• Thomas More’a öleceğini haber verenler,
    son sözlerinin halkı nasıl etkileyeceğinden çekinen
    Sekizinci Henry’nin, ölmeden önce onun fazla
    konuşmamasını emrettiğini de bildirmişler.

    More, bu emri yerine getireceğini söylemiş.
    “İyi ki, bunu bana bildirdiniz,” demiş; “çünkü konuşmak istiyordum.
    Ne Kral ne de hiç kimse alınamazdı bu sırada söyleyeceğim sözlerden.
    Ama kendi niyetim ne olursa olsun, Kralın bu isteğine boyun eğeceğim.”

    Sonra More bir şölene gidercesine özene bezene giyinmiş,
    pek az parası olduğu halde, cellada armağan olarak bir altın lira göndermiş.
    Acele kurulan idam sehpasının fena halde sarsıldığını nerdeyse
    yıkılacağını görünce, gene alay ederek, yanındakilere,
    “Rica ederim siz beni sağ salim şuraya bir çıkarın hele;
    inerken durumu nasıl olsa idare ederim,” demiş.

    İdam sehpasında diz çöküp dua ettikten sonra,
    “Yürekli ol dostum, görevini yapmaktan çekinme.
    Boynum çok kısa, onun için dikkat et de yanlış yere vurma,”
    diyerek cellatla konuşmuş. Orada bulunanlardan birinin anlattığına göre,
    cellat geleneklere uyarak diz çöküp öldüreceği adamın
    onu bağışlamasını dileyince, More, celladı ayağa kaldırmış,
    kucaklayıp öpmüş. Gözlerini bir başkasının bağlamasına
    razı olamayarak bu işi kendi yapmış.

    Son sözü bile bir şaka olmuş:
    Başını kütüğün üstüne koyduğu sırada,
    sakalını dikkatle bir yana çekmiş,
    “Ne de olsa sakalım vatana ihanet etmedi;
    o da ölüm cezasına çarptırılmasın,” demiş.

    Başka bir söylentiye göre de son sözü
    Shakespeare’in Sekizinci Henry oyununda,
    More’un baş düşmanı Thomas Cromwell’e söylettiği sözdür:
    “Krala hizmet eden, ama Kraldan önce
    Tanrı’ya hizmet eden bir insan olarak ölüyorum.”
    Thomas More
    UTOPİA - Kaynak Yayınları *Mina Urgan’ın incelemesiyle