• 1. İskender Pala-Efsane
    2. İskender Pala-Od
    3. Kahraman Tazeoğlu-Simru
    4. Orhan Seyfi Şirin-Cennet Atları
    5. Dostoyevski-Yeraltından Notlar
    6.Tommaso Campanella-Güneş Ülkesi
    7.Antoine De Saint-Exupéry-Küçük Prens
    8.José Mauro De Vasconcelos-Şeker Portakalı
    9. Sabahattin Ali-Yeni Dünya
    10.Alfred Adler-Yaşama Sanatı
    11.Sabahattin Ali-Kuyucaklı Yusuf
    12.Thomas More-Ütopya
    13. Sabahattin Ali-Markopaşa Yazıları ve Ötekiler
    14.Soren Kierkegaard-Korku ve Titreme
    15.Jean-Paul Sartre-Bulantı
    16.Dostoyevski-İnsancıklar
    17.İskender Pala-Mihmandar
    18.Dostoyevski-Öteki
    19.Yevgeni İvanoviç Zamyatin-Biz
    20.İskender Pala-Şah ve Sultan
    21.Ahmet Ümit-Beyoğlu Rapsodisi
    22.Halim Bahadır-Karanlıkta Dans Ediyorum
    23.Stefan Zweig-Bir Kadının Yaşamından Yirmidört Saat
    24.Stefan Zweig-Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    25.Stefan Zweig-Bir Çöküşün Öyküsü
    26.Ahmet Ümit-Kırlangıç Çığlığı
    27.İskender Pala-Abum Rabum
    28.Dan Brown-Başlangıç
    29.Stefan Zweig-Amok Koşucusu
    30.Anonim-Dede Korkut Hikayeleri
    31.Stefan Zweig-Yakıcı Sır
    32.Peyami Safa-Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    33.Ömer Seyfettin-Pembe İncili Kaftan
    34.Michael Ende-Momo
    35.Anthony Burgess-Otomatik Portakal
    36.Stefan Zweig-Geçmişe Yolculuk
    37.Ahmet Ümit-Agatha'nın Anahtarı
    38.Ahmet Ümit-Bir Ses Böler Geceyi
    39.Ömer Seyfettin-Kaşağı
    40.Attila İlhan-Ayrılık Sevdaya Dahil
    41.Hüseyin Nihal Atsız-Deli Kurt
    42.Turgut Özakman-Romantika
    43.Hüseyin Nihal Atsız-Ruh Adam
    44.Gaston Leroux-Operadaki Hayalet
    45.Mevlana-Rubailer
    46.Dostoyevski-Kumarbaz
    47.Franz Kafka-Aforizmalar
    48.Grigory Petrov-Beyaz Zambaklar Ülkesinde
    49.Robert Hugh Benson-Dünyanın Efendisi
    50.Maksim Gorki-Arkadaş
    51.Nikolay Vasilyeviç Gogol-Bir Delinin Hatıra Defteri
    52.Platon-Diyaloglar
    53.Sun Tzu-Savaş Sanatı
    54.Edmondo De Amicis-Çocuk Kalbi
    55.Sigmund Freud-Bilinçaltı
    56.Anton Çehov-Öyküler
    57.Alfred Adler-İnsan Psikolojisi
    58.Sabri Kaliç-Tarihe Adını Yazdıran 100 Büyük Türk
    59.Honore De Balzac-Tılsımlı Deri
    60.Lev Nikolayeviç Tolstoy-Kazaklar
    61.Stefan Zweig-Ay Işığı Sokağı-Mürebbiye-Görünmeyen Koleksiyon
    62.Desiderius Erasmus-Deliliğe Övgü
    63.Stefan Zweig-İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar
    64.Niccolo Machiavelli-Prens
    65.İvan Sergeyeviç Turgenyev-Babalar ve Oğullar
    66.Peyami Safa-Fatih Harbiye
    67.Ahmet Mithat Efendi-Felatun Bey ile Rakım Efendi

    Yarım Bıraktığım:
    1.Bruno Schulz-Tarçın Dükkânları

    Şu An Okuduğum:
    1.Ahmet Mithat Efendi-Acaib-i Alem
  • 144 syf.
    ·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
    ''Delilik en büyük özgürlüktür.''

    (Alein Kentigerna)

    Hazır, başlayalım.

    Delilik, nedir bu delilik?

    Önce kitap hakkında konuşalım. Erasmus delilik kavramını çok geniş bir biçimde aktarmış. Erasmus'a göre bilgelik delilik ile eşdeğerdir. Bilge bir insan, önce delilik sınavından geçmelidir. Tıpkı karanlığın en büyük aydınlık olduğunu anlamış biri gibi... Kitap içerisinde dini karşılaştırmalara, papazların giyim kuşamına ve gözlem yeteneğini konuşturması okuyucunun beğenmesi ve içerisine dahil etmesine yarayacak bir başka güzel konulardan biridir. Bildiğiniz gibi Thomas More ile yakınlığından dolayı, eski ve yeni Ahit'i birbiriyle tokuşturmuş ve bana sorarsanız bundan baya zevkte almış.

    Kitapta Türk ve Arapların barbar olarak nitelendirmesi ve bu iki ırk'ın 'Hristiyanlardan' nefret ettiğini basa basa belirtmesi sözde 'hümanist' olarak nitelendiren Erasmus'u yadırgayanlar olacaktır. Okurken, daha ilk seferinde bununla, bu söylemle karşılaşan herkes yadırgayabilir ama dönemin ve dönemin algılanış biçimini pek bilmediğimiz için bize böyle gelmiş olması doğaldır. Dini vecihlere çok sık yer vermekte. Thomas More'ın yakın arkadaşı dedik ya, birbirlerini tamamlıyorlar işte. :)

    Kitapta sık sık mitolojilere özellikle Yunan mitolojilerine yer vermektedir.

    Şimdi gelelim delilik kavramına. Nedir bu delilik?

    Delilik, varolan bir aklın yitirilmesi, yitirilmekte olması demektir. Aslında bana sorarsanız, daha anne karnındayken insanoğlu birer deli olarak nitelendirilmiştir. Anneyi kemiren ve sömüren bir deli.

    Herkes deli doğar, sadece bazıları öyle kalır.

    Delililiğini bil, belki o da seni bilir.

    Şimdi söylüyorum sana, size. Bizi delirten şey bildiklerimiz değil, açlık hissimiz değil midir? Evet mi? Bingo! Doğru cevap. Ne kadar çok bilgi, o kadar çok delilik getirir.

    İnsaları delirten şey nedir Erasmus?

    ''#37605065''

    Bencil insanları severim, çünkü pek az kaybeder ve duygulara başvururlar. Öyle ya, ilgili değilse, ilgili olma!

    Bakın bir insana yapılabilecek en büyük fenalık, onu fazlasıyla övmektir.

    ''Seni övdüklerinde kendi yolunda gittiğini sanma sakın. Başkalarının yolundan gidiyorsun.'' (Nietzsche)

    Ancak şimdi 15. sayfada geçen bir alıntıyı paylaşmak istiyorum. Sahiden kafamı karıştırdı.

    ''Seni kimsecikler övmüyorsa, sen de kendi kendini öv!''

    Sanırım bizim düşündüğümüz yapmacık pohpohlamalardan değil. Dedim ya, bu yüzden bencil insanları severim. Unutmayın ve tekrarlayın. ''İlgili değilse, ilgili olma!''

    Ben seçimimi bildim bileli delilerden, psikolojik sorunları olanlardan yana kullandım. Birkaç dostum hep bu türden oldu ve olmasından da hiç şikayetçi olmadım. Sanırım seçimi yalnız delilerden yana kullanan ben değilmişim. Buyrun.

    ''Tanrı, seçimini delilerden yana kullanır. O, dünyayı delilikle kurtarmayı seçmiştir.''

    Keyifli okumalar.
  • 152 syf.
    ·4 günde·Beğendi·9/10
    Günümüzde dahi güncelliğini koruyan eser,toplumun ve kilisenin kökten bir değişiklik yapmasının zamanının geldiğinin halka duyurabileceğini düşünerek; incil'den Tevrat'tan ayetlere, Roma ve Yunan Mitolojisinden felsefeye, Isa'dan Musa'ya Platon'dan Cicereo'ya Ilyada'dan başka dünyalara açılan bir kapı niteliğinde.
    Bu eseriyle döneminin hemen hemen tüm kesimini alaycı bir dille eleştirmesi özellikle filozofları, öğretmenleri, hükümdarları, kiliseyi,hukukçuları ve kendini akıllı zanneden kesimi yerin dibine sokuyor.

    Erasmus bu eserini kitap dostu olan Thomas More'u eğlendirmek için bir hafta kadar kısa bir sürede yazdı.
    Thomas More'un soyadı delilik manasına geldiği için kitabın adı da Deliliğe Övgü"

    Bazı bölümleri okurken zorlanmama rağmen,ifade gücüne hayran kaldığım,keyif alarak okuduğum eşsiz bir eser.
  • İlginizi çeker mi bilmiyorum ama, ben yine de paylaşacağım.

    Arkadaşlar işinize yarayabilir.

    Notos dergisinin düzenlediği ,248 aydının seçtiği en iyi 100 Felsefe Metni’ni seçti.

    1- devlet – platon

    2- saf aklın eleştirisi – immanuel kant

    3- böyle buyurdu zerdüşt – friedrich nietzsche

    4- varlık ve zaman – martin heidegger

    5- ethica – baruch spinoza

    6- tinin fenomenolojisi – georg wilhelm friedrich hegel

    7- kapital – karl marx

    8- tractatus logico – phillosophicus – ludwig wittgenstein

    9- metafizik – aristo

    10- varlık ve hiçlik – jean paul sartre

    11- sokrates’in savunması – platon

    12- komünist manifesto – karl marx-friedrich engels

    13- toplum sözleşmesi – jean jacques rousseau

    14- poetika – aristoteles

    15- yöntem üzerine konuşma – rene descartes

    16- nikomakhos’a etik – aristoteles

    17- minima moralia – theodor w. adorno

    18- meditasyonlar/metafizik üzerine düşünceler – rene descartes

    19- leviathan – thomas hobbes

    20- pratik aklın eleştirisi – immanuel kant

    21- ütopya – thomas more

    22- ikinci cins – simone de beauvoir

    23- deliliğe övgü – desiderius erasmus

    24- iyinin ve kötünün ötesinde – friedrich nietzsche

    25- pasajlar – walter benjamin

    26- prens/hükümdar – machiavelli

    27- denemeler – montaigne

    28- irade ve temsil olarak dünya – arthur schopenhauer

    29- korku ve titreme – soren kierkegaard

    30- kelimeler ve şeyler – michel foucault

    31- insanın anlama yetisi üzerine bir soruşturma – david hume

    32- aydınlanmanın diyalektiği – theodor w adorno-max horkheimer

    33- felsefi soruşturmalar – ludwig wittgenstein

    34- politika – aristoteles

    35- itiraflar – augustinus

    36- şölen – platon

    37- insan doğası üzerine bir inceleme – david hume

    38- varoluşçuluk – jean paul sartre

    39- gramatoloji – jacques derrida

    40- ecce homo – friedrich nietzsche

    41- deliliğin tarihi – michel foucault

    42- estetik – georg wilhelm friedrich hegel

    43- cinsiyet belası – judith butler

    44- insanın anlama yetisi üzerine bir deneme – john locke

    45- negatif diyalektik – theodor w. adorno

    46- fragmanlar – herakleitos

    47- bütün diyaloglar – platon

    48- konuşmalar – konfüçyüs

    49- alman ideolojisi – karl marx-friedrich engels

    50- ahlakın söykütüğü – friedrich nietzsche

    51- ahlak metafiziğinin temellendirmesi – immanuel kant

    52- 1844 elyazmaları – karl marx

    53- anti-ödipus – gilles deleuze-felix guattari

    54- cinselliğin tarihi – michel foucault

    55- düşünceler – marcus aurelius

    56- summa theologica – thomas aquinas

    57- yargı gücünün eleştirisi – immanuel kant

    58- tao te ching – lao tzu

    59- sisifos söyleni – albert camus

    60- felsefenin ilkeleri – rene descartes

    61- monadoloji – gottfried wilhelm leibniz

    62- özgürlük üstüne – john stuart mill

    63- saf bir fenomenolojiye ve fenomenolojik felsefeye ilişkin düşünceler – edmund husserl

    64- organon – aristoteles

    65- novum organum – francis bacon

    66- tarih felsefesi – georg wilhelm friedrich hegel

    67- enneadlar/dokuzluklar – plotinos

    68- mantık bilimi – georg wilhelm friedrich

    69- simülasyon ve simülakra – jean baudrillard

    70- michel foucault – bilginin arkeolojisi

    71- kitabu’ş şifa/şifa kitabı – ibn sina

    72- düşünceler – blaise pascal

    73- aşkın metafiziği – arthur schopenhauer

    74- bulantı – jean paul sartre

    75- kötülüğün sıradanlığı – hannah arendt

    76- başkaldıran insan – albert camus

    77- fususu’l hikem – ibn arabi

    78- grundrisse – karl marx

    79- teolojik politik inceleme – baruch spinoza

    80- ideoloji ve devletin ideolojik aygıtlar – louis althusser

    81- çürümenin kitabı – emil michel cioran

    82- bin yayla – gilles deleuze-felix guttari

    83- mukaddime – ibn haldun

    84- insanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağı – jean jacques rousseau

    85- hapishane defterleri – antonio gramsci

    86- ya/ya da – soren kierkegaard

    87- evrenin yapısı – lucretius

    88- kadın haklarının gerekçelendirilmesi – mary wollstonecraft

    89- tragedyanın doğuşu – friedrich nietzsche

    90- phaidon - platon

    91- rüyaların yorumu – sigmund freud

    92- doğa hakkında – parmenides

    93- walden – henry david thoreau

    94- söylevler – epiktetos

    95- ahlak mektupları – seneca

    96- madde ve bellek – henri bergson

    97- türlerin kökeni – charles darwin

    98- fark ve tekrar – gilles deleuze

    99- şarkiyatçılık – edward said

    100- bilimsel devrimlerin yapısı – thomas kuhn
  • 1- devlet – platon

    2- saf aklın eleştirisi – immanuel kant

    3- böyle buyurdu zerdüşt – friedrich nietzsche

    4- varlık ve zaman – martin heidegger

    5- ethica – baruch spinoza

    6- tinin fenomenolojisi – georg wilhelm friedrich hegel

    7- kapital – karl marx

    8- tractatus logico – phillosophicus – ludwig wittgenstein

    9- metafizik – aristo

    10- varlık ve hiçlik – jean paul sartre

    11- sokrates’in savunması – platon

    12- komünist manifesto – karl marx-friedrich engels

    13- toplum sözleşmesi – jean jacques rousseau

    14- poetika – aristoteles

    15- yöntem üzerine konuşma – rene descartes

    16- nikomakhos’a etik – aristoteles

    17- minima moralia – theodor w. adorno

    18- meditasyonlar/metafizik üzerine düşünceler – rene descartes

    19- leviathan – thomas hobbes

    20- pratik aklın eleştirisi – immanuel kant

    21- ütopya – thomas more

    22- ikinci cins – simone de beauvoir

    23- deliliğe övgü – desiderius erasmus

    24- iyinin ve kötünün ötesinde – friedrich nietzsche

    25- pasajlar – walter benjamin

    26- prens/hükümdar – machiavelli

    27- denemeler – montaigne

    28- irade ve temsil olarak dünya – arthur schopenhauer

    29- korku ve titreme – soren kierkegaard

    30- kelimeler ve şeyler – michel foucault

    31- insanın anlama yetisi üzerine bir soruşturma – david hume

    32- aydınlanmanın diyalektiği – theodor w adorno-max horkheimer

    33- felsefi soruşturmalar – ludwig wittgenstein

    34- politika – aristoteles

    35- itiraflar – augustinus

    36- şölen – platon

    37- insan doğası üzerine bir inceleme – david hume

    38- varoluşçuluk – jean paul sartre

    39- gramatoloji – jacques derrida

    40- ecce homo – friedrich nietzsche

    41- deliliğin tarihi – michel foucault

    42- estetik – georg wilhelm friedrich hegel

    43- cinsiyet belası – judith butler

    44- insanın anlama yetisi üzerine bir deneme – john locke

    45- negatif diyalektik – theodor w. adorno

    46- fragmanlar – herakleitos

    47- bütün diyaloglar – platon

    48- konuşmalar – konfüçyüs

    49- alman ideolojisi – karl marx-friedrich engels

    50- ahlakın söykütüğü – friedrich nietzsche

    51- ahlak metafiziğinin temellendirmesi – immanuel kant

    52- 1844 elyazmaları – karl marx

    53- anti-ödipus – gilles deleuze-felix guattari

    54- cinselliğin tarihi – michel foucault

    55- düşünceler – marcus aurelius

    56- summa theologica – thomas aquinas

    57- yargı gücünün eleştirisi – immanuel kant

    58- tao te ching – lao tzu

    59- sisifos söyleni – albert camus

    60- felsefenin ilkeleri – rene descartes

    61- monadoloji – gottfried wilhelm leibniz

    62- özgürlük üstüne – john stuart mill

    63- saf bir fenomenolojiye ve fenomenolojik felsefeye ilişkin düşünceler – edmund husserl

    64- organon – aristoteles

    65- novum organum – francis bacon

    66- tarih felsefesi – georg wilhelm friedrich hegel

    67- enneadlar/dokuzluklar – plotinos

    68- mantık bilimi – georg wilhelm friedrich

    69- simülasyon ve simülakra – jean baudrillard

    70- michel foucault – bilginin arkeolojisi

    71- kitabu’ş şifa/şifa kitabı – ibn sina

    72- düşünceler – blaise pascal

    73- aşkın metafiziği – arthur schopenhauer

    74- bulantı – jean paul sartre

    75- kötülüğün sıradanlığı – hannah arendt

    76- başkaldıran insan – albert camus

    77- fususu’l hikem – ibn arabi

    78- grundrisse – karl marx

    79- teolojik politik inceleme – baruch spinoza

    80- ideoloji ve devletin ideolojik aygıtlar – louis althusser

    81- çürümenin kitabı – emil michel cioran

    82- bin yayla – gilles deleuze-felix guttari

    83- mukaddime – ibn haldun

    84- insanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağı – jean jacques rousseau

    85- hapishane defterleri – antonio gramsci

    86- ya/ya da – soren kierkegaard

    87- evrenin yapısı – lucretius

    88- kadın haklarının gerekçelendirilmesi – mary wollstonecraft

    89- tragedyanın doğuşu – friedrich nietzsche

    90- phaidon - platon

    91- rüyaların yorumu – sigmund freud

    92- doğa hakkında – parmenides

    93- walden – henry david thoreau

    94- söylevler – epiktetos

    95- ahlak mektupları – seneca

    96- madde ve bellek – henri bergson

    97- türlerin kökeni – charles darwin

    98- fark ve tekrar – gilles deleuze

    99- şarkiyatçılık – edward said

    100- bilimsel devrimlerin yapısı – thomas kuhn

    ALINTIDIR- EKSİ SEYLER
  • 206 syf.
    ·2 günde·Beğendi·6/10
    Deliliğe Övgü kitabı Rotterdamlı Erasmus'un dostu Thomas More'a yazdığı bir mektupla başlıyor . Mektupta yazar kitabı arkadaşı için kaleme aldığını belirtmiş ve şu sözleri de eklemiş " bir şeyler yapmaya karar verdim, ama ciddi bir eser yazmak için yeterince uygun zaman olmadığından, deliliğe bir övgü yazarak neşelenmek istedim." Mektubun sonunda yazar kitapla ilgili bir de not düşmüş " bir kimseyi adıyla anmaktan çekinmiş olmak bir yana, bu eseri o kadar ılımlı bir üslupla yazdım ki, bir kimseyi kırmaktan çok kendimi eğlendirmeyi düşündüğümü her okuyucu görecektir ". Düşüncelerini deliliği konuşturarak ifade etmeyi denediğini açıkça fark ediyorsunuz. Yazar kitapta delilik ve bilgelik arasında karşılaştırarak bir bağ kurmaya çalışmış. Bu durum bana daha önce okuduğum Deliler ve Dahiler kitabıyla bir alaka kurmam gerektiğini hissettirdi ve iki kitabı karşılaştırarak okumaya başladım. Deliler ve Dahiler kitabı lise yıllarımda okuduğum ve çok beğendiğim bir kitaptı etkisi ve anlatılanları hala unutmamış ve karşılaştıracak kadar hatırlamam da etkili bir kitap olduğunu gösteriyor. Her iki kitapta da delilik ve dahilik arasında ince ve keskin bir sınır olduğu anlatılmış. Ancak Erasmus deliliği, insanın davranışları açısından tanımlayarak anlatmaya çalışmış ve çoğu konuda bundan nasibini almış, düşüncelerinin birçoğuna katılmamakla birlikte sorgulama fırsatı buldum, çoğu kısmın beni güldürdüğünü bile söyleyebilirim. Erasmus hakkında fikir sahibi olmak adına çok yeterli olmasada okunabilir bir kitap. Tavsiyem başka yazarların benzer konularda yazılmış kitaplarıyla paralel olarak okumanızdır. Bunun düşünce çeşitliliği ve kitaptan alınan verim açısından daha etkili olacağını düşünüyorum.
  • 124 syf.
    ·1 günde·8/10
    Erasmus: Rönesans ile birlikte ortaya çıkan hümanizm akımının atası, Hollandalı düşünür, ilahiyatçı ve edebiyat araştırmacısı.

    Deliliğe Övgü; dönem sistemini, ahlak anlayışını, din simsarlarını, hükümdarları, soylu geçinenleri , bilgelik taslayanları alaycı ve sivri bir tavırla bol bol eleştiriyor. Stoacılar bu tavırdan payını fazla fazla alıyor...

    Kitapta kendine tanrıça unvanı vererek deliliği dişil olarak işaret edip, okurla birebir konuşturmuş. Bunun nedenini anlayamayıp araştırdığımda ; karakteri kadın olarak seçmesi ile dönemin katı kilisesini rahatlıkla eleştirebildiğini öğrendim. O dönemde kadın sözleri fazla ciddiye alınmıyordu çünkü... Ya şimdi ???

    Kitap ağır, felsefe ve yunan mitolojisini az bilenler yani benim gibiler için biraz zorlayıcı. Bol dip not mevcut. Bazı dip notları ve kelimeleri de ayrıca araştırmak durumunda kaldım. Ama son derece keyif aldım tüm bunları yaparken... Yani arkadaşını neşelendirmek için ( Thomas More ) bir kaç günde yazdığı bu kitabın bir miktar beyin yaktığını eklemem gerek ilgilenenler için.

    Şöyle der Erasmus:
    '' ... beni, hicvetmiş olmakla suçlayabilecek insanlara cevap olarak, insan hayatı üzerine şaka yapmak için kalem erbabına her zaman izin verildiğini iddia edeceğim, yeter ki bu şaka hiddet ve şiddete çevrilmesin. Yalnız alışılmış başlıklara tahammül edebilen asrımızın inceliği kadar acayip bir şey yoktur. Hatta bir takım kimseler vardır, bunların edepleri o kadar yetersizdir ki, papalar ve büyükler hakkında en hafif bir alayı duymaktansa - bu alayların kendi faydalarına olması mümkün olduğu halde - İsa hakkında küfürler işitmeye razıdırlar... Bu nüktelerle kendine hakaret edildiğini sanan kimse bulunursa, kesinlikle vicdanı onu gizliden gizliye suçluyor, ya da halkın kendisini suçlama hakkı olduğundan korkuyordur. ''