Ama işte o anda, işte bu şartlar içinde bir adam, "Türk'ün sesini dünyaya duyurmaktan" bahsedebilmektedir. İşte o şartlar içinde bir adam, artık padişahın, kendi tahtının kaygısına düştüğüne derhal karar verip onu yok farz ederek,milletin kendi haklarını kendisinin savunacağından ve ordunun buna yardımcı olacağından ve "kendilerinin" vazifelerinin artık bundan ibaret olduğundan bahsedebilmektedir.
İşte bu adam, şartlara, olaylara boyun eğmeyen, şartları ve olayları yeniden yoğurup, yeniden inşa etmeye muktedir olan, hem bu uğurda yalnız kellesini değil, asıl zekasını, iradesini ve ihtirasını koyan adamdır. Çünkü kelle, en son gidecek şeydir. Çünkü kelle gidince zeka, irade ve ihtiras kalmaz.