Fatih

Fatih
@therapistJ
Fizyoterapist
Lisans
Samsun
1994
354 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Şehrin ışıklarının bulutlara yansıdığı turuncu pırıltılı külrengi bir gecede, şimşeklerle boşanan yağmur başladığında şatonuzun odalarında bir gezintiye çıkıyor musunuz, ağır ağır yaklaşıp o kırkıncı odaya açıyor musunuz kapıyı usulca, gördükleriniz ağlatıyor mu sizi, bu kadar gerçeği o odada saklayıp, hayatı yalandan yaşadığınızı farketmek nasıl bir sarsıntı yaratıyor? yoksa, ne gökyüzüne vuran ışıklar, ne yağmur, ne de ıssız gece, sizin kırkıncı odaya yaklaşmanızı sağlayamıyor mu, korkuyor musunuz kendi gerçeklerinizden, kırkıncı odanız size de mi kapalı, kendi kendinize bile mahrem misiniz?
Edebiyat
+Gördüklerim ağlatıyor beni.
Reklam
Ne kadarınız gerçek sizin, kırk odalı şatonuzun kırkıncı odasındaki kilitler altında sakladığınız gerçek duygularınızla, gerçek düşüncelerinizin ne kadarı yansıyor hayatınıza, söylenmeyen neler var kuytularda, hani kendinizden bile sakladığınız, bir sinir kriziyle ya da büyük bir acıyla yahut da muhteşem bir sevinçle kabuğunu çatlatıp da ortalara dökülecek neler biriktiriyorsunuz içinizde ?
Edebiyat
Ne kadarınız kendi sahtekarlığınızın esiri?
Tanrıya, bize, acılar kadar sevinçleri, kötülükler kadar iyilikleri de aynı güçte hatırlatacak bir hafıza bahşetmesi, bizi kendi hafızamızdan ve ilişkimizden koruması için yakarmaktan başka elimizden ne gelir?
Ahmet Altan
Ahmet Altan
Edebiyat
Sanskritçe’de güzel bir kelime vardır, İngilizce’de karşılığı yok: nimitta. Nimitta, yapan sen değilsin, neden sen değilsin, nedenlerden biri bile değilsin, sen sadece nimitta’sın demektir. Sebep ilahinin elinde demektir, ilahi yapandır, sen sadece onun aracısın. Aynı postacı gibisin - postacı nimitta’’dır. Gelir ve sana bir mektup ulaştırır.
Nimitta ! 👍🏻