Aşk teslim olmaktır. Aşk, aşkın sebebidir.Aşk anlamaktır.Aşk bir müziktir.Aşk ve soylu yürek aynı şeydir.Aşk hüznün şiiridir.Aşk kırılgan ruhun aynaya bakmasıdır.Aşk geçicidir.Aşk hiçbir zaman pişmanım dememektir.Aşk bir kristalleşmedir.Aşk Allah’a kavuşmaktır.Aşk telefon çalacak diye beklemektir.Aşk yüreğinin sesini dinlemektir.Aşk cilde iyi gelir.Aşk birisine şiddetle sarılma, onunla aynı yerde olma özlemidir.Onu kucaklayarak, bütün dünyayı dışarıda bırakma arzusudur.İnsanın ruhuna güvenli bir sığınak bulma özlemidir.
İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır...
Insan acıyı tattikça sefkati daha cok arar... Ama köhneleşmiş erdemlerimizin duvarlari arasina sıksan, birbirimize tepeden bakan bizler bunu anlayamiyoruz. Cok ahmakça, çok aci sonuclar dogu-ruyor bu anlayissizligimiz. Diyoruz ki, düskün insanlar!.. Ne demektir bu?.. Onlar da bizler gibi ayni kemikten, ayn kandan, ayni etten ve sinirden yapilmislardir. Her seyden önce insandirlar... Yüzyillardir isitip dururuz bu "düskün insanlar" sözünü. Ne saçma sey! Asil düskünler bizleriz!
Hem de adamakill düskün!.. Kendini begenmisligin, mutsuz insanlara tepeden bakmanin uçurumuna düsmüsüz... O insanlar ki tek eksik-leri bizden daha az kurnaz olmalar ve kendilerine iyi insan süsü vermeyi daha az becerebilmeleridir...