bu düşünce daha önce hiç aklıma gelmemişti. Derken zihnimdeki imgeler -babamın şimdiki ve bir zamanlar ki hali- birbirine karıştı ve babam o anda yabani, aynı anda hem genç hem yaşlı, ölmekte olan ve yeni doğmuş tuhaf bir yaratığa dönüştü. “Babam bir mite dönüştü.” (Daniel Wallece’den)
“Rust Cohle: Fark ediyorsun ki, tüm hayatınız, sevginiz, nefretiniz, hatıralarınız, acılarınız... Hepsi aynı şeydi. Hepsi bir rüyaydı. Kilitli bir odada sakladığınız rüya. İnsan olduğuna dair bir rüya!” (True Detective’den)
“Her türlü işbirliği, toplumsal katılma ve kaynaşmanın bütün insanca değeri, insanlık dışı koşulların sessizce onaylanmasını örten bir maskedir yalnızca. İnsanların çektikleri acılardır asıl paylaşılması gereken.” Adorno
Ne kadar haklı bir tespit: “En radikal devrimciler bile devrimin ertesi günü muhafazakâr olurlar.” Zaman, Hannah Arendt’i haklı çıkartıyor. Bu haklılığı görmek için sadece çevrenize bakmanız yeterli.